AKÅžAM
Arka Plan
Kürt politikaları Erbil'den olduÄŸu kadar Washington'dan da ÅŸekillenir. O politikaların ÅŸekillenmesinde Washington Kürt Enstitüsü önemli bir merkezdir. Merkezin başında Dr. Necmeldin Kerim yer alır. Kerim, Molla Mustafa Barzani'nin en güvendiÄŸi isimlerden biriydi. Halen Barzaniler'e çok yakın. PKK'nın iç dinamiklerini ve karar mekanizmalarını iyi tanıyor. Kerim'e göre Erbil'de düzenlenecek toplantı gerçeküstü beklentilere yol açtı.
Celal Talabani'nin oÄŸlu Kubat ise Washington Kürt Bölgesel Yönetimi temsilciliÄŸini yürütüyor. Bir nevi, ABD yönetimi ve Erbil arasındaki iletiÅŸimi saÄŸlıyor. Talabani, Obama yönetiminden umutlu bir portre çiziyor. ABD, Irak'tan çekildikten sonra Kürt bölgesinde bir üs istediklerini saklamıyor ancak ne derse desin Kürtlerin, Washington'da eski forsları yok. Talabani'nin ofisinde asılı duran '2009 hedefleri' durumu ele veriyor. Hedefler, 'Kürt bölgesine heyet götürmek, Washington'da kültürel etkinlik düzenlemek' gibi maddelerin ötesine geçemiyor.
PKK silah bırakmayacak
Kürt politikalarına yön veren isimlerden Kerim'e göre tek bir toplantıyla PKK'nın ateÅŸkes ilan etmesini beklemek hayal. Kerim, 'Sorun sadece Türkiye ile çözülür' diyor
Kürt siyasetine yön veren bir isimsiniz. Nisan sonunda Erbil'de toplanacağı söylenen Kürt Kurultayı iddia edildiÄŸi gibi, PKK meselesini bitirecek mi?
Dürüst olmak gerekirse özellikle Türk basınından gelen haberlerin, gerçeklerden ileride olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Öncelikle henüz toplantıya katılmaları için insanlara davetiye gitmedi. Nisanda ne olacağı henüz belli deÄŸil.
Böyle bir toplantı olmama ihtimali var mı?
Toplantı olacak ama nasıl bir toplantı olacak? O toplantıda, PKK'ya silah bıraktırılacağı ya da en azından ateÅŸkese ikna edileceÄŸi söyleniyor. Yapılmamış bir toplantıdan hangi sonucun çıkacağını nasıl biliyorlar?
ABD, Türkiye, BaÄŸdat hükümetleri ve Kürt Bölgesel Yönetimi'nin bir plan üzerine anlaÅŸtığı ve bunun sonucunda PKK'nın bitirileceÄŸi söyleniyor. İddia buradan geliyor.
Washington, Ankara, Tahran ve Erbil hükümetlerinin böyle bir toplantıda bir araya gelecekleri yönünde bir bilgi henüz yok ki. Farklı Kürt gruplar bir araya gelip Kürt meselesini konuÅŸacaklar, bu baÄŸlamda PKK da ele alınacaktır ama ABD hükümeti iÅŸin içinde deÄŸil.
AF İÇİN ÇOK GEÇ
Peki, ya Celal Talabani'nin açıklamaları? 'PKK ateÅŸkese ikna edilecek' dedi.
Bu toplantıda bir ateÅŸkes çaÄŸrısı yapılabilir ancak örgüte silahı nasıl bıraktıracaklar? Bu olmaz, olmayacak. Silahlı ya da deÄŸil hiç bir direniÅŸ grubu 'Hadi o zaman silah bırakalım' demez.
O yüzden de bazı ÅŸartlardan bahsediliyor...
Bu mesele, Türkiye'nin meselesi. Bu yüzden yalnızca PKK ve Türk hükümeti arasında çözülebilir. Tabii ki doÄŸrudan PKK olmaz ama onun adına temsilcilerle... Türkiye PKK'yı hep Kandil'de arıyor ve büyük bir yanlış yapıyor.
PKK'ya aftan bahsediliyor. Bu, ateÅŸkes için yeterli deÄŸil mi?
Artık deÄŸil. Öcalan yeni yakalandığında olabilirdi. O zaman Abdullah Gül BaÅŸbakan'dı, Washington'a gelmiÅŸti. Mehmet Ali Birand da buradaydı. O zaman Birand'a bir röportaj vermiÅŸ ve 'Af sorunu çözer' demiÅŸtim. Artık çözmez.
