AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-03
Son üç aydır karış karış Anadolu'yu dolaşıyorum. Çok kötümser insanlara da, oldukça iyimser insanlara da rastlıyoruz. Genelde ülkemiz insanı ekonomi konusundaki değerlendirmelerini siyasi görüşü çerçevesinde yapıyor. Bu çok yanlış bir yaklaşım. Güncel değerlendirme yaparken siyaset ile ekonomiyi ayrı tutmak daha sağlıklı değerlendirme yapmaya izin verir. Tabii bu yazdıklarımı beğenen de olacaktır, söven de; ama biz işimize bakalım, sayıları inceleyelim.
Bu sütunda uzun zamandır 'önce ABD toplanır, sonra da Avrupa (ve özellikle Almanya), o zaman biz de toparlanma kervanına katılırız' şeklinde bir süreç analizi yapmaktayım. Ama ortada tuhaf bir durum var. Krizi çıkartan ve en büyük hasar gören ABD en son IMF revize tahminlerinde en küçük hasarla toparlanacak gibi gözüküyor. 2008 son çeyreğinde yüzde 6.3 daralan ABD ekonomisi (yıllığa çevrilmiş veridir), 2009 birinci çeyreğinde de yüzde 6.1 daraldı. Ama IMF Nisan revize tahminlerinde ABD'nin 2009 yılında eksi 2.8 ile daralacağını, 2009 yılında ise sıfır büyümeye geleceğini söylüyor. Halbuki IMF tahmini mesela Almanya'nın 2008 yılında eksi yüzde 5.6 düzeyinde gerileyeceğini, 2010 yılında da gene eksi yüzde 1 büyüme ile daralmaya devam edeceğini söylüyor. Almanya (ve bizim için de) için bu kötü haberlere karşılık hem Almanya'da hem de bizde, güven ve beklenti endeksleri pozitife dönmüş durumda (Almanya'da ZEW ve Ifo adlı kurumların beklenti endeksleri.)
Bu arada en kötümser Roubini'nin milletin ruhunu kararttığı ABD'den gelen haberlerde ise yılbaşından bu yana toparlanma açık seçik görülüyor. ABD 2009 birinci çeyreği eksi 6.1 daralma sergilerken, iki yıldır ilk defa çeyreklik tüketim endeksi yüzde 2.2 reel artış ile güçlü değişim sergiledi. ABD tüketicisi fiyat düşüşlerine reaksiyon vererek tüketimi arttırıyor, perakende sektörü toparlanmaya başladı. Buna karşılık ABD özel şirketler kesimi yatırım yapmayarak finans sektörünün düzelmesini beklemeyi tercih ediyordu. Dün gelen haberlerde bunun değiştiğini görüyoruz. ISM (Institute of Supply Management) adlı kurum ABD'de tedarikçilerin verilerinden ekonomiyi takip eden bir kuruluş. ISM ekonomideki üretim ve talep gelişmelerini erkenden sinyalliyor. Aşağıda dün ilan edilen en son ISM verileri var.
ISM imalat sanayi birleşik endeksi mart ayında 36.3 değerinden 40.1 değerine yükselmiş. Endeksin alt kalemlerinden en önemlisi ISM yeni siparişler endeksi 41.2 değerinden 47.2 değerine çıkmış. İmalat sanayi üretim endeksi 36.4 değerinden 40.4 değerine çıkmış. ISM imalat sanayi istihdam endeksi ise 28.1 değerinden yukarı doğru kıpırdayarak 34.4 değerine çıkmış. Tedarikçilerin teslimat endeksi ise 43.6 değerinden 44.9 düzeyine yükselmiş.
ABD'de konunun uzmanları, geçmişte ISM imalat sanayi birleşik endeksi 41.2 değerini aştığında bu ekonomi genelinde yaygın büyüme anlamına gelir değerlendirmesi yapıyor. ISM endeksi dört aydır beklentilerin üstünde geliyor ve mayıs ayında da yukarıda verilen 41.2 eşiğini aşması bekleniyor.
ABD'de beklentilerin değiştiğinin en önemli göstergesi University of Michigan tarafından derlenen (Consumer Sentiment Index) adlı tüketici güven endeksidir. Bu endeksin dün yeni ilan edilen mart ayı değeri de 57.3 düzeyinden 65.1 değerine yükselmiş bulunuyor.
Aşağıda durumu özetleyen endeks grafikleri var.
Birinci grafik ISM birleşik endeksinin gidişatını gösteriyor.
Grafik 1: ISM İmalat Sanayi Birleşik Endeksi
İkinci grafik imalat sanayi sektöründe yeni siparişler ve üretimin gidişatını göstermekte. Grafiğe bakıldığında siparişlerin zıpladığını ve arkadan da üretimin geldiğini görmek mümkün. Darısı Almanya'nın başına!
Grafik 2: ISM Yeni Siparişler ve Üretim Endeksleri