Dünyanın büyük akarsularından bir bölümü artık denizlere ulaÅŸamıyor. Pek çok ÅŸehirde su kısıtlaması var. Kuraklık dönemleri ve seller giderek uç noktalara eriÅŸiyor. DiÄŸer taraftan toprak erozyonu ve yeraltı sularının atık su ile kirletilmesi kullanılabilir su haznelerinin küçülmesine sebep oluyor. Bu sorunlar yeni politikalar üretilmesine sebep oluyor. Suyun ziyan edilmeden kullanılması doÄŸal olarak harcanan suyun etkin fiyatlandırılmasıyla mümkün. Ancak bu uygulama siyaseten olanaksızlıklarla karşılaşıyor. DeÄŸiÅŸik bir seçenek su kullanım haklarının alım-satım sisteminin uygulanması mı?
Su sorununun temel küresel sebepleri var: Nüfus artışı, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, ÅŸehirleÅŸme ve de özellikle insanların yemek alışkanlıklarının deÄŸiÅŸmesi. İnsanlar 21. yüzyılda daha fazla et yeme alışkanlığına sahip oluyorlar. Bir kilo sebze üretmek için 2.000 litre su gerekirken, bir kilo et üretmek için 15.000 litre su gerekiyor. 2025 yılına kadar dünyaya gelecek iki milyar insanın beslenmesi için çiftçiler % 60 daha fazla su kullanmak zorunda olacaklar.
Küresel olarak bakıldığında dünyada su sıkıntısı olmaması gerekli. İnsanlar, yaÄŸmur ve kar olarak yaÄŸan suyu ancak % 10'unu kullanıyorlar. Sonsuz gibi görülen buharlaÅŸma suyun devamlı dönüÅŸümünü saÄŸlıyor. Aslında sorun, özellikle çiftçiler tarafından suyun ziyan edilmesi. Tarımda kullanılan su genel su kullanımının dörtte üçünü oluÅŸturuyor. Bir kiÅŸi günde iki-üç litre su içmekte fakat günlük yemeÄŸi için gerekli su miktarı 2-3.000 litre. Åžimdi ortaya çıkan soru ÅŸu: Su kıtlığı acaba kitlesel bir vejetaryen beslenme sistemine dönüÅŸ mü getirecek?
Genelde bedelsiz olan su, kurak ülkeler tarımında fazlasıyla kullanılmakta. Hindistan ve Brezilya'da birim tahıl üretmek için kullanılan su miktarı Amerika veya Çin'de kullanılandan iki kat daha fazla. Pakistan gibi kurak ülkelerin ihraç ettiÄŸi 1 kg pamuklu kumaÅŸ için kullandıkları su 11.000 litre.
Bu gereksiz harcamayı en aza indirmek için deneme yapan ülkelerden en önemlisi Avustralya. Avustralyalı çiftçiler belli bir miktar suyu bedelsiz kullanma hakkına sahip. İsterlerse kullanmadıkları bu hakkı veya bir bölümünü satabiliyorlar. Bu 'intifa hakkı' alım satımı yapılabilen bir meta. Fazla suya ihtiyaçları varsa da komÅŸularından satın alabiliyorlar. Bu alışveriÅŸ olanağı sayesinde bir pazar fiyatı oluÅŸmakta ve kaynakların verimli kullanılması saÄŸlanmakta.
Son on yılda Avustralya tarihinin en kurak dönemini yaÅŸamakta. Belli bölgelerde temin edilebilir su miktarı yarı yarıya düÅŸmüÅŸ durumda. Uygulanan bu sistemin sonucu olarak çiftçiler daha az su isteyen ürün çeÅŸitlerine dönerek toprağın getirisini sabit tutma baÅŸarısını gösterdiler. Kullanılan suyun verimliliÄŸi ikiye katlandı. Bu olguya en iyi örnek, Avustralya'da sulu tarım yapılan toprağın % 70'inin bulunduÄŸu Murray Darling bölgesi; bu bölgede tarım geliri 50 milyon dolar artmış durumda.
Suda 'intifa hakkı' kullanımı Avustralya dışında, kullanılan suyun ölçümünde güçlüklerle karşılaşılan Hindistan ve Çin gibi ülkelerde de deÄŸiÅŸik bir ÅŸekilde uygulanmakta. Çiftçiler köyün su pompasının kendilerine ayrılan süresini satarak aynı sonuca ulaÅŸmakta. Bu uygulama türünün en güzel örneÄŸine Pakistan'ın Pencap eyaletinde rastlanmakta.
Sulama sisteminin kullanıldığı tarım topraklarında öne çıkan bir sorun da, sulama sonucunda yeraltı su seviyesinin yükselmesiyle rastlanan toprağın tuzlanması olgusu. Verimli sulamanın, ekonomik olarak zorlanması ile, bu olumsuz etkinin oluÅŸmasına engel olunabilmekte. DeÄŸerli suyun gereksiz kullanılmasını engellemek için kullanılacak yöntemler - damlama sulama gibi - suyun verimliliÄŸini artıracağı gibi, bunun için yapılacak yatırımları da, 'intifa hakkı' deÄŸeri dolayısıyla ekonomik kılmaktadır.
Ülkemizde, GAP projesi kapsamında karşılaÅŸtığımız, Harran ovasında sulu tarıma geçiÅŸle tuzlanma olayının bu bilgi ve deneyimler kapsamında ele alınmasını düÅŸünmek gerekir. Sulama yapılan toplam 166.000 hektar alanın 50.000 hektarında yeraltı su seviyesinin yükseldiÄŸi tespit edilmiÅŸtir. Bu alan tuzlanmaya müsait duruma gelmiÅŸtir.
Önce sulama teknolojisinde yapılacak deÄŸiÅŸiklikle 'akıtma' yöntemiyle sulama yerine, ki bu yöntemin kullanması ovanın büyük bir bölgesinde aşırı tuzlanmaya sebep olmuÅŸtur, 'damlama' teknolojisinin kullanılması ve sonra da suyun ücretsiz dağıtımının kısıtlanması yollarının aranması gerekir. Avustralya, Hindistan, Pakistan ve Åžili gibi ülkelerde gördüÄŸümüz verimli su kullanımına geçiÅŸ ülkemizde de kısa sürede saÄŸlanmalıdır. Bilmemiz gerekli olan, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığı ve mevcut olanaklarını en verimli ÅŸekilde kullanma zorunluluÄŸunda olduÄŸudur.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.