Cemalettin Taşçı

kategori2

ÖSYM'nin işi

ÖSYM müthiÅŸ bir iÅŸ yapıyor. Neredeyse her galibiyetin ÅŸaibeli, her ihalenin danışıklı, her baÅŸarının iltimas eseri olarak görüldüÄŸü bir toplumda, yıllardır, neredeyse hiçbir sızıntıya meydan vermeden, kimlerin, hangi üniversitenin hangi bölümüne yerleÅŸeceÄŸine karar veriyor. Neredeyse her otoritenin her kararının tartışıldığı bir toplumda, ÖSYM'nin kararlarına itiraz etmek kimsenin aklına bile gelmiyor.
ÖSYM iÅŸini etkileyici bir performansla yapıyor. Mesele ÅŸu ki, yanlış iÅŸ yapıyor. Benim ilk defa Drucker'da gördüÄŸüm deyiÅŸle söyleyecek olursak, yanlış iÅŸi doÄŸru yapıyor.
Yanlış iÅŸi yanlış yapmak istisnai bir haldir. Ancak Yıldırım Demirören gibi müstesna ÅŸahsiyetler, YÖK gibi müstesna kurumlar, zaten yanlış olan iÅŸleri, bir de ağızlarına, yüzlerine bulaÅŸtırmayı becerebilirler. Çünkü normal ÅŸartlarda, yanlış iÅŸi yanlış yapanlar kısa sürede tasfiye olur. DoÄŸru iÅŸi doÄŸru yapmak da, benim gibi birkaç dahinin dışında pek kimsenin harcı olmadığından, nadir rastlanan bir haldir. Sıklıkla rastlanan hal, ya yanlış iÅŸi doÄŸru yapmak, veya doÄŸru iÅŸi yanlış yapmaktır. İşin bir yerlerindeki doÄŸruluk, onu yapmayı sürdürmeye mazeret saÄŸlar. Tıpkı ÖSS'de olduÄŸu gibi: 'Tamam, ÖSS'nin bir yığın kusuru olabilir, ama bu kadar güvenilir bir baÅŸka kurumumuz da yok yani.'
Bundan otuz yıl önce de ÖSYM vardı, liseyi bitiren öÄŸrencileri üniversite bölümlerine yerleÅŸtirip duruyordu. Ama ÅŸartlar çoktandır aynı deÄŸil. Otuz yıl önce lise öÄŸrencilerinin velileri ders yılının ikinci yarısı boyunca çocuklarına rapor almak için kırk takla atmıyordu. Liselerin müzik grupları, spor takımları vardı. Dershanelerin cirosu Bakanlığın ortaöÄŸretim bütçesiyle yarışacak seviyelere çok uzaktı.
Birçoklarının aksine, dershanelerin kazandığı paradan rahatsızlık duymuyorum. MüÅŸterisinin bedelini gönül rızasıyla ödediÄŸi herhangi bir mal veya hizmeti üretebilen herkesin kazancı, bence, saygıdeÄŸerdir. Dershaneler müÅŸteriye ne lazımsa onu üretiyorlar. Ancak, dershanelerde üretilen her ne ise, ÖSS'nin sona erdiÄŸi saatte raf ömrünü tamamlıyor. EÄŸer ÖÄŸrenci YerleÅŸtirme Sistemi çocukların ömürleri boyunca faydalanacakları bir ÅŸeylerin üretilmesini gerektirseydi, dershaneler onu da üretebilirdi.
Otuz yılda ÅŸartlar deÄŸiÅŸti ve besbelli ki ÖSYM ÅŸartların deÄŸiÅŸip durduÄŸunun farkında. Çünkü sınav sistemini neredeyse sürekli olarak gözden geçirip, deÄŸiÅŸtiriyor. EÄŸer 'deÄŸiÅŸtiriyor' yerine 'deÄŸiÅŸen ÅŸartlara uyarlıyor' diyebilseydik, mesela olmayacaktı. Diyebiliyor muyuz?
Mesela gündemde ÖSS'yi günlere yaymak, puan türlerini çeÅŸitlendirip branÅŸlara göre özelleÅŸtirmek filan gibi çalışmalar var. Anlaşılan o ki ÖSYM, 'öÄŸrencilerin istikbalinin bir tek gündeki birkaç saatte belirlenmesi' gibi cümleler kurularak dile getirilen rahatsızlığın da, mevcut sistemin öÄŸrencilerin ilgi ve becerilerine göre yerleÅŸtirme yapamaz hale geldiÄŸinin de farkında. Bunlar ÖSS'nin mevcut haline dair problemler midir? Elcevap: Herhalde öyledirler. Lakin ÖSS'ye dair daha mühim, daha öncelikli problemler var. ÖSS'nin amacını gözden kaçırdık Yapmamız gereken doÄŸru iÅŸten giderek uzaklaÅŸtık. ÖSS'nin daha büyük bir sistemin, eÄŸitim sisteminin sade bir bileÅŸeni olduÄŸunu unuttuk.
Son bir notla kapatayım: ÖSS hakkında ve ÖSS üzerinden söyleyecek laflarım bitmedi, devam edecek.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3