AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-07-02

kategori2

Medya ve Siyaset

Haber TÜRK'e mecburen takıldık. Kadro zengin ve konu başlığı 'Krizin Medyaya Etkisi' idi. 2002'den beri aynı lafları edenler vardı. Objektif davrananlar da. Sağdan saydık, soldan baktık ve hepsini toplasak aylık gelir olarak bir Vehmi Coru -Patenti Sedat Arli'ye ait- etmediklerini tespit ettik. Henüz kokulu yayın olmadığından ne sürdüğünü fark edemedik ama taktığı kravatın markasını yazmayalım da reklama girmesin. '27 Nisan e-Muhtırası, Erdoğan ile basın arasındaki kırılma noktası oldu' derken, gözlerinin içi parlıyordu. Ardından 'AK Parti,-Medya siyasetin içine girmesin-'den başka bir şey istemedi' gibi absürt lafları sürdürdü. Sanırız ender doğruları arasında 'Yan geliri olmayan, bir gruba dayanmayan basın kuruluşları, ayakta kalamaz'ı sayabiliriz.
...
Nazlı Ilıcak 'Bazıları askerle işbirliği yaptı, Akredite Basın'ı yapıştırdı. Yıllar, Hanımefendi'yi olgunlaştırmıyor. Ordu düşmanlığı tavan yapmakta. 'Gazete sahipleri kamu ihalelerine girmemeli' derken, yeni patronunun televizyon ve gazetelere 'Üç yılı ödemesiz, Hükümet desteğiyle sahip olduğundan' hiç söz etmedi. Hele, 'Hürriyet halktan uzaklaştı' teşhisine bayıldık. Sanırız, halk yerine başka bir kesimi kullanacaktı. Yapamadı. En vurucu cümlesi ise 'Hürriyet 28 Şubat'ın Silahsız Kuvveti' idi.
...
Tufan Türenç'ın gerçekçi tespitleri gürültüye gitti. 'Yeni Yıldız' Yiğit Bulut, iş takipçisi gazetecilerden söz etti. İsim yerine 'Tavşanın evi bulmacısıyla' adreslerini gösterdi. Bir vidadan dahi komisyon alanların, kredi tahsisini sağlayıp yüzde 15'ini peşin tahsil edenlerin adlarını açıklayacak diye ümitle bekledik. Ne yazık ki, esti ama gürleyemedi. Programı yöneten Erdoğan Aktaş'ı ilk kez 'Ne etliye, ne sütlüye karışmama' pozisyonunda gördük.
...
Bu muhabbete 'Hariçten Gazel'le katılalım. Tarih boyunca Türk Basını, siyasetin içinde olmuştur. Merhum Hasan Güngör'ün hangi gazetenin kontenjanından milletvekili olduğunu biliriz. Hükümetler bazı yalılarda -En azından bakanların bir bölümü-belirlenirdi. Tansu Çiller'in Böyüğümüze takdim edilip, başbakanlığa kadar uzanan öyküsü yine bu tip toplantılardan birinde gerçekleşmişti. Size çok yakın zamandan örnek verelim. İki basın mensubu 'Yandaş medya' kontenjanından Meclis'teler. Haydi size bir örnek daha. Başbakan Erdoğan, canlı yayında Mustafa Karaalioğlu'na 'Saflarımızda siyasete soyun' demedi mi? Star'ın Genel Yayın Müdürü, bereket 'Ben politika yapmayı düşünmüyorum' diyebildi. Yani, durum Coru'nun öne sürdüğü gibi 'Basından siyasetten uzak durması talep edilmekte'sinde gerçeklik payı sıfır.

***
Yaşar Usluer'in sözünü ettiği 'Karayollarının görevleri'ni iyi biliriz. Dile getirdiğimiz, İstanbullu'nun feryadıdır. Kadir Topbaş'a bağırtıları duyanlardanız.
...
Haluk Cansın, TRT-4'e sıkıştırılan TSM yayınlarının her geçen gün azaltıldığından şikayetçi. 'Bir Tatlı Huzur'u izlemek istiyorsa 24 Temmuz Cuma akşamı ENKA Kültür Sanat etkinliğine gitmeli. Uğur Çınar, özel konser verecek. Meydan Faslı ve ardından Mustafa Sağyaşar, Zekai Tunca, Serap Mutlu Akbulut, Mediha Şen Sancakoğlu, Ayşe Taş'tan Türk Müziği ziyafeti var.
...
Mehmet Çelik 'TRT kaliteli yapımları duyuramıyorsa biz ne yapalım' demekte. Bu doğru değil, kurumun internet sitesinde yeterli bilgi var. Maalesef basınımız görmezden geliyor. Z. Kayahan Coşkun'a sevgilerimizi tekrarlıyoruz. Şükran Kara, 'Bir Şarkısın Sen'i ağır eleştirenlerden. Bu konuda tepki fazla. Şinasi Gülen'in tespitlerine aynen katılıyoruz. Formülümüz Armağan Üreten'den; 'İnadına Türkiye, İnadına Atatürk İlkeleri'.