AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-06-30

kategori2

Rijkaard noktayı koymasını bildi

Rijkaard, Surinam'lı bir futbolcu. Ama Hollandalı. Hollanda Milli Takımında süresiz oynayan bir futbolcu. Ve her oynadığı zaman da takdir gören bir futbolcu. Rijkaard, Milan gibi bir takımda oynadı. Sonra Barcelona'nın dört-beş yıl süren teknik direktörlüğünü yaptı. Yani ona kimse 'Sen bu işten pek anlamazsın' diyemez. Derse de ağzı tutulur. Rijkaard, Galatasaray'a teknik direktör olduktan sonra dikkatle onu takip ettim. Hep araştırma içindeydi. En sonunda tabii soracak 'Benim Lincoln diye bir futbolcum var. O nerede?' diyecek. Değil mi? Sor sor sor ama ortada Lincoln yok. Herhalde Lincoln kendisini hem Rijkaard'dan hem Galatasaray'dan üstün görüyor ki umursamıyor bile. Şöyle bir hatırlayın; maçta sola bakar gibi yapıp sağa attığı toplar var. Ama bu toplar yerine gider mi? Hiç sanmam. Zaten o da yerine diye değil, sahada şov yapmak için bu hareketleri tekrarladı hep. Ve Galatasaraylı olarak da onu hep alkışladık.
Açık söyleyeyim ben onu hiç sevemedim. Futbolunu değil ama adamlığını sevemedim. Sporcu ve  futbolcu önce insandır. Ondan sonra sahaya çıkar takımı için futbol oynar. Haa şimdi Rijkaard uzun olmayan bir zaman Lincoln'ü etüt etti. Baktı ki ondan takıma fayda yerine zarar gelecek. Atladı adam. Ve iyi de yaptı. Sonradan 'affedip oynatıp-affedip oynatıp' değişik tavırlar alacağına işin başından kestirip attı. 'Lincoln bu takımda oynamaz.' Ben de Rijkaard'la beraberim. İnsan olarak da futbolcu olarak da Galatasaray'da futbol oynayacak birisi değil. Zaten hiçbir takımda oynayamaz o. Nereye gitse bir sıkıntısı var. Herhalde kendini dünyanın bir numaralı futbolcusu sanıyor. Ama bakın Rijkaard çıktı; 'Benim takımımda Lincoln oynamaz' dedi. Hadi bakalım şimdi Lincoln efendi, Rijkaard'ın bu çıkışına boşvercilik yapabilir mi? Yapsın da görelim bakalım.