Dün bu sütunda bir kitap tanıtımı yapmıştım. 2009 yılında birkaç ay önce, Princeton Üniversitesi'nden yayınlanan kitabın yazarları, U.C.Berkeley ekonomi profesörü ve 2001 yılı Ekonomi Nobel Ödülü sahibi George Akerlof ile Case-Shiller endeksinin yaratıcısı Yale Üniversitesi profesörü Robert Shiller idi! Kitabın adı ise 'Animal Spirits' (bu kelimeler dilimize 'Hayvani Ruh' adı ile tercüme ediliyor). Kitap insan psikolojisinin global kapitalizmi nasıl etkilediÄŸini, yönettiÄŸini ve krize sürüklediÄŸini vurguluyor.
Yazarlara göre aslında, Keynes'in 'Genel Teori' adlı eserinin, açık bütçe ve gevÅŸek para politikası tavsiyelerinin yanında içerdiÄŸi bir diÄŸer mesaj pek fark edilmemiÅŸ, dikkat çekmemiÅŸti. Keynes kitabında klasik iktisadın 'rasyonel insan' kavramına itiraz etmekte idi. Keynes birçok ekonomik faaliyetin rasyonel ekonomik nedenlerle yapıldığını kabul etmekle beraber, 'animal sprits' adını koyduÄŸu irrasyonel yaklaşımların inkar edilemeyecek kadar büyük bir katkı yaptıklarını, insanların salt rasyonel ekonomik motivasyonları olmadığını ve bugün gözlemlediÄŸimiz ekonomik dalgalanmaların temel kaynağının da bu tür irrasyonel insan davranışları olduÄŸunu vurguluyordu. Keynes'e göre büyük iÅŸsizlik ve daralma dönemlerini, önemli ölçüde bu tür 'hayvani insan yaklaşımlarına' borçlu idik. Nasıl klasiklerde Adam Smith'in 'görünmeyen eli' piyasa ekonomisindeki 'stabilitenin kaynağı' idi ise, Keynes'in vurguladığı 'animal spirits kavramı' da piyasa ekonomisindeki dengesizliklerin kaynağı idi ve makroekonomik modellemeye alınmalıydı. İşte bugünün makroekonomik yaklaşımında bu faktöre dikkat edilmemesi yukarıda adını verdiÄŸim kitabın yazarlarına göre en önemli teorik zayıflık.
Bugün Keynes gene moda oldu ve akademik ortamda ve medyadaki tartışmalar sürekli Keynes'e referans verilerek yapılıyor. Ama eski kavgalar da yeniden gündeme geliyor. 30 Mayıs 2009 tarihinde ünlü Harvard tarihçisi Niall Ferguson ile Nobel'li iktisatçı Paul Krugman medyada birbirlerine girmiÅŸti. Konu büyük bütçe açıklarının faizleri yükselterek, destek operasyonlarının reel büyüme etkisini büyük çapta sileceÄŸi ve elimizde sadece bütçe açıkları ve borç stoku artışı kalacağı, desteklerin büyük reel kazanç saÄŸlamayacağı konusu idi.
İlginç ÅŸekilde Keynes'in üç ciltlik en son biyografisini yazmış olan Robert Skidelsky de sonunda tartışmalara katıldı (10 Haziran 2009 Financial Times sayfa 9). Skidelsky açıklamaları ile destek paketlerinin, yani artan bütçe açıkları ve kamu borcunun etkisi konusunda Keynes'in pozisyonunu yeniden gündeme getirdi.
İlginçtir, Skidelsky, 'John Maynard Keynes: The Return of the Master' adlı yeni bir kitap yazmış bulunuyor ve kitap eylül ayında satışa çıkacak. Skidelsky ayrıca önümüzdeki günlerde İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde de, bir konuÅŸma için bulunacak. Skidelsky yukarıdaki tartışmanın aslında çok eski olduÄŸunu ve Keynes ile İngiltere Hazinesi'nin temsilcileri arasında 1929-1930 arasında aynı tartışmanın geçtiÄŸini hatırlatırken, Hazine'nin Keynes'e kamu kağıdı satarak finanse edilen harcamaların özel harcamaları eÅŸit miktarda azaltacağını söylediÄŸini ama Keynes'in, bu doÄŸru olsa, özel harcamanın etkisine de aynı gerekçe ile itiraz edilmesi gerektiÄŸini ileri sürdüÄŸünü, bu nedenle Hazine tezinin yanlış olduÄŸunu söylediÄŸini vurguluyor. Skidelsky, İngiliz Hazinesi'nin sonra tez deÄŸiÅŸtirdiÄŸini ve tehlikenin ek devlet harcamasının fiziki etkisinden daha çok psikolojik etkisinden kaynaklanabileceÄŸinin önemli olduÄŸunu vurgulamaya baÅŸladığını ekliyor. Bu teze göre devlet harcamalarının ve gerçekleÅŸecek bütçe açığı ve borç stoÄŸunun çok fazla artmasının, rasyonel olmasa da devletin iflası ÅŸüphesi anlamına geleceÄŸi öne sürülüyor. Bu da finansmanın zorlanması anlamına geliyor. Paul Krugman da bu tür psikolojik geliÅŸmenin 'capital flight' denen sermayenin kaçışı olgusuna neden olabileceÄŸini zaten peÅŸinen kabul ediyor.
Skidelsky'ye göre Keynes farklı zamanlarda farklı modeller kullanılması gerektiÄŸine inanıyordu. Ona göre bazen piyasalar klasik veya yeni klasik modellere uygun ve istikrarlı iÅŸleyebilirdi. Ama bazı zamanlarda da piyasa kötü çalışır ve kötü sonuçlara götürürdü. Piyasa çalışmadığı zaman da aynen bugün yapıldığı 'animal sprits' karşısında devletin özel önlemler alması gerekirdi. Yeni Keynesyen politikalar gerekebilirdi. Skidelsky'nin yorumuna göre, Keynes'in devrimi, kötü bilim ile iyi bilimin kavgası deÄŸildi. Devrim durumun hangi tür durum olduÄŸu belirlenirken, 'bad judgement' ile 'good judgement' arasında bir çekiÅŸme idi (judgement deÄŸerlendirme veya yargı olarak tercüme edilebilir).
Yarın bu sütuna aktaracağımız konu 'judgement' yani yargı gerektirecek bir konu. IMF'in 9 Haziran tarihli en son çalışmasına göre 10 en geliÅŸmiÅŸ ve zengin G20 ülkesinin brüt kamu borçluluk oranları 2007 yılındaki yüzde 78 düzeyinden 2014 yılında yüzde 114 düzeyine yükselecek (en kötü senaryoda yüzde 150 düzeyine). Bu ülkelerin kamu brüt borçlulukları toplam 9 trilyon dolar artacak. Bu ülkelerin vatandaÅŸları kiÅŸi başına 50.000 dolar borçlu hale gelecekler. Bu borçlar enflasyonla mı silinecek yoksa geri ödenmeyecek mi veya durgunluk uzun mu sürecek gibi çözümler var, hangisi gerçekleÅŸecek? Burada psikolojik faktörler, beklentiler, irrasyonel yaklaşımlar ve 'animal spirits' herhalde önemli bir faktör olacak!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.