AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-07-03

kategori2

Sistem çökerken ne yükseliyor?

Seçim sonuçlarının tozu dumanı dindiğinde temel sorunlarımızla baş başa kalacağız.
G-20 toplantısı, hemen ardından NATO toplantısı ve olabilirse Kürt Konferansı, Türkiye açısından son derece kritik...
Ortak bir zemin yakalandığını, karşılıklı 'ötekileştirme'den kaynaklanan gerginliğin yerini rahatlamaya bıraktığını görüyoruz.
Ancak bu ay içinde meydana gelecek olaylar, tarihi kararlar ve alınacak pozis-yonlar bu rahatlığın bir rehavete dönüşmesine engeldir.
22 Temmuz'dan sonra bir 'ayar' askere verilmişti...
29 Mart'ta ise Erdoğan'a verildi...
Yani tarihsel ve ironik olarak (uzunca bir süreden bu yana) asker ve Erdoğan aynı safta hizalı...
Bu sonuçları doğru okuyup ön alacak olan da bu cenahtır. Tandoğan'da ayağa kalkıp sonra Ergenekon'la sinen ve bu seçim sonucuyla kendine güven tazeleyen yığınların özgüveni üzerinden siyasete yön vereceklerin de gazına gelmemek gerek.
Doğan grubunun 'tamamen duygusal' gazına gelip Kürt kartı üzerinden tuzağa düşmeyelim...
Can havliyle ofansif oynamak doğalarında var.
Ne CHP ne MHP bu tablodan mutabakat arayışına girecektir. O nedenle bu 
saatten sonra uyanık ve rezervli olmak şarttır.
Israrla Saadet Partisi'ne gönderme yapmamı manasız bulanlar olabilir. 
Tüm resme ve sürece dikkatle bakarsanız neye ihtiyaç duyduğumuzu 
görürsünüz.

1) Küresel sistem derin bir krizde... Bu bir çöküştür.
2) Seçimler millete bir mutabakat ve diyalog zemini sunmuştur.
3) Bu olumlu tablodan hem içeride hem dışarıda rahatsız olanlar elbette vardır.
4) Toplum muhendisliğine soyunan çakallar medyada baş köşelerde kendilerine yeni mevzi tahkim  etmekteler.
5) Kürt meselesi temel göstergedir... ABD planına destek atan içimizdeki hainlerdir...
Önümüzde çok ama çok kısa vadede şekillenecek bir resim var... Siyaset hayatın gerçeğine tabi... Samimi ve cesur olan kazanacak. Türkiye'ye kazandıracak...