İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Genelkurmay Milli Savunma'ya bağlanır mı?

O konuşma küçümsenemeyecek kadar önemliydi.  Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un yıllık değerlendirme konuşmasında sivil- asker ilişkileri, terörle mücadele ve laiklik açıklamalarına, hep 'demokrasiye bağlılık' ve 'hukuk kuralları çerçevesinde kalma' vurguları damgasını vurdu.
Cemaatlere yönelik tepkisini dile getirirken ve 'tepkisiz kalmayacağız' derken de Başbuğ, 'tekrar ediyorum hukuk kuralları içinde kalarak' kaydını düştü.
Konuşma bütünlüğü içinde 'şehitlik, gazilik, peygamber ocağı' gibi dini terminolojiye de çeşitli kereler başvurarak TSK ile İslam dini kutsalları arasındaki ilişkiye atıfta bulundu. Bunlar önemli vurgulardı ve kayda değer bir özeni yansıtıyordu.
Başbuğ, TSK ve devlet adına, sivil otorite ile işbirliğini, anlayış bütünlüğünü hissettirirken, diğer yandan çeşitli toplumsal katmanlarla 'barış' projesinin teorik altyapısını dile getirdi. Kürt kökenli yurttaşlarımızla ve
mütedeyyin insanlarımızla devletin barış çubuğu yakmasının zemini oluşuyor. Cumhuriyetimizin,
kurulduğu günden bu yana sorunlu olan iki alandaki yeni açılımların altyapısı... Hem de cumhuriyet değerleriyle günümüz gerçekliklerinin sentezine dayanarak...
Son 5-6 yıl içerisinde, bir kısmı tartışmalı ve sancılı olsa da pek çok reform adımına şahit olduk. AB ile ilişkiler paralelindeki bu düzenlemeler özünde asker-sivil ilişkilerine dair kapsamlı değişiklikleri gündeme taşıdı. Evet, sivil-asker ilişkileri geçmişe göre önemli oranda farklılaştı, yeni bir biçim ve içerik kazandı.
MGK'nın yapısı değişti, çeşitli kurumlardaki asker temsillerine son verildi. İlhami Erdil'in cezaevine girmesi ve Ergenekon soruşturmasında yaşanılanlar...
İlker Başbuğ'un konuşmasına sivil-asker ilişkileri analiziyle başlaması şaşırtıcı değil. Türkiye'nin özgün koşulları hatırlatması da sürpriz sayılmaz. Başbakan Erdoğan'la Başbuğ'un haftalık rutin görüşme pratiği en baştan beri desteklediğimiz bir karar oldu. Asker artık, ülke sorunlarına, özellikle polemik yaratacak popüler konulara ilişkin açıklama yapmıyor. Seçim dönemi ne kadar ilginç geçti, düşünelim.

JANDARMA'NIN STATÜSÜ DEĞİŞİYOR
Dün Adil Gür de 'seçmen askerin siyasi mesaj vermesini istemiyor'
diyordu. Bu demek değildir ki Türkiye'nin can yakıcı sorunlarını düşünmeyecekler, görüş ve önerilerini ve dahi şikayetlerini dile getirmeyecekler. Bunları yüz yüze temaslarda, Başbuğ'un 'samimi ve profesyonel' diye tanımladığı içerik ve biçimde yapacaklar. Doğrusu budur. Belki çetin tartışmalar yaşanacak ama hep kapalı kapılar ardında ülkenin
yönetiminden sorumlu makam sahipleri olarak konuşacaklar ve en nihayetinde uzlaşmaya varacaklar. Herkes muhatabının da kendi gerçeklikleri ve kendi tabanı olduğunu göz önüne alacak...
İlker Başbuğ'un yıllık değerlendirmesinin tartışıldığı üçüncü gün, Ankara büromuzdan Barkın Şık arkadaşımızın çok dikkat çekici bir haberi geldi. Barkın, Jandarma Genel Komutanlığı'nın İçişleri'ne bağlanmasının Avrupa Birliği'ne verilen taahhütler kapsamında Ulusal Program'da yer aldığını yakalamış.
Gazetemiz kısa süre önce de özellikle büyük şehir mücavir bölgelerindeki Jandarma ve polis alanlarının belirlenme yetkisinin son noktada valiliklere bırakıldığını duyurmuştu. Jandarma buna olumlu görüş bildirmemiş olmasına rağmen düzenleme gerçekleşmişti. Genelkurmay da sonrasında buna sıcak bakmadıklarını açıklamıştı.
Jandarma'nın halihazırda komplike bir yapısı var. Jandarma'nın statüsü, emniyet ve asayiş işleri bakımdan İçişleri'ne bağlı, ancak Silahlı Kuvvetler'le ilişkileri bakımından Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı. Aslında Jandarma halen Genelkurmay'ın bir gücü konumunda.
İşte bugünkü manşetimiz AB reformları kapsamında bu statü değişikliğinin yapılacağı ve Jandarma'nın net olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine dahil edileceği yani 'sivilleşeceği' taahhüdünü duyuruyor.
Ben yazımın bu noktasında aklıma takılan bir soruyu sizlere yönelteyim: 'Genelkurmay Başkanlığı da Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanır mı?' Bu, eski ama eskimeyen bir tartışmadır. Şu anda da hiç gündemde yok, kimseden de somut bir çalışma olduğunu duymuş değilim. Siyasiler zaman zaman bunu tartışma konusu yapmışlardır. İlker Başbuğ'un o akademik yönden çok doyurucu konuşmasında işaret ettiği asker-sivil ilişkileri analizi ve bugün duyurduğumuz Jandarma'ya ilişkin gelişme benim aklıma bu soruyu getirdi.
Ne dersiniz? Sanırım günün birinde bu olursa hiç kimse şaşırmayacak.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3