Serdar Akinan

kategori2

Dünya düz... Ya insan?

Tayland körfezindeki Phangan Adası'na ilk olarak Müslüman deniz çingenelerinin yerleÅŸtiÄŸi sanılıyor.
Adanın, Tong Nai Pan Noi sahilindeki otelden çıkıp köy meydanına yürüyorum. AkÅŸam Tongsala'da Tayland boksu karşılaÅŸmaları var. Kaldığımız köyden Tongsala'ya tek bir taksi çalışıyor. Taksi ÅŸoförümüz; Bayan Handsome oldukça meÅŸhur bir  hamburgerci, aynı anda kuru temizleme hizmeti ve araç kiralama dahil her türlü ihtiyacı temin eden yaÅŸlı bir Taylandlı...
Bizi karşılaÅŸmaya götürecek pikabın arkası tamamen doluyor. Yolcu profili oldukça renkli, bize ÅŸoförlük yapan Bayan Handsome'ın torunları, balayına gelen iki çift, akÅŸamki maçta hakemlik yapacak eski bir Tay boksörü...
Yol, zifiri karanlıkta, balta girmemiÅŸ tropik ormanın içinden kıvrılarak ilerliyor... Bu sırada çiftlerle tanışıyorum. Teksas'tan önceki gün gelen çiftin öyküsü hayli ilginç. Kız tam 4 yıldır Afganistan'da görevli bir Amerikan askeri... EÅŸi ise telekomünikasyon altyapısı pazarlayan bir ÅŸirkette yönetici...
Tanışıp el sıkışıyoruz.
DiÄŸer çift Åžili'den; Santiago'da geçen gün evlenmiÅŸler... Balayı için bu sahil kasabasındaki oteli seçmiÅŸler. Çocuk avukat, eÅŸi ise öÄŸretmen...
Tanışıp el sıkışıyoruz.
Muay Thai yani Tayland boksu karşılaÅŸmalarının yapılacağı arena derme çatma bir yapının içinde... Floresan ışıklarının altında kurulu ringin her tarafı eprimiÅŸ; dökülüyor... Işığa doÄŸru uçaÅŸan yaratıkları önce yarasa zannediyorum meÄŸerse böcekmiÅŸ... Vaziyet biraz İndiana Jones'vari... Biralar içiliyor... İnsanlar ringdeki boksörlere avaz avaz bağırıp iddiaya tutuÅŸuyorlar.
Etrafta dünyanın hemen her köÅŸesinden gelen yüzlerce insan var... BirçoÄŸu yarın akÅŸam cangılın içinde yapılacak geleneksel 'Half Moon Party'e gelmiÅŸ... Bu ada her dolunay zamanı binlerce genci ağırlıyor. 90'ların başında adı hatırlanmayan birinin doÄŸum gününde insanlar o kadar eÄŸlenmiÅŸ ki sonrasında her dolunay zamanı bu adada sabaha kadar süren partiler veriliyor.
Ringe boksörler çıkıyor ve kıyasıya mücadele ediyor. Toplam sekiz karşılaÅŸma var ve ringe çıkanların yarısı Alman, Fransız ve Amerikalı gençler. Bu adaya sadece balayı, bedensel ve ruhsal arınma, sakin bir tatil için gelinmiyor... Tayland boksu öÄŸrenmeye gelen eksantrik tipler de yok deÄŸil.
Kıyasıya geçen bir dövüÅŸü kazanan Alman yanımızdan geçerken eliyle çak iÅŸareti yapıyor... Bizim gruptaki Åžilili avukatla ÅŸakalaşıyorlar.
Eller birbirine deÄŸiyor.
Gece yarısı müsabakalar bitiyor ve arabaya atlayıp dönüyoruz. Yol boyu saÄŸa sola dizili onlarca barda yüzlerce Tay kız gelen geçene el ediyor... Bu barlarda da genellikle orta yaÅŸ üzeri, aşırı kilolu, dumanlı bakışlı Batılı erkekler oturuyor. Bir elleri yerel Singha birasında diÄŸeri küçük yaÅŸta bir Tay kızın omzunda...
Otele dönüyorum... Buzdolabında Perrier, Voss, Evian, Heineken ÅŸiÅŸeleri dizili... Dünyanın dört bir yanında üretilen, ÅŸiÅŸelenen, ambalajlanan bu mamuller uzaydan baktığınızda bir kum tanesi kadar ışık saçan bu adaya kim bilir ne zaman, hangi ellere deÄŸerek ve nasıl geldi...
Sabah oluyor... İnterneti açıyorum... Dünya SaÄŸlık Örgütü, tahmin ettiÄŸim gibi, virüsün yayılmasıyla ilgili kategoriyi sondan bir önceye yükseltmiÅŸ... Oysa bir önceki seviyeye yükseltilmesinin üzerinden 48 saat bile geçmemiÅŸti...
Bir sonraki ve son aÅŸama pandemik bir salgınla yüz yüze olduÄŸumuzu resmen ilan ve kabul edilecek.
Yani henüz üzerinde etkili olacak anti-viral bir aşı geliÅŸtirilemeyen; insandan insana geçen ve tüm dünyada yayılma tehlikesi gösteren bir virüsle karşı karşıya kalacağız.
Ölümler bir yana küresel sistem muazzam bir ÅŸekilde yavaÅŸlayacak.
Kısıtlar ve tedbirler devreye girecek.
Peki bu ölümcül virüs nasıl bulaşıyor?
Fiziksel bir temasla...
Son 24 saat içinde, Teksas'tan, Santiago'dan, Düsseldorf'tan, St. Etienne'den, Bangkok'tan ve Koh Panghan'dan bir grup insanla nasıl bir arada olduÄŸumuzu paylaÅŸtım. 72 saat sonra İstanbul'da olacağım...
Santiago'dan balayı için gelen çift, belki Meksiko uçağından aktarma yaparak Bangkok'a geldi...
Yani virüsün 150'den fazla can alıp binlerce insana bulaÅŸtığı ÅŸehirden...
Thomas Friedman, 'Dünya Düzdür' adlı kitabında küreselleÅŸmenin geldiÄŸi boyutu çok çarpıcı örneklerle anlatıyordu.
Dünyadaki mal ve hizmet döngüsü ve ulaşımın ucuzlaması modernitenin ve küreselleÅŸmenin bir yüzü o kitaptaysa diÄŸer yüzü de ortada... Bu tip bir salgına hızla yayılması için mükemmel bir ortam sunuyor.
Buna karşın, insanlık, tarihte ilk kez, bir pandeminin geliÅŸimini eÅŸzamanlı olarak izleyebiliyor. Yani hazırlığı var ve kendini koruyacak önlemler alabilir. Ancak bu süre en iyi ihtimalle dört-beÅŸ ay sürecek...
H1N1 virüsünün yayılma hızını, ülkelerin; hükümetlerin geleceÄŸi çok önceden belli bu salgının etkileri üzerine hazırlığının ne denli baÅŸarılı olduÄŸunu hep birlikte göreceÄŸiz.
Ancak görebildiÄŸim Türkiye'de ÅŸu aÅŸamada sadece havalimanlarında önlem alıyor ve stoklarda ne kadar anti-viral ilaç var bilinmiyor.
Dünya ÅŸu gerçeÄŸi artık kabul ediyor: Bu salgın pandemiye dönüÅŸecek...
Soru insanların ölüp ölmeyeceÄŸi deÄŸil... Kaç bin, kaç on bin veya kaç yüz bin kiÅŸinin yaÅŸamını yitireceÄŸi... Bu tablo karşısında hükümetlerin ne kadar hazırlıklı olduÄŸu...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3