AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-03

kategori2

Burçak Güven ve Gürcan Bilgiç'e teşekkür!

Medya tarihine bakıldığı zaman kabaca 1900'lü yılların başında icat edilmiş, ABD'de Hearst ve Pulitzer gibi 'medya cambazlarının' icat edip büyüttüğü sarı gazetecilik (yellow journalism) denen bir yaklaşım vardır. Nedir derseniz, bir-iki gazete hariç, ülkemizdeki birçok gazete bugün ciddi birer sarı gazetecilik örneğidirler. İngiltere'de Sun ve Almanya'da Bild en güzel uluslararası örneklerdir. İsteyen Wikipedia veya Google'da arar ve 'yellow journalism' kavramının kökenini ve yaklaşımını detaylı şekilde inceleyebilir. 
Bu tür gazetecilikte her tür rezillik serbesttir. Gazete çeşitli emeller için kullanılabilir. Yaklaşımın, esası abartma ve uydurmadır. Gerçek kovalanmaz. Uyduruk haberler yazılır!
Ancak binlerce medya mensubu arasında çok az sayıda insan, sarı gazeteciliğin yaklaşımına isyan eder, intikamdan korkmadan yazılması gerekeni yazabilir. Zaten geçim sıkıntıları içindeki başkaları haklı şekilde korkar ve susmaya mecbur olurlar. Onları itham edemem, çünkü gazetecinin ülkemizde hiçbir garantisi yoktur!
Ama biz bugün düzgün gazetecililiğe prim verelim.
Bir örnek vereyim. 30 Mayıs tarihli Sabah Gazetesi'nde Gürcan Bilgiç göreli olarak genç bir spor yazarı ve Fenerbahçeli olmasına rağmen, kalemi eline alıp Fenerbahçe'nin eski kaptanı Ümit Özat'ın röportajında ortaya çıkan bir gerçeği gündeme getirmiş. Fenerbahçe yöneticilerinin resmi siteden 'Bizim hiçbir sporcuya borcumuz yok, kimsenin kalan alacakları yok!' beyanatına karşılık, Ümit Özat 100. yıl şampiyonluğundan sonra, kendisine sözleşmesi gereği verilmesi gereken ödemelerin ve şampiyonluk primlerinin ödenmediğini açık seçik söylemiş. Kulüpten ayrılan diğer futbolculara da hakları olan ödemelerin yapılmadığını da eklemiş. Fenerbahçe sadece alacağı için Federasyon'a veya FİFA'ya gidenleri alacaklı saymakta imiş. Gürcan der ki, kurumsallaşma arzusu içinde olduğunu beyan eden Aziz Yıldırım Fenerbahçe'sinde, yönetim açıklamaları bir gün sonra çöpe dönüşmemeli. Biz de Gürcan'ın tezine 'Amin' diyoruz. Bu haberi yazmayan, ama kulüp başkanlarının 'sofrasına oturanlar' ise 'sarı gazete' elemanı sayılırlar. Fenerbahçe Kongresi'nde dağıtılan mali tablolara bakmayıp, yıkama yağlamaya girişenler de, genel yayın yönetmeni de olsalar sarı gazetecidirler.
Bir başka örnek daha vereyim. Bir gazete, iddiaya göre (tabii ben gerçeği bilemiyorum ama böyle konuşuluyor) kendisine reklam vermeyen inşaatçı Ali Ağaoğlu ile ilgili olarak 'Bu kadar para kazanıyor, eşek yükü ile serveti var, ama vergi rekortmenleri listesinde hiçbir şirketi yok! Lüks arabalar, helikopterler var, gece hayatı var, ama vergi yok!' diye bir iddia ileri sürmüş. Ağaoğlu adlı inşaat girişimcisinin Akdeniz İnşaat şirketi 60 milyon kar ile 12 milyon Kurumlar Vergisi ödemiş. Bu şirket İstanbul'da büyük mükellefler arasında 71'inci sırada yer almakta imiş. Bu girişimcinin şirketleri son iki yılda 45 milyon toplam vergi ödemiş. Son iki yılda kamuya aktardıkları doğrudan ve dolaylı vergilerin toplamı ise 178 milyon TL olmuş. Girişimci ise 4.4 milyon şahsi kazanç gerçekleştirmiş ve 1.5 milyon Gelir Vergisi vermiş. Bu kişi 2008 yılında Gelir Vergisi'nde İstanbul'da 68'inci sırada ve Türkiye genelinde de 68'inci olarak yer almış. 10 bin kadar kişi çalıştıran ve 3 milyar dolarlık inşaat yaparak katma değer yaratan bir girişimciye medyanın biraz hürmetli olması gerekti. Kaldı ki medyanın , inşaatçının Halk Bankası ile ilişkileri sonucu GS'ın yeni stadının inşa işini engelleyip, yenilenebilecek ihaleyi almaya soyunduğu haberi de, Halk Bankası tarafından reddedildi.
Ancak bir de farklı tür gazeteciler var. Bu tartışmanın dayandığı Forbes dergisinde yayınlanan Gelir Vergisi ve servet sıralamasının medya tarafından ortaya atılan tezlerle ilgisi olmadığını, servet ile gelirin, Kurumlar Vergisi ile Gelir Vergisi'nin karıştırıldığı konusu Forbes Genel Yayın Yönetmeni Burçak Güven tarafından 17.05.2009 tarihinde Sabah Gazetesi'nin sekizinci sayfasında yayınlandı da biz de rahat bir nefes aldık. Burçak Güven ilişkili medyaya 'Hem kötü gazetecilik yapıyorsunuz, hem de servet düşmanlığı ve kamuoyunu da yanlış bilgilendiriyorsunuz!' diyor.
Bravo Burçak Güven, siz 'sarı gazeteci' değil, gerçek bir gazetecisiniz, dürüst bir insansınız, bin defa teşekkür!