AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-06-30
Harvey Nichols İstanbul, Kanyon'da ilk açıldığında ödümüz koptu. '20 bin dolarlık çantalarla gündeme gelen bu soğuk İngilizler, 3-5 binden aşağı bir şey satmaz, boş yere girip canımızı sıkmayalım' deyip Mango'nun yolunu tutanlar çoğunluktaydı, haklı olarak. Fakat aradan geçen yıllar Harvey Nichols'a yaradı. Hem İstanbul'un alışveriş karakterini hem de Chanel satarak kirayı çıkartamayacaklarını öğrendiler.
Kadın, erkek ve çocuk giyimine yenilikler aşılayan pek çok genç tasarımcıyı koleksiyonlarına kattılar ve o ürkünç etiketlerini makul hizalara çektiler. Bütün maaşı kasaya bırakmadan bir ayakkabı ya da gömlek alıp çıkılabiliyor artık Harvey Nichols'tan. Ki bu gelişmelerden cesaretle bu köşeye misafir ettim kendilerini.
Tabii ki VIP hizmet almak ve 'personal shopping'in ilmini yapmak için en iyi adres olma özelliğini koruyor ancak demem o ki... Artık, kısmetinizde size 20 bin dolarlık çanta alacak bir koca yoksa da Harvey'den alışveriş etmeniz mümkün! Hatta ilk deneyim için ay ortasını beklemenizi öneririm çünkü her ayın 15'inde, 'pırlantalı ürünler' diye bir kampanya var. Sevgilinizin rüyalarınızı süsleyen bir elbiseye veya doğum günü yaklaşan annenizi mutlu edecek bir fulara, etiketin yarısına sahip olabiliyorsunuz bu sayede. 'İyi giyinmek' ille de marka giyinmek değil tamam ama 'marka' bir ürüne sahip olmak da, ille ikoncanlara has bir şey değil.
Yakışanı bulun, giyin, 'tarz' olmaya çalışırken kafa göz yarmayın... Ha bir de çabuk demode olacak parçalara tav olmayın, kredi kartınızı kendi maaşınızla ödeyeceğinizi unutmayın yeter.
Tekmelenerek ölmek...
Cuma akşamı Taksim'de yaşanan barbarlıktan haberiniz var mı? The Marmara Otel personelinin bebekliğinden beri sahiplenip baktığı ve yolu Taksim'den, The Marmara'dan geçen herkesin tanıyıp sevdiği 12 yaşındaki 'Ebru' köpek, bir grup vahşi tarafından tekmelenerek öldürülmüş. Yüzlerce insanın gözü önünde gerçekleştiği söylenen bu korkunç olaydaki ölüm, sadece bir sonuç ve bir 'an' maalesef. Ölene kadar çektiği acı ise tarifsiz... Kanlar içinde götürüldüğü veteriner hekime göre, kaburgalarının çoğu kırılmış, ciğerleri delinip parçalanmış, bağırsakları kalp bölgesine kadar fırlamış... Acil olarak alındığı ameliyattan sağ çıkamamış. Yaşlı vücudu bunca darbe karşısında pes etmiş. Her gün binlerce insanı selamlayan, şehrin en gözde yerinde yaşananlara tanıklık eden bilge gözleri, bir daha açılmamak üzere kapanmış.
Zavallı bir köpeği tekmeleyerek öldüren aşağılık saldırganları lanetliyor ve Ekşisözlük'çülere teşekkür ediyorum ki olaydan haberdar olmamızı sağladılar. Bununla da kalmayıp saldırganlar hakkında bilgi verecek tanıklara 2000 dolar para ödülü verileceğini ilan ettiler.
Geçtiğimiz Cuma, Taksim meydanında o köpeği tekmeleriyle öldürenleri gördüyseniz insaniyet namına v.larkhill@googlemail.com adresine bildiklerinizi yazın. Bu sefilliği o iğrenç haydutların yanına bırakmayın.
Not: Yukarıda mail adresi yer alan Viktor Larkhill, İstanbul'da yaşayan bir hayvansever. 12 bin üyesi olan Let's Adopt (Sahip Çıkalım) adlı Facebook grubunun kurucusu.
Müziklerin efendisi Lounge, evlendi
Cosmoplus takipçileri hatırlayacaktır ki bundan üç yıl kadar önce 'Bu nasıl müzik? Bu devirde nasıl böyle radyoculuk yapılır?' diye hayrete düşmüş ve Lounge FM'in kapısına dayanmıştım. Kurucuları Can Tanca ve Birol Giray'la da bu sayede tanışmıştım. Şehir 'mood'unu en iyi takip etmekle kalmayıp, sürükleyen bir müzik yayını yapan bu adamlar işi öyle iyi biliyorlar ki, FG ve Lounge FM başarısına bir yenisini eklediler ve Radyo Oksijen'i aldılar. Elektronik posta kutuma düşen düğün davetiyesi tüm radyo dinleyicilerine Lounge ve Oksijen'in evlendiğini duyuruyor ve yeni frekansı ilan ediyor: FM 96
Seçkin müziğe tutkunsanız ve hala tanışmadıysanız, 'oksijen'le zenginleştirilmiş Lounge iklimi tam size göre demektir. Radyonuzun ayarını 96'ya getirin ve hemen kayıt edin... Lounge'ın mutluluk ve ilham dolu müziği tiryakilik yaratır, demedi demeyin.