Demek ki cesur olabilmek, riske girebilmek için mutlaka zenginlik gerekmiyormuş...
İşte size Var mısın Yok musun'dan ilgi çekici bir insan öyküsü.
Adı Tuğba Ekşi.
O, derin bir deprem trajedisi yaşamış güzel bir genç kız, çok da akıllı.
Annesini ve babasını 17 Ağustos depreminde kaybetmiş. Kendisi de göçük altında 17 saat beklemiş, bir kolu ve bacağı enkaz altında kangren olduğu için kesilmiş, protez kullanıyor. O günden bu yana akrabalarıyla yaşıyor.
Geçtiğimiz hafta pazar akşamı Show TV'de Var mısın Yok musun programında yarıştı.
Beş aydır katıldığı yayında bu kez 500 bin TL büyük ödülü kazanabilmek adına Acun Ilıcalı'nın karşısında şansını denedi.
Yarışmanın final bölümünü anlatayım.
Son dört kutuya üç kırmızı ve bir mavi ile girdi, 99 bin TL'lik teklifi reddetti. Aynı durumda çok sayıda yarışmacı 'evet' deyip, parayı almıştı, defalarca gördük.
Devam etti, son iki kutu kaldı, birinde 100 bin, diğerinde 500 bin. Hamdi Bey 201 bin lira teklif etti. Tuğba, Acun'dan 'bu rakamı duyunca 'vaaav' diye görkemli bir çığlık' attı, inanamıyordu. O andan itibaren yerinde duramadı, içi kıpır kıpırdı.
Çok rahatlıkla teklifi kabul edip gidebilirdi. Alacağı para hayatını değiştirirdi. Salondaki arkadaşları da konuklar da ekran başındakiler de çoğunlukla 'teklife varım' diyeceğini tahmin ediyordu. Yine de arkadaşları ve stüdyodaki akrabaları- 'devam et' diye teşvik etmişler, cesaretlendirmişler.
Bütün heyecanına rağmen, en son anda 'riske girmeyi' tercih etti, 'rekor kırmayı denemek' istedi, teklifi reddetti, 'garanti olan 100 bin lira ile yetinmeyi göze aldı', kalan 101 bini gözden çıkardı, 'kimbilir belki 500 bini kazanacaktı.' Kutusunu açtırdı. Maalesef kutusundan 100 bin TL çıktı, 500 bini kaçırdı.
Var mısın Yok musun'un haftaya damgasını vuran hikayesi Tuğba'nın oldu.
HINCAL'IN 'RİSKE GİREMEZLER' DEDİĞİ AKŞAM
Tuğba'nın yarıştığı gün Sabah Gazetesi'nde Hıncal Uluç'un 'Bir insan analiz pazarı' başlıklı yazısı yayımlanmıştı. 19 Nisan Pazar günüydü. Genç Tuğba cesur tavrıyla, sempatik hareketleriyle ama en çok aldığı riskle, Türk basınının en renkli figürlerinden, en çok okunan yazarlarından Hıncal Uluç'u tekzip etti. İlgi çekici bir hikayenin de kahramanı oldu. Çok daha fazlasını kazanabilirdi, kaybederken de gönülleri fethetmeyi bildi.
Hıncal Uluç, Var mısın Yok musun programını 'büyük ikramiyesi 500 bin lira olan bir kumar' olarak nitelendirdiği yazısında 'bugüne dek orada hiç profesyonel kumarbaz görmedik' diyerek yarışmacıların temkinli davranmalarını, riske atılmayışlarını konu etmiş ve işte bu yüzden büyük ikramiyeyi kazanamayacaklarını öne sürmüştü.
Acun Ilıcalı'nın içten tavırlarıyla sevdirdiği yarışma programını düzenli izleyemesem de hemen bütün hikayeleri annem sayesinde biliyorum. Haftada birkaç akşam annem telefon açıp, Acun'un programında o anda yaşanmakta olanlardan beni haberdar eder, 'bu teklif de kabul edilmez mi hiç?' veya 'niye riske girmedi ki kutusunda beş yüz bin lira vardı' gibi sözlerle düşüncelerini söylerdi.
Var mısın Yok musun gerçekten bir insan analiz merkezi gibi. Katılımcıların hepsinin özgün bir hikayesi var. Tuğba buna en son örnek oldu.
KUMAR OYNAMADAN RİSKE GİREBİLENLER
Geçmişte buna benzer başka örnekler Var mısın Yok musun'da yaşandı. Ama Hıncal Uluç'un dediği gibi çoğunluk kendisine 'yetecek' bir miktarı garantileyince teklifleri kabul etti. Kutusuna gitme yerine Hamdi Bey'in önerisi ile yetinmek durumunda kaldı.
Uluç'un yazısında katılmadığım bölüm şurası:
'Bu hep böyle olacak...
Ta ki oyuna profesyonel kumarbazlar ya da kutudaki parayla zerre ilgilenmeyip mesela oradaki cazip kızlarla arkadaşlık kurmak için zengin çocukları katılmaya başlayana dek... En büyük hayalleri 70-80 bin liraya bir ev alabilmek olan insanların azimleri, yürekleri, cesaretleri 500 bine kadar devama yetmez. Etse de etraf, o hep o kafadakilerle dolu etraf, ettirmez.'
Aslında, istisnaları olsa da, çocuklarının kendi kararlarını vermelerini engelleyen, onların kendi tecrihleriyle riske girmelerine izin vermeyen anne-babaların çoğunlukta olduğunu görüyoruz Var mısın Yok musun'da...
Hatta bazen hırslı bir eşin, kendi sözünü dinlemeyen kocasına canlı yayında milyonların gözü önünde ne kadar ölçüsüz tepki gösterdiğine de tanık olduk. Kimi zaman da çok büyük rakamlar avucunun içinden kayıp giden ve eli boş dönen yarışmacılara ailesinin nasıl da sahip çıktığını beraber gördük.
Belki de programı bu kadar çarpıcı hale getiren soru bu: Riskler ve sonuçları karşısında nasıl davranabiliyoruz? Programı izleyenler aslında bu soruyu kendisine soruyor. 'Yarışmacının yerinde olsam ne yapardım', diye düşünüyor. Sonucu kendisiyle özdeşleştiriyor. O gün Tuğba, aslında hayalleri olanlar adına risk aldı. Başarmak için kimi zaman kaybetmeyi de göze alabilmek gerektiğini ortaya koydu. Bir de her türlü sonucu olgunlukla karşılayabilme gücünü... İşte riski göze alan Tuğba'nın düşündürdükleri...