AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-06-29
Farkında değil misiniz, Türkiye'de kadınlar etkileyici değil.
Bunu, etkili değil, diye de okuyabilirsiniz.
Seçme ve seçilme hakkını Avrupa'dan önce almışlar falan, hikaye...
Siz Türkiye'nin tarihine damga vurmuş kadın tanıyor musunuz?
İngiltere'nin monarşik geleneği Victoria, Elizabeth gibi kadın hükümdarlardan sonra bir çağdaş kadın başbakan da çıkarttı... Teatcher tarihe damgasını vurdu...
Ama kadın hükümdar çıkartamayan Osmanlı geleneğinden sonra yaptığımız sıçramada Cumhuriyet'e damgasını vuran bir kadın çıkartamadık.
Tansu Çiller'i söylemeyin bana... O sembolik sürecin Türk tarihinde anılacak hiçbir boyutu yok... Yüzyıl sonrayı boşverin, bugün bile unuttuk...
Biliyorum, 'ama öyle demeyin, başarılı kadınlarımız var' itirazlarını dinleyeceğim...
Siz usanmazsanız, ben de sabreder dinlerim...
Meclis'te kadınlar var, siyasette kadınlar var, iş dünyasında kadınlar var, edebiyatta kadınlar var...
'Kadın kotası' kontenjanından, var olmasına var da, tesirleri ne?
Siyasetin akışını değiştirebiliyorlar mı?
Türkiye'yi dünyada temsil edebiliyorlar mı?
Yüzde 50'den fazla kadın nüfusunun iradesini berraklaştırarak; demokrasiye katkıda bulunabiliyorlar mı?
Yapamıyorlarsa, 23 Nisan çocuğu gibi oturdukları koltuklarda bulunmalarının benim için hiçbir kıymet-i harbiyesi yok.
Nerede Türkiye Cumhuriyeti'nin kadın Cumhurbaşkanı adayı?
Nerede Türk gazetelerinin kadın yayın yönetmenleri?
Nerede türban tartışmalarıyla AK Parti'yi iktidara taşıyan tesettürlü kadınlar arasından çıkmış tek bir tane düşünür, bir tane siyaset planlamacısı?
Bana sakın, erkek egemen toplum, kültürler, gelenekler hikayelerini anlatmayın...
Alın işte nüfusun yarısından fazlası kadın bu ülkede.
Seçme hakkınız da var, seçilme hakkınız da...
Örtünme hakkınız da var, açılma hakkınız da...
Erkeklerin size verdiği bu haklardan başka, sizde nasıl bir değer var, görelim artık...
Yoksa, Türkiye bir mahalle kahvesine dönecek... Sadece erkeklerin temsil ettiği bir demokraside okey masasına oturmuş gibi dönüp duracağız...
Ekonomiyi erkekler kurgulayacak, siyaseti erkekler kurgulayacak, kültürü erkekler kurgulayacak...
Sonra da toplumun sadece yarısının irade gösterdiği bir demokraside eyleşip duracağız, öyle mi?
Başınızı açmak istiyorsanız, açın...
Başınızı kapatmak istiyorsanız, kapatın...
Da... Sonra?..
Başka bir fonksiyonunuz olmayacak mı bu ülkede?