Cemalettin Taşçı

kategori2

Çevre hakkında söylenmemiş her şey

Kordonboyu'nda bir akÅŸamüstü. Eski dostlar oturmuÅŸ, Kordonboyu boyunca denizi doldurup araç trafiÄŸini hızlandırmayı akıl eden akıllar hakkında fikir teatisinde bulunmaktayız. ÇoÄŸumuz kolej mezunu. Benden birkaç sonraki dönemden olduÄŸunu anladığım biri geldi, gruba katıldı. Kısa birkaç hamleden sonra, Kordonboyu'na müdahale eden zihniyeti insan türünün tümüne teÅŸmil ederek, 'İnsanlığın bir yılda tükettiÄŸi miktarı doÄŸa bir yılda yerine koyamıyor' dedi. Son derece bilmiÅŸ bir edayla, 'İnsan türü dünyanın kanseridir' diye ekleyerek, son noktayı da koydu.
Kimseden bir itiraz yükselmedi. Hemen her biri iflah olmaz birer Aydınlanmacı olan okumuÅŸ çocukların hiçbiri, mensubu olduÄŸumuz türü müdafaa etme ihtiyacı hissetmedi. Konu herhalde bu minval üzere geliÅŸecekti ki, 'Åžu aÄŸacı görüyor musunuz?' dedim, 'Onun bir yılda tükettiÄŸini, eÄŸer insanoÄŸlu olmasaydı, tabiat bin yılda yerine koyamayacaktı.'
Evet, öyledir sahiden. Çünkü her bir aÄŸaç bir yıl boyunca bir yığın CO2'yi tüketir, O2'yi tabiata geri verir, karbonu stoklar. Zaten bu sayede büyür. Demek ki, tabiat ile aÄŸacı birbirinden ayırıp ele alacak olursanız, tabiatın herhangi bir andaki halini de muhafaza edilmesi elzem bir denge hali olarak deÄŸerlendirirseniz, her bir aÄŸacın tabiata müthiÅŸ zarar verdiÄŸi neticesine varmanız son derece kolaydır.
Canlılık belirmeden önce atmosferin bol miktarda CO2, NH3 ve COH4 ile eser miktarda serbest O2'den müteÅŸekkil olduÄŸunu tahmin ediyoruz. Yeryüzünün kanseri olan soysuz ve sorumsuz bitkiler, atmosferi sömürdüler. Olanca CO2'yi alıp, yerine O2 vere vere, atmosferin kimyasını geri dönüÅŸsüz bir biçimde bozdular. Koskoca atmosferin... Tahayyül edebiliyor musunuz? Edemezsiniz. Tabiat bu zararı milyarlarca yıldır telafi edemiyor.
İmdi...
Ben aÄŸaçlara bayılırım. AÄŸaçların arasından bir aÄŸacın dikkatimi çekmesi, dikkatimi çeken o aÄŸacı muazzam bir hayranlıkla saatlerce seyretmem filan, vaka-i adiyedendir. Yani elbette aÄŸaçların yeryüzünün kanseri olduÄŸunu düÅŸünmüyorum. Derdim son derece sarih: AÄŸaçları yeryüzünün kanseri olarak görmediÄŸim gibi, insan türünü de yeryüzünün kanseri olarak görmüyorum. Tastamam aynı sebeplerle...
Aydınlanmadan önce Hümanizma vardı. İnsan türüne ÅŸartsız bir saygı, insan aklına neredeyse sonsuz bir güven duygusu yani. Aydınlanma dediÄŸiniz ÅŸey, baÅŸka birçok ÅŸeyin ama en çok da Hümanizma'nın çocuÄŸudur. RüÅŸtünü ispatlaması gerektiÄŸinde Aydınlanma'nın öz babasını öldürmek zorunda kalması da bir tür Oedipus kaderi herhalde. Günümüzün Aydınlanmacıları'nın kahir ekseriyeti, insan türünden nefret ediyor.
İnsan iyidir, akıllıdır. İnsan türünün iyi olması için, her bir insan tekinin ayrı ayrı kusursuz olması icap etmez. İnsan türünün aklına güvenilebilmesi için, her birinin akıllarının sizin aklınıza uyması da elzem deÄŸil. Kordonboyu'nda denizi dolduran akıllar Aydınlanmacı akıllardı. Ona itiraz eden akıllar da Aydınlanmacı akıllar. İnsan ve tabiatı birbirinden ayırıp deÄŸerlendirmeler yapabilmek Aydınlanmacı akıllar gerektirir. Herhangi bir andaki denge durumunu kutsallaÅŸtırmak için de Aydınlanma'nın ilhamına ihtiyacımız var.
Aydınlanma sayesinde çok yol aldık, çok mesafe katettik. Ama vardığımız noktada Aydınlanma katarı artık bizi taşıyamaz. Nereden biliyorum? İnsan türünü aÅŸağılayarak varılabilecek bir yer yok. Kendimize saygı duymayı yeniden öÄŸrenmemiz gerekiyor.

 

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3