Arabaların üzerinden sarkan kadınlar, rujlar, son moda erkek tıraÅŸları, sloganlar, 'siyah-beyaza karşı' replikleri...
Günlerdir izliyorsunuz. İran'daki seçimler bu kez ABD'yi aratmıyor. Show business kendini ilginç bir biçimde Tahran sokaklarında gösteriyor.
***
Bugün yapılan seçimler bu 'show business'in iÅŸ yapıp yapmadığını gösterecek ama isterseniz biz ÅŸimdi bu 'rengarenk-siyah/beyaza karşı' tablosunun arka planına bakalım...
***
En güçlü adaylar halihazırdaki CumhurbaÅŸkanı Ahmedinecad ve eski BaÅŸbakan Musavi. Ortada ilginç bir durum var. Bu adaylar birbirinden gece ve gündüz gibi ayrılar. Batı basını Ahmedinecad'ı 'gece', Musavi'yi ise 'gündüz' olarak sunuyor bizlere. Ahmedinecad kadınlar üzerindeki baskıyı, ABD düÅŸmanlığını ve içe kapalılığı, Musavi ise kadınlara özgürlüÄŸü, ılımlı siyaseti ve dışa açılmayı temsil ediyor. Oysa hayat bu kadar siyah-beyaz deÄŸil. Hele siyaset hiç deÄŸil.
***
Hatırlarsanız İran'da 2005'te yapılan son seçimler öncesinde de benzer bir tablo yaratılmıştı. O zaman da Rafsancani, Ahmedinecad ile çarpışmış ve 'İran'ın Hatemi'nin ardından açılımlarına devam ettirecek lideri' olarak sunulmuÅŸtu. Oysa Rafsancani yılların Rafsancani'siydi. Statükoyu temsil eden, mollalarla iÅŸbirliÄŸi yapan, ismi yolsuzluklara karışmış, yaÅŸlı lider... Onu, uÄŸruna düzülen 'rap' parçaları ile allayıp pulladılar, 'özgürlük timsali' haline getirdiler.
***
Åžimdi de aynı ÅŸeyi Musavi'ye yapıyorlar. Musavi, İran-Irak savaşı sırasında İran'ın baÅŸbakanlığını yapmış bir isim. Yeni deÄŸil. Üstelik yaşı da epey ileri. 'Mollaların adamı' olarak biliniyor. Devrim Muhafızları ile sıkı fıkı. BildiÄŸimiz kadarıyla İran'ın nükleer faaliyetleri ile ilgili yeni bir ÅŸey söylemiyor.
***
Musavi'ye karşı Ahmedinecad askeri temsil ediyor. Devrimin saptırıldığına inanıyor ve mollalara meydan okuyor. Yani İran'daki asıl put kırıcı Ahmedinecad. Onun kırdığı putlar toplumu daha muhafazakar yöne sürüklüyor ama sonuçta Batı'nın hoÅŸuna gitmese de 'yenilik' kavramı ile birlikte anılması gereken isim o. Bu nedenle Batı'nın yanıltmasına kanmayalım. Neyin yeni olduÄŸunun saptamasını doÄŸru yapmak dünyayı doÄŸru algılamak için ÅŸart.
***
Evet, Musavi'nin karısı İran'ın ilk rektörü. Ancak burada atlanan bir nokta var: İran kadınları birçok ülkedeki hemcinslerinden çok daha aktifler zaten. Ülkede üniversiteye giden ve çalışan kadın sayısı rekor düzeyde. Kadınlar evlendikten sonra kocalarının soyadlarını almıyor ve aile düzenlerinde güç paylaşımı eÅŸit düzeyde. O nedenle devrimin kadının üzerine attığı örtü yanıltıcı olmasın. O örtü kadını toplumdan koparmaya yetmedi. İran hiçbir zaman Suudi Arabistan olmadı! Bu nedenle esas mesele kadınlar üzerinden oy yarışı yapmak deÄŸil, ifade özgürlüÄŸünü her alanda geliÅŸtirmeyi vaat etmek olmalı.