AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-06-30
Trabzonspor, Bursaspor karşısında bu sezonun belki de en iyi, en yürekli, en mücadeleci futbolunu oynadı.
Ama açık söyleyeyim, Bordo-Mavili takım eğer kanatlardan oynayabilse, yani sağ ve sol açıkta güçlü futbolcuları olsa, maçı daha erken koparabilir, galibiyeti son dakikaya bırakmazdı.
Yattara maçın başında yok oldu gitti.
Ayağım dedi, sekerek dışarı çıktı. Ben olsam o Yattara'ya Trabzon formasını bir daha vermem, nereye giderse gitsin derim.
Eğer böylesine önemli bir maçta Yattara sakatım deyip çıkıyorsa ne işi var Trabzonspor forması içinde.
Trabzonspor defansında Ferhat, Egemen Tayfun ve Cale görevlerini çok iyi yaptılar ama sadece defansif görevlerini.
Orta sahada Hüseyin çok sinirliydi. Haklı da. Takım kaptanı olmak kolay değil, mesuliyeti büyük.
İşte Hüseyin bu mesuliyeti üstlenince hem çok iyi oynadı, hem arkadaşlarını iyi oynamaya teşvik etti hem de maçı koparmak için her türlü gayretini gösterdi. Zaten Trabzonspor maçı 27. dakikada Alanzinho'nun kaçırdığı pozisyonda kazanabilir, taraftarını sevinmek için bu kadar uzun süre bekletmeyebilirdi.
Alanzinho kaleci İvankov ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda biraz dikkatli olsa pozisyon gol olacak ama o topu kaleciye çarptırdı.
Bursaspor kötü mü oynadı, hayır. Onlar da çok iyi mücadele ettiler. Özellikle Ömer Erdoğan, Mustafa Keçeli, Bekir ve Veli arkadaşlarını gayrete getirmek için çok uğraştılar.
Tam Avni Aker'den en azından bir puanla ayrıldık derken son dakika golü ümitlerini söndürdü.
Futbolda ne olacağı hiç belli olmaz. İşte bu son dakika golü Trabzonspor'un şampiyonluk ümitlerini ileriki haftalara taşıdı.