AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-07-03

kategori2

Onur almaya geldik

Alkışlar, dualar, sloganlar, kararlı, inatçı bir protesto... Cumhuriyetin en güzel çocukları Türkan Saylan'ın cenazesinde...Tam beş saattir yollar tutulmuş. Gelenler Türkan Saylan'ın onuruna dokunmaya geldi.... Konuşmasını büyük bir kararlılıkla yapan kim varsa, yığınlar onu çılgınca alkışlıyor...
Her köşede bir öbek... Ve bu sessiz bir yığın değil...Tavırlı, dik, mağrur... Sanatçılar, milletvekilleri, memurlar, öğrenciler ve kadınlar... Yaşlısı, genci...Tertemiz giyimli...
Teşvikiye Camii'nin girişinde dört mermer sütun var... Bu Roma sütunları dev bir alınlık taşıyor. Alınlığın üzerinde Osmanlı devlet arması... Soldaki sütunda bir çelenk... Üzerinde Candan Erçetin yazıyor... Bir Cumhuriyet kadını... Yanında İstanbul Üniversitesi'nden bir başka çelenk... Ortadaki sütuna ise Türkan Saylan'ın dev bir resmi sarılı... Gölgesinde iki yaşlı kadın... Kuran okuyorlar... Avluya yazarlar giriyor... İnsanlar yazarlarına sımsıkı sarılıyor...'Dik duracağız...Teslim olmayacağız.'
Yükselen ses bu... Bu bir kalabalık değil... Koca bir aile... İstanbul ilk kez bir başka cenazeye tanık oldu.
Cumhuriyetin onurlu evlatları; sorgulayan; hesap soran; inanan; teslim olmayan; onurlu evlatları bir araya geldi. Alkışlarla bir cenaze kaldırıldı... Dualarla bir cenaze kaldırıldı... Bu satırları cami avlusunda yazıyorum... Ezan okunuyor... Sert bir poyraz yerdeki yaprakları savuruyor... Kalabalık dalgalanıyor... Bayraklar süzülüyor... Hüzün de var... Umut da var... Cumhuriyetin en güzel çocukları bir cenazenin etrafında toplandı... Sadece şu avluda toplanan kadınlara bakarak şunu söyleyebilirim... İşiniz zor... Çok zor. Neden mi ey hain arkadaşlar? Pir Sultan ne demiş? 'Dönen dönsün... Ben dönmezem yolumdan.'