AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-03

kategori2

Bir dakikada tersine dönüş!

Bir yılı aşan süredir insanların çoğu kötümserken ben bu satırlarda iyimserlik aşılamaya çalıştım.
Ama nedense ülkemizde kötümserlik prim yapıyor. Ve siz iyimserlik yaymaya çalışırken, insanlar size kızıyor ve hakaret ediyorlar. İyimser olan kişi cahil, beceriksiz veya ahlaksız bile sayılabiliyor. Bu tabii kültürel bir olgu! Şarkılarımıza bakın konuları ne? Terk eden sevgili, ayrılık, aşk ızdırabı, acı, ölüm! Sadece kötü durumlarda değil, olumlu durumlarda da ters ve aşırı reaksiyon verebiliyoruz. Tuttuğu takım bir maçta iyi oynayan, hemen şampiyonluğu ilan ediyor. Aşırı ve abartılı yorumu ve reaksiyonu, ister pozitif ister negatif olsun, tercih ediyoruz.
Temel bazı varsayımlarımız da var. Birisi, bizden değilse veya bizim fikrimize katılmıyorsa yandı. Biz dürüstüz, onlar sahtekar, satılmış. Biz suçsuzuz, onlar suçlu. Dayan bir  e-mail, hırpala, ez keratayı!
Bunlar tabii ki sağlıklı yaklaşımlar değil, ama köşe yazarları da farklı davranış içine girebilirler.
Bayılıyorum, medyadaki imzasız, isimsiz sallamalara, imalara! Ama işler değişebilir! Mesela bakarsınız, bugüne kadar iyimser davranan ben, şimdi birçok kimse iyimser yaklaşmaya başladığı için, derhal dönüp kötümseri oynayabilirim! Alt tarafı biz de 30 yıldır Babiali'de yaşıyoruz!
Hatırlanırsa, bana göre iyileşme sürecinde, krizi çıkartan ABD önce toparlanacak, sonra Almanya ve sonra da biz! Peki ABD ve dünya şu anda nerede duruyor? Ortalıkta iyimserlik işareti veren birçok faktör var! The Financial Times hafta sonunda özetle ABD' de iyimserlik sinyali yayan faktörleri yayınlamış. Ama kötümserlik verecek birçok faktör de mevcut. Nedir bunlar?
İyimser bakılırsa en kötü durumdaki finans sektöründe bile birçok finansal faktör Eylül 2008 düzeyine, Lehman batışı öncesine dönmüş.
Örneğin 10 yıl vadeli ABD kamu kağıdının faizi yüzde 1.6 gelecek enflasyonu işareti veriyor, bu da on yıllık ortalamasına eşit.
Örneğin ABD'de bankalar arası piyasada libor-OIS arasındaki 'spread' denen faiz farkı, yani bankaların birbirlerine verilen üç aylık kredilerde Merkez Bankası faizi üzerine ekledikleri prim, Eylül 2008 düzeyinden düşük.
Örneğin ABD borsasındaki hisse senetleri 1920'den bu yana geri dönerek hesaplanan getirilerinin yani tarihsel kazançlarının 16 misli fiyattan alınıp satılmakta.
Örneğin, emtia fiyatlarının bazıları yukarıda, bazıları aşağıda ama, petrol fiyatı varil başına 68 dolara gelmiş de olsa, emtia fiyatları son beş yıllık ortalamaları düzeyinde fiyat görmekteler. Petrol fiyatı da kabaca OPEC'in petrol fiyatında tutturmak istediği düzeyde!
Tüm dünyada mali sektör hisse senetlerini eski değerlerinin üçte birine düşmüş olmasını bir kenara koyarsanız (çünkü krizde en çok hırpalanan sektör mali sektör) hisse senetleri 2007 düzeyine döndü denilebilir.
Ama diğer taraftan piyasalarda volatility yani dalgalanma ölçütü olan Vix Endeksi düştü ama gene de 10 yıllık ortalamasının iki misli değerde. Bu hala kötü!
'Baa' rating alan şirketlerin bonolarının faizi  (ki bu tür borçlanma fiyatı genel kredi bolluğuna işaret eder) on yıllık ortalamasının bir puan üstünde, yüzde 8 civarında.  Bu da iyi değil.
Gelişen ülke bonolarının spreadleri de uzun dönem ortalamalarının bir puan üstündeler. Bu da fena!
Her ne kadar yükseldiğini daha önce defalarca gündeme getirmiş de olsak, Baltic Dry Index (yani dünya ticaretinde canlanmayı işaret eden deniz taşıma fiyat  endeksi) son 10 yıllık değerinin üstünde ama 2008 zirvesinden üçte iki aşağıda!
Daha çok şey yazabiliriz. Faizler hiçbir zaman bu kadar düşük olmamıştı, ama gelişmiş ülke bütçe açıkları ve borç oranları da hiçbir zaman bu kadar yüksek olmamıştı.
Gördünüz mü, bir Financial Times okudum, bir dakikada nasıl hemen dönüverdim ve kötümserlik sinyallerini vurguladım? Çünkü kötümser olmak kolay iş de, ondan çabuk oldu! Bazıları şimdi mutlu mu?