AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-07-02
Her işte ölçüyü kaçıran özelliklerimiz var. Tıpkı aynı yüzlerin kanal kanal gezmesi gibi. Adama MGK'yı soruyorlar, o TSK'ni mayınlıyor. Peki neden bu tescilli ordu düşmanını çağırıyorsunuz? Bir bayan gazeteciyi tam beş ayrı ekranda konuşurken izledik. Tek bir yere kapılanmayıp, telefonun yanındaki koltuğu seçmiş. O da, askeri üniformaya alerjisi olanlardan. Bu işler sadece tek noktaya odaklı değil. Ruhban Okulu Sözcülüğü'ne soyunanlar da var. Üstelik bu yüzden para kazanıyorlar. Bütün bu 'Hay-huy arasında' emeklilerin toplantısını fark ettik. Yılın ikinci yarısında bu kesime 30 lira uygun görülürken, SGK'nın huzurevlerine tam 250 lira zam yapıldı. Kurumun en tepesindeki isim 'Beş yıldızlı hizmet veriyoruz' diyecek kadar gözükara. Anlayacağınız bir elle alınan, öbürüyle ödemeye yetmemekte. Bu nasıl 'Sosyal Devlet', birileri anlatsa da anlasak. Tabii uygulamalı olarak.
***
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'yı sever ve sayarız. Son zamanlardaki gelişmeleri TSM tutkusuyla dile getirmekte. Beğendik ve sizlerle paylaşmayı arzuladık:
Sevgili Burhan Abi, keşke tümgenerallerin, korgenerallerin, orgenerallerin adını bu kadar çok duyacağımıza 'Paşalarımız' daha çok konuşulsa.
Şener Eruygur yerine Ziya Paşa'nın, İlker Başbuğ yerine Neyzen Yusuf Paşa'nın, Hilmi Özkök yerine Nevres Paşa'nın adı geçse gazetelerde.
Tümgeneral Fevzi Türkeri'nin andıcı yerine Mahmut Celalettin Paşa'nın karcığar şarkısı gündemde olsa.
Darbe deyince 28 Şubat ile değil de Yessari Asım'ın hüzzam şarkısı ile hüzünlensek. 'Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır' diyerek tüm darbelere yeşil ışık yaksak.
Sarıkız sözü geçtiğinde aklımıza tank, top, tüfek yerine sarı kızın saçlarını anlatan yanık bir Niğde türküsü gelse:
Sarı Kızın Saçları (Aman Ah Amman Aman)
Vermiyor Kardaşları (Sana Yandım Sarı Kız).
Ayışığı bize darbeyi değil de Şükrü Tunar'ın hüzzam şarkısını hatırlatsa:
Ay öperken suların göğsünü sahilde yıkan
İnleyen dalgaların haline bak da beni an
Ne kadar sevmese gönlün bana sendin acıyan
Hıçkıran dalgaların haline bak da beni an.
Toprak altından bir onbaşının gömdüğü mühimmat yerine Tanburi Mustafa Çavuş'un herkesten sakladığı şarkılarının notaları çıksa.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç yerine Kanuni Hacı Arif Bey, garnizon yerine gazinolar konuşulsa.
Günlerimizi Recep Tayyip Erdoğan, Zahid Akman, Deniz Baykal yerine Alaeddin Yavaşça, Adnan Mungan, Münip Utandı ile geçirsek.
Başbakan mikrofonlardan nutuk atacağına Nurettin Çelik elini kulağına yaslayıp gazel atsa.
Andıçların, fişlemelerin, belgelerin... yerini şarkılar, makamlar, fasıllar alsa.
Ne derseniz, bu toplum hangisine layık?
***
Fox TV'de 'Eşşşek Şakası'nı izlerken AKŞAM'dan ve bizden söz edildiğini duyduk. Müfit Can Saçıntı'ya övgülerinden dolayı teşekkür edip, başarılarının devamını diliyoruz.
...
Saba Tümer gece kulübü kapatmış 'Hanım Ağa' gibi, Bodrum-Torba'da Ferdi Özbeğen'le takıldı. Önce su bardağı ile geniş ağızlı fincan gördük. Daha sonra bunlara aile boyu kupa eklendi. Merakımızı ancak alko- metreli trafik ekibiyle giderebilirdik.