Diyarbakır, son ayların en gergin gününe merak, endiÅŸe ve gerginlikle uyanırken ben o sabah bir taksiyle Ulucami'ye gidiyordum.
BirçoÄŸu akademisyen, kimisi memur, kimisi esnaf; farklı kesimlerden bir grup Diyarbakırlı geleneksel cumartesi kahvaltılarını benimle paylaÅŸmak istedi...
Ulucami'nin; Anadolu'nun bu en eski camiinin yanıbaşında mütevazı bir çay ocağında buluÅŸtuk.
Sohbetimizin konusu, öncelikle, Diyarbakır'ın BaÅŸbakan'ı nasıl karşılayacağı ve kimlik siyaseti ile hizmet siyaseti sarmalında debelenen yerel seçim meselesinin bölge ve Türkiye açısından nereye evrileceÄŸiydi.
Sohbete katılanlardan biri, yüzlerce yılın hoÅŸgörüsünü; birikimini;bilgeliÄŸini barındıran bu mütevazı havayı soluyarak ÅŸu tespiti yaptı:
''Åžu karşıdaki küçük bakkalın raflarına bir bakın. Sütlerin, gofretlerin, mendillerin tamamını alsak 150 lira eder. Bu adam o mamulleri satacak cebine de 15-20 lira para girecek. O da satarsa... Esnaf kepenk kapattığında bu adam evine ekmek götüremiyor. Çoluk çocuÄŸu aç kalıyor. BaÅŸbakan'ın bir önceki geliÅŸinde tüm esnaf kepenklerini kapatmıştı. Yani aç kalmayı göze aldılar. Neden? BaÅŸbakan 22 Temmuz'dan sonra beklentilere yanıt vermedi... Büyük hayalkırıklığı yarattı. Ama sonra ardından TRT ÅŸeÅŸ geldi... Gerçekten yadsınamaz bir etkisi oldu bu açılımın... Bir yumuÅŸama oldu... Dükkanlar bugün kepenk kapatmayabilir...''
Diyarbakır'da kepenkler o gün açıldı.
Tıpkı, DTP ve PKK tarafından yapılan onca açık ve örtülü çaÄŸrıya karşın, AKP'nin miting meydanını, yaÄŸmura raÄŸmen, doldurması gibi...
AKP, Diyarbakır'da, beklenenin aksine, oldukça baÅŸarılı bir fotoÄŸraf verdi... Ancak bu tablo seçimlere yansıyacak mı orası ÅŸüpheli...
Başbakan, dinleyenleri tuhaf bir etki altına alan bildik vurgulara sahip etkili konuşmasını icra ederken aklıma sorular geldi...
Yanıtlarını hala aradığım sorular...
Diyarbakır'ın DTP'li Belediye BaÅŸkanı Osman Baydemir'in SKYTURK ekranından bir gece önce sarf ettiÄŸi, 'Atılan her taşın kafama atıldığını halkımızın bilmesi gerekir'' cümlesinin olay çıkmamasında acaba ne kadar etkisi oldu?
Åžayet durum böyleyse, Baydemir artık çok parçalı bir fotoÄŸraf veren hareket içinde gerçekten bir baÅŸka etki alanı mı oluÅŸturmaya baÅŸladı? Bu nasıl bir sonuç doÄŸurur?
Mesela PKK içinde artık açıkça bir silahlı çatışmaya dönen Karayılan ve Bahoz Erdal arasındaki çekiÅŸmenin nedenleri ve olası sonuçları nelerdir?
29 Mart'tan sonra saldırıları baÅŸlatacağı dillendirilen PKK'nın, bu kez, Barzani'nin ABD ve Türkiye ile vardığı zımni mutabakattan ötürü, Kuzey Irak coÄŸrafyasını rahatlıkla kullan(a)mayacağı ve dolayısıyla saldırıların etkili ol(a)mayacağı iddiası ne kadar gerçekçi?
ABD tarafından İran'a karşı kullanılan(desteklenen?) PJAK'ın ABD tarafından terör örgütü listesine alınması ne anlama geliyor? ABD bölgede hiç mi diken istemiyor? İran'la anlaÅŸsa bile bu dikenleri Rusya sulamaz mı?
Tüm bunlar olurken, birkaç ay önce, Diyarbakır üzerinden büyük bir mücadeleye girdiÄŸi izlenimi veren AKP'nin bölgeyi adeta DTP'ye terk edercesine çok güçlü adaylar seçmeyi tercih etmemesini nasıl okumak gerekiyor?
Örgüt, BaÅŸbakan'ın ziyaretinde Diyarbakır'ı rahatlıkla karıştırabilecekken 'gerginlik'' faturasını üstlenmemek için sessiz kalması aslında büyük fotoÄŸrafta bir sıkışmışlık hissinin ifadesi anlamına mı geliyor?
Erbil'de yapılan Abant toplantısında Mesut Barzani'nin, son anda, gözükmekten çekinmesi ile Fethullah Gülen'in ilk kez mesaj göndermesini nasıl okumak gerekiyor?
Seçimlerden sonra Ermeni meselesi korkulduÄŸu gibi sonuçlanmaz ve ErdoÄŸan'ın eli ABD'den yana rahatlar ve milliyetçi dalga boylarına savrulmak durumunda kalmazsa, mesela, af gibi bir açılımla daÄŸ kadrolarını Mahmur'a yani düz ovaya indirir mi?
AKP ve DTP içinde, ÅŸiddeti dışlayan ama ÅŸahin görüÅŸlü, Barzani ve ABD eksenindeki belli isimler mesela Hak-Par çizgisinde buluÅŸup bir baÅŸka yol açabilir mi?
Sorular çok... Muhtemelen yanıtlar daha çok... Ne diyelim?
Bu pilav daha çoook su kaldırır...