Nisan ayı enflasyonu birkaç gün evvel yayınlandı ve tüketici fiyat endeksi yüzde 0.02 oranında artarken yıllık enflasyon yüzde 6.13 değerine düştü. Enflasyon mart ayında beklentileri aşıp hafifçe arttığında, bu yükselişin geçici olduğunu ve enflasyonun düşmeye devam edeceğini yazmıştık. Nisan ayı enflasyonu beklentilerimizi yanıltmadı ve yıllık enflasyon 1.8 puan birden düşerek yüzde 6.1 seviyesine geriledi.
Enflasyondaki düşüşün bu derece kuvvetli olmasının gerisinde iç ve dış talepteki zafiyet kadar, baz etkisi dediğimiz, geçen yılın nisan ayında gerçekleşen yüksek orandaki fiyat artışlarının etkisi var. Hatırlanırsa geçen yılın nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 1.7 oranında artmıştı. 2003-2008 yılları arasında ortalama nisan ayı enflasyonu yüzde 1.1 seviyesinde idi. Bu yıl nisan ayında fiyatlar ortalama olarak sabit kalınca yıllık enflasyon da 1.8 puan birden düştü. Benzer bir etki mayıs ayında da işbaşında olacak. Geçen yılın mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 1.5 seviyesinde artmıştı. 2003-2008 arasındaki altı yılın mayıs ayı ortalaması ise yüzde 1 seviyesinde. Ancak içinde bulunduğumuz mayıs ayında fiyatların nisan ayına benzer gelişmesini bekliyoruz. Vergi indirimleri, hatta doğalgaz fiyatlarında gerçekleşen ve elektrik fiyatlarında da gerçekleşebilecek indirimler göz önüne alındığında bu etki daha büyük bile olabilir.
Bu yıl ocak ve nisan ayları arasında kümülatif enflasyon yüzde 1.1 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran 2006 yılında yüzde 2.6, 2007'de yüzde 3.6 ve 2008 yılında da yüzde 4.8 seviyesinde gerçekleşerek giderek yükselen bir seyir izlemişti. Bunun gerisinde enflasyonda ana eğilimi belirleyen üç ana grubun (gıda, konut ve ulaştırma) etkisi baskın durumdaydı. Her iki grupta da uluslararası piyasalarda yükselen gıda, enerji ve petrol fiyatları etkili idi. Geçen yılın nisan ayında yüzde 9.4 olan yıllık enflasyonun 7.4 puanı bu üç gruptan kaynaklanmıştı. Yıllık enflasyonun yüzde 12 ile zirve yaptığı ekim ayında ise bu üç grubun enflasyona katkısı 9 puana ulaşmıştı. Nisan ayı için açıklanan TÜFE endeksi bu üç grubun enflasyona katkısının 4.3 puana düştüğünü gösteriyor. Petrol ve enerji fiyatlarındaki gevşeme ulaştırma fiyatlarının enflasyona katkısını iki aydır negatife çevirmiş durumda. Hatırlanırsa uluslararası piyasalarda petrol fiyatları geçen yılın Temmuz ayında 150 dolar seviyesine yaklaşarak zirve yapmıştı. Bugün ise bunun üçte biri seviyesinde dalgalanıyor. Küresel durgunluğun devam etmesi ve toparlanmanın zamana yayılacak olması petrol fiyatlarında ani bir yükselişi engelliyor. Benzer bir görünüm diğer hammadde ve gıda fiyatları açısından da geçerli. Aşağıda enflasyona katkılar tablosu var. Biz son 12 aylık katkıyı hesaplıyoruz ve katkı tablosuna aktarıyoruz. Tabloda düşen enflasyona hemen her sektörün katkı yaptığını görmekteyiz.
Grafikte yıllık enflasyonun bizim iyimser olarak değerlendirdiğimiz senaryoya yakın seyrettiğini görüyoruz. Bizim iyimser tahminlerimiz Merkez Bankası'nın açıkladığı hedefle uyumlu patikanın biraz daha altında seyrediyor. Bizim senaryomuza göre enflasyon önümüzdeki dönemde yüzde 4 ve yüzde 6 arasında dalgalanma gösterecek, 2009 yılını yüzde 5 seviyesinde tamamlayacak. Bu oran yıl sonu hedefinin belirgin bir şekilde altında. Bu durum da Merkez Bankası'na faiz politikasında daha fazla esneklik sağlayacak.
Değerli yatırımcılar, bu enflasyon düşüşü devam edecek ve hem faiz hem de kur geri gidecek, çünkü ülkeye dış fonlar da girmeye başladı. Dolarları bozdurmadıysanız çok geç kaldınız ve düşen faizi de yüksekte yakalayamamışsınız demektir. Ülke parasına itimat etmeyenler bu itimatsızlık vergisini öderler!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.