AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-07-03
Medya patronu olacaksınız ve kendi kanalınızın haber bültenine hükmedebileceksiniz...
No, you can not.
Ertuğrul Özkök olacaksınız, haftanın neredeyse her günü yazacaksınız ama yalakalarınız tarafından 'Pazar yazıları iyidir. O bir Pazar Kafka'sıdır' sözünden başka türlü anılacaksınız...
No, you can not.
Liberal yazar olacaksınız ve 'Bu Cumhuriyet'e bir ordu lazımdır. Ordumuzu yıpratmayalım,' diyeceksiniz...
No, you can not.
Kemalist yazar olacaksınız ve 'her gördüğümüz sakallıyı şeriat devleti planlaması yapıyor diye düşünmeyelim, her namaz kılanı 'toplu namaza iştirak etti,' diye suçlamayalım, cuma namazı zaten toplu kılınır,' yazabileceksiniz...
No, you can not.
Hem demokrat hem de liberal olacaksınız ve yine de Ayşe Arman'ın erotik pozlarıyla dalga geçebileceksiniz...
No, you can not.
Yeni Zelanda bile, başı sonu olan adam gibi bir sinema filmi yaparken, siz de böyle bir Türk filmi yapmaya kalkışacaksınız...
No, you can not.
Yılın 145 günü Türklere, Amerikan gazeteciliği nasıl yapılır dersi veren bir gazeteci olarak bir makalenizi de NY Times'ta yayınlamak isteyeceksiniz...
No, you can not.
Mars'ta koloni kurmaya çalışacaksınız...
No, you can not.
Televizyon yöneteceksiniz ve hanıma, o pepe akrabasından sunucu olamayacağını söyleyeceksiniz...
No, you can not.
Siyasetçi olacaksınız ve kim ne derse desin, dindarıyla, laikiyle biz birbirimize düşmeyeceğiz; beklenenin, umut edilenin, provoke edilenin tam tersini yapacağız... İçeride çatışmamızı istiyorlarsa bilakis barışacağız... Ayrı düşmemizi istiyorlarsa, inadına muhalifimize sahip çıkacağız, diyeceksiniz...
No, you can not.
Uzatmayayım...
Obama 'Yes WE can,' dedi.
Adam 'Yes YOU can,' demedi ki...
'Yes WE can' demek...
'No, YOU can NOT,' demektir.