Ülkemizde tam anlaşılmayan iki gerçek var. Birincisi, biz artık dünyaya endeksli, ekonomimizde ithalat ve ihracat toplamının GSYİH'nın yüzde ellisi oranına dayandığı açık bir ekonomiyiz. Bu nedenle dünyada ne olursa bizi de aynen etkileyecek. Bundan sonra da hep böyle olacak.
İkincisi, dünya ve bizim toparlanmamız için önce ABD, sonra baÅŸta Almanya olmak üzere Avrupa toparlanacak. Çünkü bizim tam toparlanmamız için sadece iç talep yetmez, dış talebin de toparlanması gerek. Bu da ancak ihracat ve ithalatımızın yarısını yaptığımız Avrupa'nın toparlanması ile mümkün.
Artık kabul etmek gerek ki, ABD krizden çıkış sürecine baÅŸladı ve Avrupa'dan gelen haberler de bazen iyi bazen kötü ama Avrupa'da da tersine dönüÅŸ süreci baÅŸlamış bulunuyor.
Åžimdi Türkiye'ye dönelim ve ülkemizde gerçekleÅŸenlere bakalım.
2009 yılı ilk çeyreÄŸi milli gelir verileri henüz ilan edilmedi. Tüm dünyada olduÄŸu gibi bizde de ilk çeyrek ilan edildiÄŸinde, çok büyük daralma, yani negatif büyüme ilan edilecek. Ve tabii 2009 yılı bütününde büyüme de, en az eksi 6 civarında olacak. İlan edilen yatırım, istihdam ve kredi garantisi önlemlerine raÄŸmen gerçek budur.
Milli gelir sayıları geç ilan edildiÄŸi için ise, sanayi üretimi geliÅŸmeleri, birçok kimse tarafından ekonomik faaliyete dönük esas gösterge olarak alınmaktadır.
BahçeÅŸehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal AraÅŸtırmalar Merkezi 'betam' da uzun zamandan beri sanayi üretimi, istihdam gibi verilere bakarak geleceÄŸe dönük ekonomik öngörüler ve tespitler yapmaktadır.
AÅŸağıda detayını vereceÄŸimiz araÅŸtırma Dr. Seyfettin Gürsel ve betam araÅŸtırmacılarından Onur AltındaÄŸ tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.
Betam araÅŸtırmasına göre Türkiye dibi bulmuÅŸ bulunuyor.
Küresel krizin Türkiye üzerindeki etkilerini izlemek için takip edilen göstergeler arasında sanayi üretimi kritik bir unsurdur. TÜİK'in sanayi üretim endeksi verilerine göre nisanda üretim yıllık bazda yüzde 18,5 düÅŸtü.
Ancak, mevsimsel etkileri ve çalışılan iÅŸgünü sayısını dikkate aldığımızda, aylık sanayi üretim endeksinin 11 aydan sonra ilk kez marttan nisana yüzde 1 yükseldiÄŸini görüyoruz .
Önemli bir öncü gösterge olan ve mayıs rakamları TÜİK tarafından çarÅŸamba günü açıklanan imalat sanayii kapasite kullanım oranı da sanayi üretimindeki artışı doÄŸruladı.
Mevsimsellikten arındırılmış ve iÅŸ gününe göre düzeltilmiÅŸ kapasite kullanım oranında da marttan nisana, yüzde 2.4 ve nisandan mayısa da yüzde 2.6 artış gözlemleniyor.
Bu geliÅŸmeler Türkiye ekonomisinde küçülmenin durduÄŸuna dair güçlü sinyaller olarak kabul edilmelidir.
Ancak dünyaya endeksli her ekonomi için geçerli olduÄŸu gibi Türkiye için de salt iç talebin, yani iç tüketimin ve iç yatırımın ekonomiyi ayaÄŸa kaldırması mümkün deÄŸildir. Bu nedenle dış talep bundan sonra yakından takip edilmesi gereken kritik göstergedir.
Yarın 'betam' araÅŸtırmasının, sanayinin alt kalemleri konusundaki tespitlerine bakacağız. AraÅŸtırmanın bütününe internetten ulaşılabilir.