O zamandan beri ne deÄŸiÅŸti?
Öcalan yakalandığında güçlerini ateÅŸkese davet etmiÅŸti. Örgüte Türkiye'yi terk etmesini söylüyordu, dengeler altüst olmuÅŸtu. Åžimdi ise örgüttekiler daha bağımsız hareket edebiliyorlar. Artık her ÅŸeyi Öcalan kontrol etmiyor.
Örgüt içinde güçlenenler bir anda her ÅŸeyi bırakıp gitmeyi neden istesin?
Onların ateÅŸkese razı olmaları için ne lazım?
Politik adımlar atılacağının garantisi... Anayasada deÄŸiÅŸiklikler, Kürt kimliÄŸinin garantiye alınması, bir de Öcalan'ın hapishanedeki durumunda iyileÅŸtirme yapılması; yalnızlığından kurtarılması vesaire. Zaten 5 yıl içinde, onun serbest bırakılacağını düÅŸünüyorum. Türkiye o yönde ilerliyor.
TALABANİ İSTEDİ DİYE OLMAZ
PKK ne istiyor?
Bir çözüm, bir teslimiyet deÄŸil.
Öyleyse kendiyle çeliÅŸiyor, çünkü geçtiÄŸimiz günlerde konferanstan çıkacak herhangi bir çözüm önerisini kabul etmeyeceÄŸini açıkladı...
Evet, çünkü çözüm olarak önerilen ÅŸey onlar için teslimiyet demek.
Bölgedeki destekleri kesilse zaten kendiliÄŸinden yok olmaz mı örgüt?
Hayır, olmaz. Irak'taki Kürt bölgesinde gruplar hiçbir destek olmadan 70'lerde, 80'lerde ayakta kaldılar. Kimyasal silahlara raÄŸmen yılmadılar. Barzani ve Talabani bunu iyi bilirler. Üstelik PKK Türkiye menÅŸeli. Yani oradan çözüm lazım. İki taraf arasında Ahmet Türk gibi arabulucular kullanılmadan bitmez.
Resim böyle ise neden baÅŸka türlü bir portre gösteriliyor? Sanki iki kamp mevcut: Türkiye, Barzani ve Talabani PKK'ya karşı. Bu tablo gerçekçi deÄŸil mi?
Hayır, gerçekçi de deÄŸil, doÄŸru da... Talabani bu tabloda arabulucu olmak istiyorsa adil davranmalı. Talabani öyle söylediÄŸi için PKK dağılmaz. Bunu o da biliyor. 1992'yi hatırlayın. Türkiye, KDP, KYB hep birlikte PKK'nın üzerine gitmiÅŸlerdi. Ne oldu? Örgüt daha da güçlendi. Bence, Talabani yaptığı açıklamalarla asıl PKK'yı iknaya çalışıyor.
Üzerinde konuÅŸulan plan ÅŸöyle: PKK'nın silahlı eylemlerinde yer alanlar Kürt bölgesinde kalıp, siyasi faaliyet gösterebilecek, diÄŸerleri eve dönecek ya da bir İskandinav ülkesine gidecek. Bu plana itirazınız var mı?
Teorik olarak kulaÄŸa hoÅŸ geliyor ama realite baÅŸka. Ne derseniz deyin, PKK Kürtler adına hala Türkiye'deki en büyük güç. Binlerce takipçileri var. Bu etkiyi sürdürmek istiyorlar elbette. Böyle bir plana razı olmazlar.
Zana Planı
Sizin 1990'ların sonunda üzerinde çalıştığınız bir plan vardı. Neydi o plan?
Öcalan yakalanmadan önce Leyla Zana'yı hapisten çıkarma planımız vardı. Mitterand hükümeti ile görüÅŸüyorduk. Mitterand, karısı ve Richard Holbrooke da iÅŸin içindeydi. Bir deklarasyon yayınlanacaktı. Zana hapisten çıkıp, Elise Sarayı'nda Mitterand ile buluÅŸacaktı ve birlikte Helmut Kohl'e gideceklerdi. Mesut Yılmaz BaÅŸbakan'dı ve bu planı biliyordu.
Sonra ne oldu?
Zana arkadaÅŸlarını içeride bırakarak hapisten çıkmayı kabul etmedi.
Etse bugünkü resim nasıl olurdu?
