AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-06-29
Fikirlerine pek katılmıyorum ama saygı duymamak da mümkün değil, itiraf ediyorum! Çünkü Türkiye'nin en seri, en dikkatli ve en canla başla çalışan birkaç lobisinden biri kesinlikle 'Bedelli askerlik platformları'! On binlerce mail atarak, milletvekillerini yakın markaja alarak bedellinin çıkması için müthiş bir mücadele içindeler.
Geçtiğimiz hafta da bazı gazetelerde 'Milletinden vekiline bedelli çağrısı' başlığıyla bir ilanları yayımlandı. İlanın ilk bölümünde, bedelli askerliğin gündeme gelmesini isteyen Platform, 'Suçlu değiliz, vatan sevgisinden yoksun değiliz' açıklaması yaptı. Zengin çocukları olmadıklarını ancak işlerini kaybetmek istemediklerini de üzerine basarak belirttikleri ilanda, TBMM'yi göreve çağırdılar.
Ancak Platform ilanın altına ilginç bir referans ekledi:
'Hiçbir medeni devlet yoktur ki, Ordu ve Donanmasından evvel ekonomisini düşünmüş olmasın - Mustafa Kemal ATATÜRK'
Hatırlayanlar olacaktır. Bu köşede daha önce Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun binasında, Atatürk'ün söylediği iddia edilen, 'Türk şoförü en asil duygunun insanıdır' yazısını eleştirmiştim. Nitekim bu sözün de ne için, nerede söylendiği belli değil. Ancak lobinin işi biraz daha ileriye taşıdığı belli.
Bedelli isterken savaşlarda ömrü geçmiş, Kurtuluş Savaşı mücadelesini vermiş, bir ülkeyi bu mücadeleyle kurmuş, 'Başkomutan' ve 'Gazi' unvanını almış Atatürk'ü referens göstermeleri başka türlü nasıl açıklanabilir?
'Pes' diyorum başka da bir şey demiyorum!
Meslek lisesi memleket meselesi
TÜRKİYE'DE 'pıtırak' gibi açılan üniversiteler ne kadar 'üniversite', epeyce tartışılması gereken bir mesele. Koç Grubu'nun 'Meslek lisesi, memleket meselesi' girişiminin reklamlarını ne zaman izlesem hep böyle düşünüyorum. Gençleri iş sahibi yapabilecek en 'gerçekçi' projenin bu olduğuna, destek verilerek yaygınlaştırılması gerektiğine inananlardanım...
İşte tam bu meselenin ortasında TBMM'ye verilen bir soru önergesi dikkatimi çekti. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Milli Eğitim Bakanlığı'na ilginç bir soru yöneltti. İnce, 1992 yılında TBMM'de kabul edilen ve 21226 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan bir kanunu hatırlattı. Kanun MEB'in, 'Teknisyen, tekniker, yüksek tekniker ve teknik öğrenmenlerin sorumluluklarının düzenlenmesini ve unvan verilmesini öngören bir yönetmelik çıkarmasını' öngörüyordu. Ancak işin bundan sonrası biraz (!) karıştı. Çünkü İnce'nin iddiasına göre bu yönetmelik tam 17 yıldır çıkarılmadı. Teknikerler ve teknik öğretmenler mağdur oldu.
İnanılır gibi mi?
Belki yeni Bakan Nimet Çubukçu bu işe, 'Memleket meselesi' der ve müdahale eder!
Kriz Meclis balığını teğet geçti
EKONOMİK kriz az çok milletvekillerini de etkiledi. TBMM'de krizden etkilenmeyen bir tek kesim var: Balıklar. Ekonomik krizi hissetmeyen balıklar, espri konusu bile oldular:
TBMM havuzunun süs balıklarına, çalışanlar son derece iyi bakıyorlar. Kış sonrası şişmanlayan balıklar epeyce yüzsüzleştiler. Yani 'yiyos, içiyos' havasına iyiden iyiye girdiler. Hatta kırıntı vermek için elini uzatanlar, zıplayarak dışarı atlayan balıklara kolu kaptırır hale geldi.
Şu sıralar TBMM'nin en turistik mekanı uçan balıkların mekanı, haberiniz olsun.