Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Kabine sonrası ekonomi yönetimi...

BaÅŸbakan ErdoÄŸan kabine deÄŸiÅŸikliklerini açıkladı. Kabine deÄŸiÅŸikliÄŸi konusundaki yorumlara bakarak da açık seçik görülebileceÄŸi gibi Türkiye'de medya  kaba hatlarla ikiye bölünmüÅŸ durumda. Birincisi, hükümetle savaÅŸtaki DoÄŸan Grubu medyası, ikinci ise hükümete ve  İslami kesime yakın olan medya. Ortalığa sıkışmış olan AkÅŸam Gazetesi, Shov TV ve diÄŸerleri gibi,  Çukurova Grubu medyası ise  olayları vaka vaka deÄŸerlendirmeyi tercih eden , oldukça objektif bir konumda. Medyadaki kabine yorumları da bu ÅŸekilde konumlandı. 
İlginç ülkemizde medya, bazıları tarafından kılıç olarak kullanılır, bazıları tarafından ise kalkan olarak. Gazete ve televizyon gibi medya kuruluÅŸlarının sahiplerinin salt ticari ÅŸirket ve banka sahibi olmalarına engel çeken kurallar gelmediÄŸi sürece de, bu 'kılıç kalkan oyunu' devam edecek.
Türkiye'deki siyasi partiler ise bölünmüÅŸ partilerin  ve birleÅŸmiÅŸ partilerin  parçalarının birbirine eklemlenmesi ile oluÅŸur. Bu nedenle toplama futbol takımı gibidirler. Zaman zaman revizyon gerekir. Ayrıca ikinci defa seçim kazanan partilerde 'metal yorgunluÄŸu' gibi yorgunluk baÅŸlar ve revizyon gerekir. Ayrıca siyaseten de bazı deÄŸiÅŸiklikler gerekir. Bu nedenle  son üç yılda üç seçim geçiren ve hepsini kazanan AKP'de de, seçim sonrası deÄŸiÅŸiklik normaldir.
Seçimde en normal gördüÄŸüm deÄŸiÅŸiklik KürÅŸad Tüzmen'in görevden alınması! OÄŸuz Satıcı yönetimindeki TİM döneminde, Bakan hükümeti sık sık eleÅŸtirdiÄŸi gibi piyasaya daha yakın bir çizgi çizmekte idi. Ancak ekonomi gözlüÄŸü ile bakıldığında bürokrasiden gelen Tüzmen ekonomi bilgisinin zayıflığı nedeni ile bir türlü 2002 sonrasındaki ekonomi politikasının temellerini anlayamadı. Enflasyon hedeflemesi konusunu 'çakamadığı gibi' kur politikasını da anlamak istemedi.  Ege Cansen 'in ve mürtlerinin yüksek faiz düÅŸük kur komedisinin peÅŸine takıldı. Dalgalı kurun neden gerektiÄŸini anlamadı ve çatlak ses olarak sürekli medyayı devreye soktu. Bugün genç öÄŸrenciler bile sermaye hareketi serbestisi olan bir dönemde kur ve faizin bir  arada kontrol edilemeyeceÄŸini biliyorlar. Üstelik kredibiliteye dayalı açık enflasyon hedeflemesi konusunda da çok baÅŸarılı yönetilen Merkez Bankası ile de sürekli itiÅŸerek politikaları kötü etkiledi. Görevden alınmasına çok memnun olduÄŸunu söyleyebilirim. 
Kabineye atanması en çok beklenen kiÅŸi ise Ahmet DavutoÄŸlu idi. DavutoÄŸlu perde arkasından hükümetin dış politika ilkelerini belirleyen kiÅŸi olduÄŸuna göre görevi açıkça yüklenmesinden ve sorumluluk almasından daha normal bir ÅŸey yoktur. Bu ÅŸartlar altında, ilk dönemde  çok baÅŸarılı olan ve özellikle IMF programları ve uluslararası iliÅŸkiler  konusunda birikim kazanmış olan, her taraf ile sakin ve düzeyli iliÅŸkileri olan Ali Babacan'ın geniÅŸ yetkilerle ekonomi yönetimine geri dönmesi son derece iyi oldu diye düÅŸünüyorum. Dünya çapında bir kriz ile boÄŸuÅŸurken deneyim ve birikim önemli bir silahtır. Babacan,  bürokrasiyi de geçmiÅŸten tanıdığı için hemen devreye girebilecek.
DiÄŸer taraftan da bir önceki Bakan Mehmet ÅžimÅŸek'in de Hazine'de sessiz sakin iyi iÅŸler yaptığını düÅŸünüyorum. IMF ile görüÅŸmek, uluslararası yatırımcıları bu tür bir kriz döneminde sürekli görüÅŸerek sakin tutmak ve ülkeden büyük fon çıkışları olmasını engellemek, yeni fon giriÅŸleri yaratmak, bazılarına kolay gelir ama, çok  zor iÅŸtir.  Bizim medya Batı tipi profesyonel yönetime alışık olmadığı için, kendileri ile vıcık vıcık olan bakanları severler. ÅžimÅŸek ise hem kiÅŸilik olarak farklı bir insan olduÄŸu için hem de sürekli yurtdışında büyük uluslararası ÅŸirketlerde yönetici olarak  çalıştığı için, bu tür vıcık vıcık iliÅŸkilere alışık deÄŸildi. ÅžimÅŸek son dönemlerin en baÅŸarılı Maliye Bakanı olan Unakıtan'ın bıraktığı  güçlü mali tabloyu devam ettirmeye çalışırken, çok zorlanacak tabii, çünkü bugünün konjonktürü, bütçe açığı ve borcun artmasını gerektiriyor. Bu artışı makul düzeyde tutabilmek ve medyada, çok baÅŸarılı Unakıtan'ın performansı ile karşılaÅŸtırılarak,  medya baskılarına dayanmak zordur diye düÅŸünüyorum.  Ama ÅžimÅŸek uzun zamandır tanıdığım ve derin ekonomi ve piyasa bilgisi olan bir iktisatçıdır. Bu yükü kaldıracaktır.
Bir söz de Devlet Bakanı Faruk Özak için söylemek iyi olur diye düÅŸünüyorum. Bir önceki spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat  BaÅŸesgioÄŸlu sakin, ölçülü ve dengeli bir kiÅŸi idi. Siyaset deÄŸiÅŸim gerektirdi ve görevden alındı. Ancak yerine gelen Faruk Özak da, son derece saygıdeÄŸer, dengeli ve güvenilir bir insandır. Birçok kanun deÄŸiÅŸikliÄŸi konusunda medyadaki tüm arkadaÅŸlara taslakları gönderen, tartışma  ve diyaloÄŸa açık bir kimse olmuÅŸtu. Gerçek de bir sporcu idi. Bu nedenle spor konusunda kulüp baÅŸkanlarının çıtayı yerlere düÅŸürdüÄŸü bu günlerde, çıtayı yükselteceÄŸini düÅŸünüyorum.
Kabinede iki adet kadın bakan olması da nüfusun yüzde ellisi kadın olan toplumumuzda, alkışlanması gereken bir ÅŸeydir.
 Yeni birçok bakanı tanımadığım için de (örneÄŸin Cevdet Yılmaz, Nihat Ergün, Taner Yıldız)  bugün bir ÅŸey diyemiyorum.
Bir önceki Enerji'den  sorumlu Bakan Hilmi Güler'in bilgi, enerji ve diyaloÄŸunu çok sevmiÅŸtim.
Yeni bakanlara zor günlerde baÅŸarılar  diliyorum.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3