Henüz karar veremedim. Acaba ülkemizde ekonomi yorumları mı daha saçma, yoksa futbol yorumları mı? AÅŸağıda birkaç futbol yorumu var, bir de siz bakın.
DeÄŸerli dostum Erman ToroÄŸlu dedi ki 'Fatih Terim Piontek'in yanında yetiÅŸti, Mustafa Denizli Derwall'in yanında yetiÅŸti, Bülent Korkmaz kimin yanında yetiÅŸti ki?' Bunu Korkmaz futbolu çakmaz, futbol antrenörlüÄŸünü yapamaz anlamında kullanıyor. Peki o zaman soralım, eÄŸer futbolu anlamak için çıraklık sistemi gerekli ise Erman ToroÄŸlu (ve tabii Deniz Gökçe de) kimin yanında yetiÅŸti de, futboldan ve teknik adamlıktan anlıyorlar? Yok eÄŸer futbol yönetmek için çıraklık deÄŸil de futbol oynamak gerekli ise de, o zaman soralım, Bülent Korkmaz en üst düzey futbolcu, en uluslararası sporcu olan biri deÄŸil mi idi, hem Erman hem de Deniz'den çok daha baÅŸarılı?
Benzer saçmalar sık sık ortaya çıkar. Mesela kaleciden antrenör olmaz tezi vardır. Bu daha da komik. Çünkü futbol takımında 11 kiÅŸi var, biri kaleci on tanesi ise ortada oynuyor. Åžimdi siz sayın on tane futbolcudan olma baÅŸarılı Türk antrenörü, ben de göstereceÄŸim bir adet baÅŸarılı kaleciden olma antrenör! İstatistik bunu gerektirir deÄŸil mi?
Kaldı ki futbol analisti, yorumcusu olmak, futbol teknik adamı olmak için, futbol oynamış olmak bile gerekmez. Mantık sahibi olmak gerekir. Ünlü ve uluslararası baÅŸarılı Göztepe antrenörü Adnan Süvari ne düzeyde futbol oynamıştı? Daha da ünlü Mourinho ne düzeyde futbol oynamıştı? Kadın doÄŸum mütehassısının kendisinin doÄŸum yapmış olması mı gerekiyor? Kanser tedavisi yapacak doktor kendisi de kanser geçirmiÅŸ mi olmalı? Çalışarak, inceleyerek, okuyarak öÄŸrenilmiyor mu bazı ÅŸeyler?
Son dönemde Kewell sol ayaklı olduÄŸu için savunmada oynayamaz, çünkü ters taraftan gelen topa vuramaz tezi vardı. Bu doÄŸru olsa idi, sadece saÄŸ ayaklı savunma oyuncusu da öbür taraftan gelen topa vuramaz tezi geçerli deÄŸil mi? O zaman da iki ayaklı olmayan savunmada oynayamaz tezi ön plana çıkmalı demek doÄŸru deÄŸil mi?
Mustafa Denizli sık sık ÅŸansımız yüzde 51 der. Nereden ölçmüÅŸ ki? İstatistikte, ya ÅŸans sıfır dersen, ya da yüzde yüz dersen tersi ispat edilebilir ÅŸeyler söylemiÅŸ olursun. Sıfır ve bir dışındaki olasılıklar tersi ispat edilemez ÅŸeylerdir. Åžansımız yüzde bir demekle, yüzde doksan dokuz demek eÅŸit anlamdadır. Çünkü 'kapıyı açık' bırakıyorsunuz. Yüzde bir diyen de yüzde doksan dokuz diyen de kazanabilir de kaybedebilir de, yani ayni 'bilimsel' pozisyondadır.
Åžimdi bir de yeni bitmeler çıktı. Efendim bu küstah yeni bitmelere göre futbol istatistik üzerine kurulu imiÅŸ. Tabii de hangi istatistik? Bir tür istatistik kullanımı mantıklıdır. Ölçmeye yarayan istatistik! Bizim takımın kaç pozisyonu var, rakibin kaç? Biz kaç korner attık, rakip kaç korner attı? Bu tür istatistikler tabii ki anlamlı olabilir, çünkü durumu tespit eder. Ancak fazla abartılmamalıdır. Çünkü futbolda daha çok poziyon bulanın yenildiÄŸi yüzlerce maç vardır.
Kaldı ki bir takımın topa fazla hakimiyetinin anlamı nedir? Barselona iseniz tabii topa hakim olma iyidir, bir strateji olarak faydalıdır. Ancak eÄŸer Fenerbahçe iseniz topa fazla hakim olmak yavaÅŸ oynama anlamına gelir. Futbolu da genelde hızlı oynayanlar kazanır!
Tabii birçok garip kuÅŸ da istatistiÄŸi geleceÄŸe dönük tahmin için kullanır. En komiÄŸi da tarih bilgisi verenlerdir. Efendim son elli yılda bizim takım rakip takımı 100 maçın 98 tanesinde yendi, bu nedenle de gene yener derseniz, bu tür, istatistiÄŸi gelecek tahmini için kullanmak, nedensellik iddiası içerir. Ama bu tür kullanım saçmadır. Hume ve Bacon gibi filozoflardan beri biliyoruz ki empirik gözlem ve korelasyon, nedensellik ve zorunluluk içermez. Yüz tane beyaz koyun görmek tüm koyunların beyaz olduÄŸu tezine hak vermez. Cart diye bir siyah koyun karşınıza çıkabilir.
Guiza İspanya'da otuza yakın gol atıp geldi diye, burada da atacak diye bir şey yok. Nitekim atamadı.
Fenerbahçe son dönemde BeÅŸiktaÅŸ takımını sık sık yendi diye, ÅŸimdi de yenecek diye bir ÅŸey yok! Ligde yendi diye, çok daha önemli kupa maçında yenecek diye bir ÅŸey de yok. Nitekim yenemedi!
Ama çoluk çocuk bunu bilmez, bir de atar tutar!
Ancak en büyük futbol yorumu saçmalığı kulüp yöneticilerinindir. Yarın Aziz Yıldırım'ı temel alarak futbol konusunu iÅŸleyeceÄŸiz!