AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-03
Çarşamba gecesi çok uzun zamandır ilk defa Saracoğlu Stadı'na gittim ve UEFA finalini seyrettim. Futbol kaliteli olmasa da, heyecan vardı, ama daha da önemlisi futbol keyfi vardı. Çünkü bizim gönüllüler, bizim Federasyon, yani bizim ülkenin insanı büyük çaba harcamış olsa da ve tesis ülkemizin tesisi olsa da, UEFA'nın ilkeleri hakimdi. Bu nedenle futbolun ne kadar büyük keyif olduğunu görmek mümkündü. (Bir açıklama da yapalım, stadın üst kullanım hakkı Fenerbahçe'ye aittir, stat ise devlete aittir, Fenerbahçe yapmış olsa da!).
Sonra eve geldim. Aziz Yıldırım'ın adaylığını açıkladığı toplantıya davetli idim ama gitmemiştim. Digitürk kabloları kesildiğinden beri stattan ve Aziz Bey'in yaklaşımından soğumuştum. Görüşlerimi de gazeteye bir gün evvel yazmıştım. O akşam aşağıdaki mail geldi. Aynen yayınlıyorum. Sadece küfürleri sansürledim, ama anlaşılması mümkün. İmla hatalarını aynen bıraktım. Gönderen 'kahraman Fenerbahçeli'nin' adı da, kendi beyanına göre Sedat Sedo! Bu mektup hakkında bir şey eklemeye gerek duymuyorum.Tabii ki bu mail Fenerbahçe camiasını bağlamaz. Ama bu kafada, ülkemizde çok Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı veya başka bir sürü takım taraftarı, kendini sporsever sanan insan olduğunu da biliyorum.
Bakın ne demiş kahramanımız:
'Neyse ana avrat küfür edecektim vaz gectim. La yavsak o kablolari GFB lilerin kestigini tüm camia biliyor. Azicik adam ol da, en azindan internette ki taraftar formlarini takip et. Ben kestim ne bok yiyecen simdi a....k agizli. Kahvaltiya gelmezmis! S...me gel daşş...gima gelme! Fenerbahceli ayagina yatarsiniz, Fenerbahcenin sirtindan meshur olmaktan baska bir sey düsündügünüz yoktur. Kalsaydin ya ekonomi yazari olarak bakalim kac kisi taniyacakti seni g..!!!
Ya yazma yada dogrusunu ögrenip öyle yaz. Bir arastir bakalim o mac öncesi yayinci kurulusla Fenerbahce arasinda neler gecmis. ermanla sansar yavsagi ne gibi bo... yemisler de Fenerbahcelileri delirtmisler. Yok ama isine gelmez, iki duyum tamam a.... koyum yüklen ondan sonra!
Sen ekonomistsin, malinin degerini metazori ile ederinden assagisina sattirmaya calisanlara karsi ne yaparsin. Elin kolun bagli. ayrica o kameralari tel örgülerin arkasina 'tiktirtma' olayi kac sene öncesindeki kaos dönemine ait.
Allahaskina gelme Fenerbahceye, allahaskina yazma Fenerbahceyi. Küs bize, bak bu güne kadar seni okumak zahmetine katlanmiyordum. Ama duramadin, yine meshur olma güdülerin depresti (yada sadan abilerinden direktif aldin) yine Fenerbahceye saldirmanin dayanilmaz hafifligine kapilmissin. S..... git la! isin gücünmü yok senin Fenerbahceden baska?! Biz senin gibileri coktan sildik, sen de bizi sil g..... yiyorsa. Git fatih amcanin k.... yala biraz top !
Allah'tan başka tür 'sporsever' insanlar da var. Aynı yazı ile ilgili olarak aşağıdaki mail de geldi. Onu da aynen aktarıyorum.
'Merhaba, bu gün Aziz Yıldırım hakkında yazdıklarınız konusunda sizi kutlamak istedim. Basınımızda pek yer alamayan bir cesaretle yazılmıştı. Ben yıllarca kürek sporuna hizmet vermiş biri olarak Fenerbahçeli yöneticilerin kendi takımına kahraman gibi gözükürken aslında spora ne kadar zarar verdiklerini birebir yaşamış biriyim. Zamanında onlardan biri olan Doktor Semih'in fanatik tutumu yüzünden karma ekip kuramayıp Münih olimpiyatlarına katılma şansımızı da yitirmiştik. Ben de yıllarca bu küskünlükle sporculuğa devam etmiş, sonunda da Almanya'ya antrenör olarak transfer edilmiş ve ancak o zaman yaptıklarımdan gurur duyabilmiştim. Şimdi aynı şeyi Aziz bey yapıyor. Kendi çevresinde kahraman gibi gözükürken, Türk futbolunun geri gitmesine sebep oluyor. Fenerbahçe'nin zayıflaması diğer takımlara da bulaşıyor ve neticede rekabet ortadan kalkınca, Türkiye kaybediyor. Sizi cesur yazınızdan dolayı tekrar kutluyorum. Saygılarımla. Celal Gürsoy.'
Bu da farklı bir bakış. Siz hangi tür bakışı seviyorsunuz?
Çarşamba gecesi UEFA final maçından aklımda kalan, Lucescu'nun takımındaki Brezilyalılar gerçek de, bizim takımlardaki Brezilyalılar sahte mi düşüncesi oldu! Kim seçmişti ülkemizdeki Brezilyalıları, Aragones mi?