AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-06-30
Sayın Bakanım, çılgın bir sınav haftasının geride kalması sebebiyle bu mektubu yazmaya karar verdim. Üniversiteye gitmek isteyen herkesin gitmesi gerektiğine inanıyorum. Fakat bir 'üniversite diploması'nın yeni anlamları üzerine kafa yormak gerek artık. Her isteyeni üniversiteye almak çözüm değil. Vakıf üniversiteleri doğal olarak dükkanı doldurmayı hedefledikleri için öğrenciye sundukları olanakları gün geçtikçe genişletiyorlar. Hali hazırda parası olan herkes bir diplomaya sahip olabilir. Amaçtan ne kadar uzaktayız, farkında mısınız? Etraf üniversiteli işsizlerle dolu. Cicili bicili bölümlerden mezun, baba parasıyla benzin koyduğu arabasıyla gittiği süslü püslü ajanslarda bir kuruş almadan stajyerlik yapmaktan başka çaresi olmayan mezunlar yetişip duruyor. Daha ne kadar iletişimci, daha ne kadar reklamcı, daha ne kadar karşılaştırmalı edebiyatçı kaldırır ki bu ülke?
Hangisine, kim, ne iş verecek? Vasat bir üniversiteden vasat notla mezun olanların ne devlette ne özel sektörde şansı var zaten. Ne manasız, ne amaçsız bir yarıştır bu?
Çoğunluk için hiçbir yaraya merhem olmayan ve senelerce süren bu 'öğretim' maratonu için her şehirden, her ilçeden, kazadan, köyden milyonlarca insanın emeği ve umutları sömürülüyor. Enerjileri, kaynakları boşa harcanıyor. Tüketiliyor. Dershanesi ayrı, sınavı ayrı, kazanması, yerleşmesi, okul masrafları, yurtları, harçlıkları ayrı... Aileler varını yoğunu çocuk okusun diye seferber ediyor. Çocuklar canla başla çalışıyor, mezun oluyor. Öğretmen, mühendis, avukat çıkınca da... Senelerce iş arıyor, arıyor, arıyor. Bütün bu hengamenin anlamı ne? Bu işte büyük bir yanlışlık yok mu? Halbuki herkes üniversite mezunu olmak zorunda değil Sayın Bakanım. İşadamları bas bas bağırıyor; 'ara eleman sıkıntısı var' diye.
Üniversite sınavıyla, kontenjanlarıyla yap-boz oynayıp duracağınıza, işadamlarıyla bir masaya oturup, yepyeni bir 'meslek liseleri projesi' geliştirin ve gerçekçi bir eğitim politikası oluşturun. Orta öğretimde reform şart. Düz lise denen, üniversite adayı fabrikalarına dur deyin artık. Üniversitesiz 'eğitimli' insanlara da ihtiyaç olduğunun farkında değil misiniz?
Muslukların dilinden iyi anlayan bir ustanın kıymetini, motorun sesine aşık bir otomobil tamircisinin önemini, evdeki dar bir alana şık bir dolap yapacak marangozun ehliyetini kim verecek? Vakıf üniversitesi mi? Devlet üniversitesi mi? Ömür törpüsü ÖSS'ye kilitlemeyin artık insanların yaşam umudunu.
Eğitim imkan işi. İyi eğitim, iyi imkanlarla mümkün. İnsanların çoğunun açlık sınırında yaşadığı bir ülkede, liseyi bitiren her çocuğun 4-5 yıl daha okula gitmesi nasıl mümkün olabilir ki? Meslek lisesinden mezun olup bir an önce hayata karışacak, evinin ailesinin geçimine katkı sağlayacak hale getirmek zorundasınız vatandaşı. İş güç sahibi yapmak zorundasınız. Diploma diplomasisinde boğulmasına engel olmalısınız.
Organik Tarım Meslek Liseleri açın mesela. Daha çok açın. Yer gök ekilsin biçilsin. Öldü denilen tarım canlansın. Herkes çalışsın. Kazansın. Fena mı olur?
Liselerde bir türlü becerilemeyen yabancı dil eğitimini yeniden düzenleyin. İngilizce Meslek Lisesi açın. İspanyolca, Çince, Rusça açın. Türkçe açın. Kürtçe açın. Açın ki kültürler yeşersin. Şiirler, hikayeler, filmler yazılsın. İnsanlar dil öğrensin. İster turizm merkezlerine ister dünyanın neresine isterse gidip ekmeğini kazansın.
Sayın Bakanım ne yapın edin, eğitim reformunu hayata geçirin. ÖSS rezaletine dur deyin. İnsanları bu çaresiz kısır döngüden kurtarın. Kılığınızla kıyafetinizle, saçınızla makyajınızla çok yakıştığınız o koltukta bir 'efsane' yaratın.
Saygılarımla...
18'den önce ne yaptılar?
- Bill Gates: 17 yaşında ilk şirketi Traf - O - Data'yı kurdu.
- Jennifer Lopez: İlk filmi olan 'My Little Girl'de rol aldığında 16 yaşındaydı.
- Pele: 16 yaşında Santos kulübünde A takımına alınarak profesyonel oldu. Bir yıl sonra da ilk dünya şampiyonluğunu tattı.
- Vehbi Koç: 1917'de 16 yaşındayken iş hayatına başladı.
- Naim Süleymanoğlu: 17 yaşında dünyada 'yılın haltercisi' seçildi.
- Adile Naşit: 14 yaşında tiyatro yaşamına başladı.
- Adnan Kahveci: 17 yaşında (1966) Kabataş Erkek Lisesi'ni dönem birincisi olarak bitirdi. Aynı yıl üniversite sınavlarında Türkiye birincisi oldu.
( 'Kim Hangi Yaşta Ne Yaptı?' Hazırlayan - Kemal Kızıltoprak, Nokta Kitap)