Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

İran'da neler olabilir?

12 Mayıs günü İran'da sonucu merakla beklenen CumhurbaÅŸkanlığı seçimi yapıldı. İlk resmi açıklamalar, CumhurbaÅŸkanı Ahmed-i Nejad'ın büyük çoÄŸunlukla ikinci defa seçildiÄŸini göstermekte. Ancak 1979 İran İslam Devrimi'nden beri ilk defa deÄŸiÅŸik içerikli bir seçim kampanyası yürütüldü. Amerika ve Avrupa'da ilgi ile karşılanan olgu ise, muhalefet lideri Mousavi'nin kampanya boyunca eÅŸini yanından ayırmaması oldu.
Mousavi'nin eÅŸi Zahra Rahnavard ressam ve heykeltıraÅŸ olması yanında, aynı zamanda da saygın bir siyasal bilimci. 1998-2006 yılları arasında İran CumhurbaÅŸkanı Mohammed Khatami'nin siyasal danışmanlığını yapmış. Devrimden sonra ilk kadın üniversite rektörü olarak, yalnızca kadınların yüksek öÄŸrenim gördüÄŸü Al-Zahra Üniversitesi'nde sekiz yıl görev yapmış. Uzun yıllardır da  erkek-kadın eÅŸitliÄŸi için mücadele etmiÅŸ. Seçim kampanyası boyunca tek başına veya eÅŸiyle birlikte ülkeyi dolaÅŸarak fiilen çalışmalara katılmış olması, İran'da bir ilk.
1981-1989 yılları arasında İran BaÅŸbakanlığı'nı yürüten Mousavi ressam, mimar, iyi bir ekonomist ve dürüstlüÄŸü ile tanınan bir politikacı. Seçimi kazandığı takdirde İran İslam rejiminde bir dizi reform hareketi yapacağı ümit ediliyordu. Özellikle de kadınların bir dizi haklara kavuÅŸması, çok korkulan 'ahlak polisi' uygulamasının hafiflemesi bekleniyordu. ABD ile görüÅŸme taraftarı olması, dünya barışı için umut veriyordu. Mousavi'nin kazanması yeni bir devrim deÄŸil, izlenen rotada, oldukça  barışçıl deÄŸiÅŸiklikler getirecekti. Sovyetler BirliÄŸi'nde görülen Gorbaçov benzeri bir deÄŸiÅŸiklik ABD ve Avrupa basınının ve de bundan etkilenen kamuoyunun 'wishful thinking' (arzuladığı gibi düÅŸünmek) olayından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi.
Seçimlerde yapıldığı ileri sürülen yanlışlıklar, Mousavi'ye ait oy pusulalarının az olduÄŸu, dolayısıyla da taraftarlarının oy veremediÄŸi ve oy verilen mekanların yeterli süre açık kalmadığı iddialarından ileriye geçemedi. Seçimlerde Mousavi'yi destekleyen eski CumhurbaÅŸkanı Rafsancani'nin,'Seçim sandıklarında 50 bin müÅŸahit görevlendirdik' sözleri, katılımın % 85'in üzerinde olması ve oy verme süresinin de 6 saat uzatılmış olması, bu iddiaların inanırlılığına gölge düÅŸürmekte. 2000 yılında yapılan ABD BaÅŸkanlık seçimlerinde Florida'da karşılaşılan düzensizlikler düÅŸünüldüÄŸünde, ileri sürülen sebepler daha da önemsiz kılmakta.
Bilinen gerçek o ki, kırsal bölgeler, çalışanlar ve yoksullar Ahmed-i Nejad'ın CumhurbaÅŸkanı olmasını tercih etmekteler. Reform taraftarları ise, büyük ÅŸehirlerdeki seçmenlerle sınırlı kalmakta. 13 milyon nüfuslu Tahran'da dahi, ancak Kuzey bölgeler Mousavi'ye oy vermiÅŸ durumdalar.
İlk seçim sonuçları ilan edildiÄŸinde Mousavi taraftarları hile yapıldığı iddiası ile sokaÄŸa döküldüler. Bu protestolar devam ettiÄŸi takdirde Ahmed-i Nejad'ın dış politikasındaki sert davranışın deÄŸiÅŸmeyeceÄŸini düÅŸünebiliriz. İçerideki muhalefete karşı çoÄŸunluÄŸu arkasına almak amacıyla uygulayacağı en kolay yol bir dış düÅŸman yaratmak olacak, bu düÅŸman da İsrail ve ABD olarak hazır!
ABD'nin veya İsrail'in İran'a herhangi bir ÅŸekilde müdahale etmesi, dünya siyasetindeki dengeler ve de özellikle dünya enerji kaynaklarının dağılımı ve kullanılması dengeleri düÅŸünülürse olası gözükmüyor. İran petrol kaynaklarını kullanan ülkelerin sayısı ve gücü ve İran'ın coÄŸraf” durumu ABD'nin elini kolunu baÄŸlamaktadır. İran'ın Hürmüz BoÄŸazı'nı da kapayabileceÄŸini düÅŸünürsek, ABD saldırısı halinde  Çin'in petrol temin ettiÄŸi en önemli kaynak, hiç olmazsa bir süre için, devre dışında kalacaktır. Ayrıca BirleÅŸik Arap Emirlikleri ve diÄŸer Körfez ülkelerinin petrol nakliyatında da önemli aksamalar meydana gelecektir. Bu durumda dünya petrol fiyatlarının olaÄŸanüstü artışı kaçınılmaz olacaktır, çünkü bu bölgeden yapılan petrol ikmali de durma noktasına gelecektir. Yalnızca Çin deÄŸil, ABD ekonomisi de bugünkü kriz döneminde bu duruma tahammül edemez.
İran'ın askeri gücü Irak ile karşılaÅŸtırılamayacak kadar kuvvetlidir. Irak'ta baÅŸarıya ulaÅŸamayan, Afganistan ve Pakistan'da ne olacağını bilmeyen ABD'nin yeni bir cephe açması da, ilan edilen Obama doktrini çerçevesinde olası görünmemektedir. Belki hepsinden daha önemlisi de, Arap ülkelerinde mevcut Åžii inancına sahip nüfusun tutumunun hesaba katılması mecburiyetidir. Türkiye de İran'a karşı sürdürdüÄŸü dış politika hamlelerinde, ABD'nin İran'a müdahale edemeyeceÄŸini çok iyi bilerek hareket etmektedir. BaÅŸbakan ErdoÄŸan ve çevresinin  olayı iyi analiz ettiÄŸini ve bu sebeple de İran ile geniÅŸ kapsamlı enerji anlaÅŸmalarını, ABD'nin protestolarına ve tehditlerine raÄŸmen, gerçekleÅŸtirdiÄŸini düÅŸünmeliyiz.
İran'ın uyguladığı nükleer program konusunda, muhalifi ve iktidarı ile tam bir uyuÅŸmanın varolduÄŸunun bilinmesinde de fayda var. Bu sebepten nükleer çalışmaların barışçıl amaçlarla sınırlanması konusunda yapılacak görüÅŸmeler, BaÅŸkan Barack Obama'nın Kahire konuÅŸmasında ilan ettiÄŸi barış kavramı çerçevesinde, ancak ve derhal ABD'nin somut teklifleri ve hareketleriyle gerçeklik kazanabilecektir. Yoksa sözler boÅŸlukta kalacak!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3