Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Zaman inisiyatifi ele alma zamanıdır!..

Türkiye'de itibarı en üst düzeyde kalmış, halkın tüm kesimlerinden en yüksek güven puanını almayı sürdüren tek kuruluÅŸ hala Türk Silahlı Kuvvetleri... Bu konuda tereddüdü olan varsa lütfen bir e-posta atsın; kendilerine TSK'nın deÄŸil uluslararası kuruluÅŸların ve üniversitelerin yaptırdığı onlarca araÅŸtırmayı hemen göndereyim...
Bu notu zaman zaman bana tereddütlerini bildiren ya da bildirmeseler de bu kadar iddialı ifadelere karşı olan bazı okurlar için düÅŸüyorum... Daha da kesin ifade edelim: Türk halkının açık ara en çok güvendiÄŸi kurum Türk Silahlı Kuvvetleri'dir...


Prof. Dr. Acar BaltaÅŸ'ın ifadesiyle, mevcudiyetini 'Bu iÅŸte benim ne çıkarım var?' (What's in it for me?) sorusundan deÄŸil; 'deÄŸerlerden' alan iki toplumsal yapıdan biri olarak gücünü koruyabilmiÅŸtir Türk Silahlı Kuvvetleri... DiÄŸeri de dini yapılanmalardır tabii ki...
Peki, bir kurum ne zaman zayıflar, içten içe çürür?..
DeÄŸerlerini yitirdiÄŸi zaman...
Bu durum ÅŸirketler için de böyledir; devletler için de; futbol takımları için de; hatta aileler için de...
Åžu sıra yapılmak istenen nedir?.. TSK'nın deÄŸer taÅŸlarını yerinden oynatmak... Milli mutabakatın son buluÅŸtuÄŸu kaleyi yıkmaya çalışmak!.. En azından zayıflatmak...
Buna karşı yapılacak tek ÅŸey nedir? Sırtı yine milli mutabakata yaslamak... Oradan güç ve destek almak...
Bunun için ne gerekir?..
Müphemiyetin ortadan kaldırılması! Hem de hemen... Algılama yönetiminde en etkili faktör zamandır... Hızdır...
Bunu da en iyi askerler bilir...
Oysa ÅŸu sıra geçen her saatin TSK'nın aleyhine çalışmakta olduÄŸunu da en iyi onların bilmesi gerekir... Bilgilendirme ve aksiyon alma sürecinde TSK'nin inisiyatifi ele alması, iletiÅŸim atağına geçmesi zamanı gelmiÅŸtir ve geçmektedir.
Geç kalınmış doÄŸru bir adım; erken atılmış yarı doÄŸru bir adımdan daha yanlış olabilir... Ve de daha iyi, iyi'nin; en iyi hepsinin düÅŸmanıdır...

Dikkat! Marka geniÅŸlemesi her yöne çalışmaz...
MEDYA ve kamuoyunda 'yönetilen gündem'in içinde yer alan kuruluÅŸların yanı sıra 'gündemi yöneten' kuruluÅŸlar da var. Aradaki fark çok basit: Bir konuya veya gündeme malzeme olan ÅŸirketler ve iÅŸini iyi yapıp iÅŸini malzeme yapan, gündem yaratan ÅŸirketler.
Neredeyse magazin haberlerinin bile ekonomik krizle iliÅŸkilendirildiÄŸi, yatırımların ve istihdamın durma noktasında olduÄŸu yolunda ÅŸeamet tellallığı yapıldığı bir dönemde 'risk'li bir iÅŸe imza atan Banvit de bu ikinci türden ÅŸirketlere iyi bir örnek.
Sen yıllarca beyaz et ve saÄŸlıklı beslenme konularına yatırım yap, pazar lideri ol, pazara yön ver, pazarın geliÅŸmesi için çaba harca, kuÅŸ gribi ve benzer krizlerden layıkıyla çıkmayı baÅŸar, hedef kitle nezdinde beyaz et ve yararlarıyla ilgili konu yönetimi yap, markanı beyaz et üzerine odaklayıp neredeyse jenerik marka haline gel, bir gün çıkıp 'Ben ÅŸimdi de kırmızı et sektörüne girip, ÅŸansımı deneyeceÄŸim' deyiver...
Allah'tan bana kimse fikrimi sormamış... İlk reaksiyonum 'Aklınızı peynir ekmekle yediniz herhalde!' olurdu...
Marka geniÅŸlemesi (brand extention) marka yönetiminde çok önemli bir unsurdur... Bir markaya yaptığınız yatırımı çok küçük pazarlama yatırımlarıyla diÄŸer ürün gamlarına taşıyabilirsiniz... Çamaşır makinesinden bulaşık makinesine oradan buzdolabına ve diÄŸer beyaz eÅŸya ürünlerine geçmek gibi... Fakat marka geniÅŸlemesi her yöne çalışmaz... Ya da 'Zor çalışır!' diyelim... Gillette çok ünlü ve baÅŸarılı bir erkek markası diye, Gillette marka prezervatif çıkarırsanız dilediÄŸiniz satış hedeflerine ulaÅŸamayabilirsiniz...
Banvit ÅŸu sıra 'zor'u deniyor... Yaptığı tanıtım aslında gerek PR, gerek pazarlama, gerekse reklam alanında üniversitede tartışılacak düzeyde ilginç. İlginçliÄŸin bir ayağı da rekabetin yoÄŸunluÄŸunda... Banvit'in beyaz et için verdiÄŸi mücadelenin benzerini, kırmızı et için yıllardır para, emek ve zaman harcayarak vermiÅŸ onca rakipler arenada avlarını bekleyen aslanlar gibi yeni giriÅŸimcileri yalayıp yutmak için sabırsızlanıyorlar.
Yine de içimden bir ses 'Helal olsun. Bu cesaret, her türlü ÅŸansı hak ediyor' diyor. DiÄŸer nispeten daha düÅŸük volümlü bir ses ise 'Acaba nasıl yapacaklar?' diye endiÅŸeli...
Banvit'i her şıkta kutluyorum... Rekabet tüketiciye, yani bizlere yarar... Sahneye giriÅŸleri muhteÅŸem oldu... Umalım devamı da öyle gelir...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3