Bunu tahmin etmek zor ancak o dönem basında büyük yer alacaktı bu giriÅŸim. PKK ne hissederdi bilmiyorum. Sanırım, Zana'nın bu kadar popülerleÅŸmesinden hoÅŸlanmazdı. Sonra Öcalan yakalandığında onu İtalya'da ziyaret ettim. Bana savaşı kesip, siyasi mücadeleye geçmekten bahsetti. Ama sonrasında iÅŸler hızla deÄŸiÅŸti. Tutuklanıp Türkiye'ye getirildi. İşte o dönem af çıksa iÅŸe yarardı.
ABD'nin Kürt bölgesinde üs kurmasını istiyoruz
Celal Talabani'nin oÄŸlu Kubat, 'Türkiye ile gelinen diyalog seviyesinden memnunuz' diyor
ABD'de yeni bir yönetim var ve Irak'tan çekilme planları yapılıyor. Bir yıl öncesine kıyasla kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Karmaşık duygular içindeyim. Bir sene öncesine göre çok farklı meselelerle karşı karşıyayız. Her ÅŸeyden önce geçtiÄŸimiz seneye göre Türkiye ile iliÅŸkiler inanılmaz bir geliÅŸme içinde. Diyalog seviyesinden çok memnunuz. CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül ve Neçirvan Barzani'nin BaÄŸdat'taki buluÅŸması da bunun bir kanıtı.
CumhurbaÅŸkanı Gül'ün 'Kürdistan' kelimesini telaffuz edip etmediÄŸi ile ilgili tartışmaları nasıl buluyorsunuz?
Bu, toplantının içeriÄŸine gölge düÅŸürmemeli. Aşın bunları artık. Bizim ismimiz 'Kürdistan Bölgesel Yönetimi'. Bu, anayasada da yer alıyor.
Kürtler için dengeleri deÄŸiÅŸtirecek bir geliÅŸme söz konusu. ABD'nin Irak'ı terk ediyor oluÅŸunu nasıl karşılıyorsunuz?
Irak'ın, ABD ile güçlerin statüsünü belirleyen bir anlaÅŸması var. O devam ediyor. BaÅŸkan Obama da çekilme politikası hakkında gayet net. Görünen o ki ABD en az birkaç yıl daha Irak'ta.
2011'de tamamen çekilmiÅŸ olacak, deÄŸil mi?
Öyle deniyor ama bu yılın sonunda Irak'ta hala Afganistan'dakinden daha fazla ABD askeri olacak. Amerika'nın öyle bir anda Irak'tan çıkmasını beklemiyorum... Diplomatik birçok çabaya girecektir. O nedenle 'sorumlu çekilme'den bahsediliyor.
'Sorumlu çekilme' ne demek?
Giderlerken arkalarında bir karmaşa bırakmayacaklar demek. Bizim umduğumuz da bu.
Kürt bölgesinde bir üs bırakmak da buna dahil mi?
Olabilir. Biz bunu istiyoruz. Her türlü ABD gücünün, Kürt bölgesi sınırlarında olmasını memnuniyetle karşılarız.
Böyle bir üs sizi bölgede İsrail gibi antipatik yapmaz mı?
Sanmam. Bu üs komÅŸulara yönelik olmayacak. Irak'ın yeniden yapılandırılması için olacak. Hala ülkede yapılacak çok iÅŸ var. Yakın zamanda, 2011'den sonra ABD'nin Irak'ta nasıl bulunacağı üzerine görüÅŸmeler baÅŸlamasını bekliyoruz.
Öte yandan yeni yönetim, Kürtlere eskisi kadar yakın deÄŸil sanki. Washington'daki Nevruz resepsiyonunda yönetimdeki etkin isimler yoktu.
Bush ile ittifak yaptığınız için dezavantajlı konuma düÅŸtünüz gibi bir hava var...
Buna katılmıyorum. Biz hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlarla iyi geçiniyoruz. Zaten iliÅŸkilerimiz kiÅŸilerin ötesinde, kurumsallaÅŸmış. Ancak yeni yönetimin başında ÅŸu an çok sorun var. Dünya Irak'ın etrafında dönmüyor. Bunu anlıyoruz.
Yani ABD'ye güveniyor musunuz? Tarih bunun çok da doÄŸru olmayabileceÄŸini söylüyor...
Güven, diplomaside kullanılmayacak kadar güçlü bir kelime. Sonuçta Irak, ABD için hala önemli. Kürdistan bölgesi de Irak için. Bu da Kürdistan bölgesini, ABD için önemli yapıyor. Sanırım Washington bunun farkında.
Yarın: Thomas Friedman