İçim parçalandı... İnanmak istemedim... Ve de hüzünlendim... Olayı 'set' eden hokkabazlara deÄŸil; daha çok bizimkilere...
Ernesto Che Guevara'nın torunuymuş...
Adı Lydia Guevara imiÅŸ... Erkan Özerman'ın Türkiye magazin dünyasının başına bir süre musallat ettiÄŸi 'Çakma Haydar PaÅŸa gelini' Christine Haydar'ı hatırlattı biraz bana...
GöÄŸsünde çapraz fiÅŸeklikler... FiÅŸeklerin yerinde havuçlar... Memelerin diri yuvarlaklığı yandan davetkar bir ÅŸekilde kendini belli ediyor... İri ve iÅŸtah açıcı... Kafada Che'nin hiçbir zaman kullanmadığı renkte ve tipte bir bere... Sol el yumruk yapılmış havada... Hiçbir solcunun tutmayacağı bir açıda... Her ÅŸey buram buram 'müptezellik' kokuyor...
FotoÄŸrafı çeken gariban (Gavin Bond, dilerseniz web sitesine bakabilirsiniz) belli ki, ne Che'nin orijinal fotoÄŸraflarını adam gibi incelemiÅŸ, ne de en azından Alberto Korda'nın çektiÄŸi o ünlü fotoÄŸrafa bakma zahmetine katlanmış... Onun hesabı reklam ve ilgi çekmek, bağış toplamak. Sonbaharda baÅŸlayacak bir 'hayvan' kampanyası adına PETA için çekmiÅŸ bu fotoÄŸrafları. Örgütün iletiÅŸim sorumlusu diyor ki, 'İki ÅŸeyden esinlendik: Biri Che, diÄŸeri de The Pretenders'ın 1999 çıkan albümü 'Viva el amor'un kapağından'... Gidin bakın kapaÄŸa, ne alaka siz karar verin...
PETA, 2008 yılında Eva Mendes ve Pamela Anderson gibi ÅŸöhretleri de çırılçıplak kamera karşısına geçirmiÅŸ... İlginç bir 'Hayvan sevgisi ifadesi' doÄŸrusu... İnternet ortamında 'adult' siteleri kovalayanlar için mükemmel de; normal hayvanlara bundan ne, anlamak zor...
İşin en vahimi de, bizim medya... Haberin (!) üzerine atlamışlar... Hem de birinci sayfalardan: 'Torun Che vejetaryen devrimi için soyundu.' Lydia Hanım Güney Afrika'da kendisi için deÄŸil, hayvan hakları örgütü PETA için soyunmuÅŸmuÅŸ...
14 Haziran'da dünyaya gelmiÅŸ olan Che, yaÅŸ gününde mezarında birkaç tur atmıştır... Adının, ÅŸanının, çağımızın en büyük 'mit'lerinden, kahramanlarından biri olma özelliÄŸinin yıllardır bozuk para edilmeye çalışılmasına deÄŸil; yeni yetme kuÅŸakların 'Guerrillero Heroico' fotoÄŸrafına ve o fotoÄŸrafın arkasındaki ruha saygılarını yitirmiÅŸ olmaları, dayanılır acı deÄŸildir. Che'nin ruhu onun için iki defa muazzep olmuÅŸtur herhalde...
Ayşe'nin fotoğrafını keşke duvarıma assam...
FotoÄŸraflara ÅŸöyle bir baktım. AyÅŸe ya da fotoÄŸrafları çeken Nihat Odabaşı bunlardan birini büyüttürse, imzalasa, çerçeveletse ve bana armaÄŸan etse, odanın baÅŸköÅŸesine asar mısın?
Aslanlar gibi asarım... Hem de göÄŸsümü gere gere...
Bu fotoÄŸraflar bizim Hello'da deÄŸil de ABD'de Vanity Fair'de yayınlansaydı, ne yapacaktık... AÄŸzımızın suyu akacak mıydı? Akacaktı. HaÅŸa AyÅŸe'ye deÄŸil... FotoÄŸraflara... 'Suç ortaklığı'na davet edenle, 'Suça teÅŸvik eden' fotoÄŸrafı birbirinden ayırt edemeyen insanların ülkesinde 'bedii olanın' yaÅŸaması zordur...
'Müstehcen'le (erotik) 'Müstekreh'i (pornografik) ayıramayan; 'Estetik'le 'Ticari'yi karıştıran zihniyet, AyÅŸe Arman'ın fotoÄŸraflarına baktığında bir insanın duygusal zenginliÄŸinden çok etin tahrik ve tahrip gücünü arar...
AyÅŸe Arman'ın fotoÄŸrafları son derece samimidir. Che Guevara'nın torunu olduÄŸu söylenen hatun kiÅŸinin yaptığı çifte standart yoktur burada... O güzelim fotoÄŸrafları ne için, nasıl çektirdiÄŸini açık yüreklilikle ifade etmiÅŸtir... İşin sonunda da doÄŸrudan bir ticari kaygı yoktur... Esas samimiyetsiz olanlar, o fotoÄŸraflara hem hayranlıkla bakıp hem de 'tu kaka' diyenlerdir... AÄŸaç kovuÄŸu gördüklerinde dahi cinsel heyecan duyan ve güzelliÄŸin bedii bir yaklaşımla her türden sergilenmesini kategorik olarak reddedenler, tartışmamız dışıdır; Allah onları ıslah etsin...
AyÅŸe ve Nihat'ı gönülden kutluyorum... İmzalı fotoÄŸraf, laf ola beri gele söylenmiÅŸtir. Lütfen ciddiye alınmaya...