Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Fenerbahçeli Ertuğrul'umu kıskananlar arttı!

Daha evvelce de yazdım. Hep de yazacağım! Hürriyet gazetesinin 'her şeyi' Ertuğrul Özkök'e doğrusu hayranım. Ne kadar entelektüel, ne kadar görgülü, ne kadar bilgili bir adam. Hangi yazısını okusam, bunalıma giriyorum, kıskanıyorum. Paris'te bulunmanın, yaşamanın, eğitim görmenin tüm inceliklerini özümsemiş, gerçek bir düşünce ve medeniyet insanı o! Özgün bir düşünür! Müthiş bilgi stoku var! Ayrıca insan sever ve hassas bir erkek! Kadından anlar, yemekten anlar, siyasetten anlar, içkiden, şaraptan anlar, felsefe bilir, edebiyatı çakar, sporsever, sanatsever, gerçek bir Rönesans insanı, koçum benim! Futboldan o kadar iyi anlar ki bir dakikada damadından futbol yazarı da yapar! Damadı da kıskanıyorum! Hıncal Uluç ve Fatih Altaylı kadar mükemmel o! Ama tabii ki Fenerbahçeli! O ne Fenerbahçe bilgisi! O ne kalem! Adeta (mümkün olamaz ya) Aziz Yıldırım'dan daha iyi futboldan anlıyor. Ama arada sırada o da şanssızlık ve kıskançlık kurbanı da olur: Takım fıslar! Olur canım o kadar, bu da geçer! 
Bunlara üzülme koçum, Ertuğrul'um, salt Petrus şarap bilgin, salt sınırsız hayal gücün, salt vizyonun ve öngörülerin sana yüz yıl yeter, yeter de artar! Kaldı ki seni kıskanan, kıskançlıktan da çatlayan tek kişi de ben değilim.
Bak şu bizim beceriksiz, kıskanç Serdar Turgut kardeşimize! Sana referans vermeden köşe yazısı yazamıyor, çünkü sana referans vermezse kimse onu okumuyor. Adın geçmedi mi, yandı Serdar Turgut! Son günlerde sık sık seyahat etmekteyim, senin son yazılarını okuyamadığım zaman, hemen ertesi günkü Akşam Gazetesi'ni alıyorum, açıyorum Serdar Turgut'un köşesini, sen bir gün evvel ne demişsin, derhal haberim oluyor. Keratanın adil davranıp, maaşın yarısını sana aktarması gerek bence!
Geçen gün gene döktürmüşsün. Serdar Turgut da hemen köşesine almış, hem de fikrine katılmış. Ne demişsin: 'Fitneciler, iftiracılar, bohçasında başka satacak bir şeyi olmayanlar, cümbür cemaat gidecekler. Görüyorum, söylüyorum, Babıali'de hicret zamanı geliyor.'
Ne de güzel tespit etmişsin, çok doğru, ben de biraz destek vereyim, bir de eksiği ekleyeyim.
Bu medya kuruluşlarında, gazetelerde ve televizyonlarda bir sürü yönetici var. Bu kerataların işi sağa sola seyahat etmek. İşin başında hiç durmuyor keratalar. Bir de tarafgirler, tarafgirliklerini de ilan edip duruyorlar. Onlar da Fenerbahçe taraftarı imişler, Aziz Yıldırım'ın dostu imişler. Aslında genel kurulda oy kullanırlarmış ama, seyahat etmeseler, kentte olsalar tabii. Üzücüdür ki Fenerbahçe'nin  genel kurulu olduğu hafta sonu yurtdışında olurlar, tabii oy kullanamazlar o zaman da, gazetede de Fenerbahçe genel kurul haberi yapacak adam yok! Bu durumda girmez genel kurul haberleri sayfaya, programa!
Ne güzel demişsin hafta sonu yazdığın Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım yazısında! Erkek adam arkadaşının, dostunun arkasında durur. Yazmışsın hem genel kurulda oyum ona, hem de görevden ayrılsa da dostluğumuz baki diye. Tabii ki gazetecinin dostu da olur, dost işe de yarar.
Ama bu açık sözlülüğü de fazla abartma. Dikkat et. Bak, Aziz Bey tedbirsiz davranmış. Genel kurulda bir 'Faaliyet Raporu ve Mali Durum Kitabı' dağıtmış. Kitapta bütün sırları ifşa etmiş. Neden yapar anlamıyorum! Şimdi UEFA bu güzide kulübümüzün peşine düşecek. Kimseye söyleme sakın, Fenerbahçe'nin 2008 sonu bilançosunda az biraz 'yaratıcı muhasebe' yaklaşımı var. Bilançonun aktifinde toplam 291 milyon TL varlık var. Bilançonun pasifinde ise 21 milyon kısa vadeli borç, 306 milyon da uzun vadeli borç var, yani toplam  328 milyon borç yazılı. Bu nedenle de kulübün öz varlığı eksi 37 milyon! Yani öz varlık gitmiş, eksi, yok! Kaldı ki bilançoda aktifte Saracoğlu Stadı da 79 milyon ile varlık yazılmış. Kimseye çaktırma, çünkü bunu yazmamak gerek. Stat devlete ait. Stadın sadece kullanım hakkı kulübe ait. Bunu da düşsek eksi öz varlık 116 milyon olacak. Tamam, avanslar var, gelecek yıla ait gelir tahakkukları var, ama kulüp de yerlerde sürünüyor. Sen sen ol, aman Esat'ı ikaz et, Hürriyet hiç bu konulara  girmesin, borç harç yazılmasın. Gazetecinin ne işi var, kulübün muhasebesi, öz varlığı, gerçek borcu falan filan gibi detaylarla. Milyonlarca Fenerbahçeli'yi neden üzelim ki? Bir yazında da, kırma beni, bahset, fitnecilerin, iftiracıların, satacak bir şeyi olmayan zavallıların yanında, kulüp defterlerini kurcalayanlar, kulüp başkanlarını üzenler de gider Babıali'den diye! Korksun keratalar. Doğru değil mi, ne gerek Fenerbahçe'ye mali demokrasi? Sonra Beşiktaşlı kıskanç Yalçın Doğan tutar, Fenerbahçe Cumhuriyeti diye sallayıp durur. Aman ha bu konulara girmeyelim!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3