AKŞAM GAZETESİ | Mete Yaylalı | 2009-07-01
Aslında yazının başlığı bu değildi ama maçı izlerken değiştirmek daha doğru geldi bana.
Fikstürler çekildiğinde kimsenin İsveçli ROBIN SODERLING'e şans verdiği falan yoktu.
Nasıl versin?
4.turda rakibi toprağın efendisi NADAL'dı. Anlaşılan Robin bu ağa ve efendi işlerini hiç takmıyor. Gitti önce FERRER ve arkasından da NADAL'ın hesabını kesti. Karşısına çıkan DAVYDENKO ile kısa bir ısınma yaptı ve GONZALES ile de final antremanı. Finalde bile favori değil.
Soderling aslında 'bizden' sayılır! 2003'te TED OPEN turnuvasını kazandı. İlk tur maçında Barış Ergüden'i 6-2 6-4 yendi. Biz seviyoruz böyle şeyleri işte.
FEDERER'e ne söylenebilir? Tahtına göz dikilen bir kral O. 4. turda HAAS karşısında çok zorlandı. MONFILS dahi yordu onu. Yarıda DEL POTRO düellosunu gördük. Federer yorgun ama onun adı Federer.
Finalin açılış ve ilk kırılan servisi Soderling'e ait! Federer bir dropshot ile servisini aldı ve 2-0. Soderling hala servisleri reddediyor fakat Federer'den ikram yok. Durum 4-0 oldu. Soderling bu sette kayıp. Bir servis daha gitti, Federer'i izlerken 23 dakikada set bitti: 6-1. Şimdi Soderling daha istekli ve 4. oyunun başında kortta bir 'tenissever' eylem yapıyor. Federer'in kafasına bayrak sarmaya çalışınca korumalar 'dördüncüyü bul sonra double oynarsınız' diyerek kündeliyorlar. Soderling serviste daha etkili olurken fileye de çıkıp toplamaya başladı. Federer de drop shot dersleri veriyor. 7 oyun 23 dakika hesabıyla bu sette 23. dakikada durum 4-3 Batman! Herkes inat yapınca bu sette tie-break kaçınılmaz. Federer'in ace gösterisi ile tie-break 7-1 setler de 2-0 kapandı.
Soderling için son set mi yoksa 3. set mi göreceğiz. İlk oyunda maçın en uzun 23 vuruşluk rallisini izliyoruz ve Soderling'in servisi paramparça. Federer bu avantajla bir oyun önde ilerliyor. Artık Soderling'in bir servis kırması şart ve 5-4 geride. Son bir servis kaldı onu da Federer kullanacak. Fakat bu maçta hiç servis vermedi ve bunu da vermiyor: 6-4.
Federer dört kez oynayıp kaybettiği finali bu kez Nadal'ın yokluğuna dua edip gözyaşları içinde kazanıyor. Robin de 'seneye görüşürüz usta' diyor. İlk finali kaybetse de o artık bir yıldız ve kariyerinin başındaki zaferlerden birinde İstanbul'dan geçmiş bir yıldız... Hem de Federer'e 'sen tarihin en büyük tenisçisin' diyecek kadar sportmen...