Yapılmak istenen kapsamlı Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸinin ana hatları belli oldu. Bunlardan en önemlileri ve bir o kadar da tartışmalı olanları, siyasi parti kapatmanın hemen hemen imkansız hale getirilmesi ve Anayasa Mahkemesi (AYM) üye sayısının artması ve üyelerin önemli bir bölümünü TBMM'nin seçmesi.
Realist olmak gerekirse bu iki deÄŸiÅŸikliÄŸin gerçekleÅŸmesi mevcut hukuki duruma göre mümkün deÄŸil. Çünkü bu deÄŸiÅŸiklikler yapılırsa, AYM tarafından Anayasa'nın deÄŸiÅŸtirilemez ilk üç maddesine (örneÄŸin 2. maddedeki hukuk devleti ve laiklik ilkeleri) aykırı bulunup iptal edileceÄŸi bence kesin. 'Nasıl bu kadar kesin konuÅŸabilirsin?' diyenlere, AYM'nin geçen yıl üniversitelerde türbanı serbest bırakmayı amaçlayan Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine iliÅŸkin kararında, Anayasa'nın baÅŸka maddelerinde ilk üç maddeye aykırı deÄŸiÅŸiklikler yapılırsa bunları da iptal etme yetkisi bulunduÄŸuna iliÅŸkin içtihat geliÅŸtirdiÄŸini hemen hatırlatayım!
Peki bu iki deÄŸiÅŸiklik Anayasa'nın 2. maddesine gerçekten aykırı mı?
SöylendiÄŸine göre yapılacak deÄŸiÅŸiklikte parti kapatma TBMM'nin 2/3 çoÄŸunlukla bu davanın açılmasına izin vermesi, AYM'nin de 3/4 çoÄŸunlukla karar vermesi ÅŸartına baÄŸlanacakmış ve teröre ve ÅŸiddete bulaÅŸmayan hiçbir parti kapatılamayacakmış.
Bunun anlamı iktidara gelmiÅŸ bir partinin kapatılmasının pratikte hukuken imkansız olması. Tabii bu partinin milletvekilleri TBMM'deki oylamada kendi partilerinin ipinin çekilmesi yönünde oy kullanmazlarsa! Oldu olacak, 'iktidardaki siyasi partiler kapatılamaz' diye bir hüküm konulsaydı da bu kadar oylama zahmetine girilmeseydi!
Ayrıca buna göre, ÅŸiddete bulaÅŸmayan fakat iktidara geldikten sonra ülkeye açıkça ÅŸeriat düzeni getirmek isteyen bir parti de kapatılamayacak... AKP'nin dolaylı da olsa böyle bir niyeti olduÄŸunu düÅŸünenlerden deÄŸilim. Bu nedenle AYM'nin AKP için kapatma kararı vermemesi bana göre doÄŸru karardı. Ama iki gün sonra radikal bir parti çıksa ve siyasi bir boÅŸluktan faydalanıp ciddi bir iktidar adayı olsa, ÅŸiddete bulaÅŸmaksızın açıkça ÅŸeriat getirmeyi istese, bu parti kapatılamasın mı?
Öte yandan, AYM üyelerinin önemli bölümünün TBMM'ce seçilmesi, hatta Meclis'teki partilere RTÜK'te olduÄŸu gibi kontenjan verilmesi de son derece vahim olur. Yargıçların Meclis'te milletvekilleri peÅŸinde koÅŸturması sonucu doÄŸuracak bu deÄŸiÅŸiklik AYM'nin yani yargının siyasallaÅŸmasını tesciller. Yargının siyasallaÅŸmasından en çok yakınanların bu siyasallaÅŸmayı 'kurumsallaÅŸtıracak' deÄŸiÅŸiklik istemeleri 'ne yaman bir çeliÅŸki' oluyor!
Yoksa 'siyasallaÅŸması önlenemiyor, bari bizim lehimize siyasallaÅŸsın' gibi bir niyet mi var arka planda?
AYM'den döneceÄŸini bile bile bu iki deÄŸiÅŸiklik niye ülke gündemine getiriliyor? Salt bir tepki ölçme ve gündem deÄŸiÅŸtirme, kamuoyunun eline 'oynaması' için bir 'oyuncak' verme taktiÄŸi mi? Bu tür 'masallar'ın artık kimsenin 'uykusunu' getirmeyeceÄŸi hala anlaşılmadı mı?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.