1849 yılında Seyyit Ekber Åžah yönetiminde bir İslam devleti olarak kurulan SVAT vadisi 1915 yılına kadar sürüncemede bırakıldı.
1947'de Hindistan ve Pakistan'ın ayrılmasından sonra ise yüz binler maÄŸdur oldu. Bir insanlık faciası yaÅŸandı... Bu facianın sorumlusu dönemin hegemonu Britanya İmparatorluÄŸudur.
Bugün, tabiat harikası olan, bu vadide aynı ÅŸeyler yaÅŸanıyor.
Yaklaşık beÅŸ bin Taliban militanı Pakistan ordusuyla çatışıyor.
Çok sıcak çatışmalar baÅŸkent İslamabad'a 100 kilometre mesafede devam ediyor...
Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gılani'nin silahlı kuvvetlere, 'Taliban'ı yok edin' talimatı verdi.
Pakistan yönetimi bu açıklamadan kısa bir süre sonra, dün, 'sivillerin bölgeyi terk etmesine olanak saÄŸlamak için' birkaç saatliÄŸine sokaÄŸa çıkma yasağını kaldırdı. Åžu anda Svat vadisinde, BM gözlemcilerine göre, bir insanlık dramı yaÅŸanıyor. Yüz binler çatışma bölgesinden kaçıyor.
Bu bir insanlık suçudur. Müsebbibi ise 'küreselleÅŸme'dir... 'Batı'dır...
Bu katiller, tıpkı 1947'lerde olduÄŸu gibi, gene, bölgesel çıkarları için masum sivillerin kitlesel ölümlerine zemin hazırlıyor.
Steve Coll'un, Pulitzer alan ' Hayalet SavaÅŸları' adlı kitabında, tüm detaylarıyla, CIA'in Taleban'ı ve El Kaide'yi nasıl kurduÄŸu okuyabilirsiniz.
Bu kitap, bölge ile ilgilenenler ve bugün 'Afpak' coÄŸrafyasında Amerika'nın nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduÄŸunu kavramak isteyenler için mükemmel bir referans kitaptır. Amerika'nın, Afganistan'da süren Rus iÅŸgaline karşı, Pakistan ordu istihbaratı(ISI)'nı kullanarak, 'Bin Ladin' adlı Suudi iÅŸadamının 'çalışmalar'ına da yol (hatta destek) vererek, ÅŸimdiki AFPAK bölgesinde konuÅŸlanmış binlerce 'Taliban'ın eÄŸitimi için örtülü destekler verdiÄŸi kabul edilen bir tarihsel gerçek.
Amerika'nın bir 'Pearl
Harbour'a ihtiyacı vardı
11 Eylül saldırısı, tam vaktinde bir 'Pearl Harbour' dur... Yapanlar, Amerika'nın kendi elleriyle besleyip büyüttükleri El Kaide'dir.
Belgesi Steve Coll'un kitabında...
Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın, Afganistan ile ilgili 'Narko Devlet' tanımını da ıskalamamak gerek.
Gülüyorum bu ikiyüzlülüklerine...
BM UyuÅŸturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODOC) 2004 raporuna göre, Afganistan'da 130 bin hektarlık alan haÅŸhaÅŸ üretimine ayrıldı. Afganistan'ın uyuÅŸturucudan elde ettiÄŸi gelir 2004'te 2.8 milyar dolar olarak tahmin ediliyordu. Bu da ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 60'ına denk geliyordu. Åžu anda bu rakam 4 milyar doları geçti... Yani katlanarak artıyor.
Peki soru ÅŸu... 2004'ten 2009'a yönetimde fiilen kim var?
Kukla ABD yönetimi...
Devlet BaÅŸkanı Hamid Karzai'nin kardeÅŸi Ahmed Veli ne iÅŸle meÅŸgul sanıyorsunuz? Hele hele bazı önemli bakanlar?
Taleban Afganistan'da iktidara geldiÄŸinde, 'UyuÅŸturucu günahtır' diye kelle alıyordu. Hatırlayın, üretim bıçak gibi kesilmiÅŸti...
SVAT VADİSİNDE NE OLUYOR?
Pakistan'da Svat vadisinde ÅŸu anda süren çatışmalar önemlidir. Hem de çok önemli...
Pakistan Talibanı'nın PeÅŸtunların çoÄŸunlukta yaÅŸadığı bölgelerde ve Pencab'ın bazı kesimlerindeki yükseliÅŸi hayatidir.
Elbette ÅŸunu atlamamak gerekir, bazı gözlemcilerin altını çizdiÄŸi gibi, 'Pakistanlıların yüzde 55'i Pencab”'dir. ÇoÄŸunluÄŸu oluÅŸturanlar gelenekçiler, sufiler, ÅŸiiler, sufi ÅŸiiler veya ÅŸehirli modernistlerdir. Bu sosyal yapı federal düzeyde, Åžubat 2008 seçimlerinde oylarını Pakistan Halk Partisi'ne veya Müslüman BirliÄŸi'ne verdiler ve hiçbirisi köktenci deÄŸildir.' Bu kadar karmaşık görünen bilgiden sonra, okuyucuya basit bir vicdan sorusu...
'KüreselleÅŸme kavramlarımızla oynamadı mı? Anlam kaymadı mı? Şık, modern ve sarışın bir kadın hakim medyaya çıkarak bir grup insanı terörist olarak niteliyor. Bu ehliyeti kendinde görerek ölüm ilanları yayınlıyor. Yerel düzeyde iÅŸbirlikçileri de, kontrol ettikleri vasıtalarla bu kolektife saldırıyor... Oysa, mesela bu üst siyasi kadrolarla (bir nevi çete) entegre olduÄŸu bilinen küresel ilaç ve gıda devleri mi her yıl daha çok insanın ölmesine sebep oluyor yoksa bu 'terörist'ler mi?'
John Berger'in dediÄŸi gibi, 'daha gözüpek olanlar, bu dünyayı içine bulunduÄŸu duruma iten güçlere karşı savaÅŸmanın kendi hayatlarını feda etmek olduÄŸunu keÅŸfeder, topyekün bir uyanışa önayak olacak, umutsuzluktan aÅŸkın yegane yoldu bu.'
Neden?
Üstat bu soruya bir ÅŸiirle yanıt vemiÅŸ:
'Bilmek uyandığında,
bu yasal çölde
hiçbir hakkın olmadığını.'
O nedenle, Türkiye'deki bazı 'Müslüman' yazarlara raÄŸmen ben Taleban'ın savaşını, Amerika'ya karşı olduÄŸu için, destekliyorum.
Evet, yanlış okumadınız. Teröristleri destekliyorum.
Peter Ustinov'un dediÄŸi gibi, 'Terör yoksulların savaşıdır, savaÅŸ ise zenginlerin terörü...'