Türe Özçelik

kategori2

Suç kimde?

Cinayetleri, soslayarak reyting malzemesi yapanlar, dedektifliğe soyunup yayıncılığı unutuyor.
Yoksulluk yalanları doğurdu, yalanlar 6 yaşındaki Muhammed'in sonu oldu; anne Dilber içeride. Kocası Ümit; saçı, tıraşı ile daha bir yakışıklandı, her sabah ekranlarda. Kameralara poz kesmeye devam ediyor. Bu 'cinayet show' bitmez. Daha çoook ekmek yedirir kanallara. Son gördüğümde 'kanlı balta' programın yeni malzemesi idi: 'Flaş flaş flaş... Kanlı balta kimin?' Bırakın artık baltanın sapını, kanını araştırmayı. Yayıncılara bu kadar dedektiflik heyecanı yeter. Bu cinayetlerin 'nedeni, niçini' ile ilgilenme zamanıdır artık. Balta kiminse kimin, o polisin işi; siz, 'Suçlu, niye suçlu acaba?' diye sorun. Katil zanlısı anne Dilber'e , 'Cani kadın! Böyle ana olmaz olsun' diye ahkam kesenler artık şunu sormayı akıl etsinler: Gerçek suçlu, para karşılığında bedenini veren anne Dilber mi, yoksa onu 15 yaşında kocaya veren babası mı? İlk günden beri onu dışlayan kayınvalide mi yoksa omzunu kardeşinden esirgeyen erkek kardeşi mi?  Dilber daha 22 yaşında. Yani Dilber, 16 yaşında bebeğini kucağına almış. Yaşıtları, ilk kalp çarpıntılarını yaşarken, onu kocaya vermişler. Siz okulda konser bileti peşinde koşup mezuniyet kıyafeti beğenemezken, o bebeğini emzirmiş. Babası başından atmış, kayınvalidesi baştan istememiş. Koca desen var mı, yok mu belli değil. Çocuk ortalıkta sersefil. Nasıl dönecek o ev? Tencerede ne pişecek? Keyfi yerinde olan hangi genç kadın, başka ağızların kokusunu çeker?

***
Bir başka facia daha; 20 yaşındaki Asuman'ın minik kızı Beyza'yı, komşu teyze sobaya atıp çıtır çıtır yaktı. Beyza ile tüm yürekler yandı. 4 yaşındaki bir çocuk, bakkala yumurta almaya gönderilir mi? Hangi gelişmiş ülkenin çocukları bizimkiler gibi salkım saçak mahalleye salıveriliyor? Asuman da 16 yaşında anne oldu. Daha kendisi çocuk yaştayken başka bir çocuğun sorumluluğunu ancak bu kadar taşıyabildi. Asuman suçlu mu şimdi?

Zor anlarda, güçlü insanlar gider
'Easy Virtue'-'Evlilik Sınavı'nı Türkiye'ye gelmeden aylar önce izlemiştim. Şu aralar, film eleştirmenlerinin hemen hepsinin yazdığı gibi 'klasik bir gelin-kaynana çekişmesi' olarak görünmemişti bana. Ortada bir çekişme vardı da,  kısır bir gelin-kaynana çekişmesinden öte, yeni evli çiftin aceleye gelmiş evliliklerindeki hamlıkların kaynana Veronica üzerinden dışa vurumuydu yaşananlar. Farklı kültürlerden, farklı yaşam deneyimlerinden gelen, olgun bir kadınla toy delikanlı arasında gelişen yıldırım aşkının finalinde fatura kayınvalideye çıktı. Kayınvalide  sadece sonu hızlandırdı aslında. Filmin en güzel sözünü gelin Larita söyledi; 'Sen bir insanı onun için her şeyi yapacak kadar sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorsun...' Zaten kaçımız 'onun için her şeyi yapacak kadar' sevmenin ne demek olduğunu biliyor ki?
Son sahnede ise, Amerikan Başkanı John Kennedy'nin babası James Kennedy'nin ünlü sözü film müziğine eşlik etti: 'Gidilmesi zor olan anlarda güçlü insanlar gider...'
Hani gitmek en kolayıydı; kaçan kurtulurdu? Problem biter, sırtındaki yükü sıyırıp atıverirdi giden. Zayıflıktı, acizlikti gitmek... 'Issız Adam Alper' de korkmamış mıydı sorumluluktan? Ada, arkasından bakakalmamış mıydı, hıçkırıklara boğularak? Oysa gidene sormak lazım bir de. Zor anlarda gitmek, o kadar kolay mıdır gerçekten?

Kalaşnikof'tan votka içer misiniz?
AylardIr kimsenin kuruyemiş aldığı yokmuş. Yasak masak derken sigara alan da azalmış. Millet kendini içkiye vermiş. Yani çerez-içki arkadaşlığı araya maddiyat girince bozulmuş. Kadıköy'ün en eski Tekel bayii ve kuruyemişçisi Salman, 'Tüm müşterilerimi tanırım. Temiz içerler bilirim, hepsi içkiyi artırdı. Üzülüyorum ama dükkan  kirası, elektrik su parası, çocuğun okul masrafı derken, iki tek atıp, gece rahat uyuyorlar' diyor.
Diğer yanda krizle birlikte artan içki tüketimini gören üretici firmalar, içki sunumunda albenili olmayı deniyor. Piyasanın son yeniliğini, Almanya'dan gelen Türk firması Arag yaptı ve 50 farklı içkiyi, neşeli formda şişelerle piyasaya sürdü. Artık barmenler Kalaşnikof ya da cep telefonu formundaki şişelerden votka servisi yaparken, sperm görüntülü olanlardan Irish Cream, el bombasının pimini çekerek viski ya da reçel kavanozundan likör dolduracak. Rom, tekila, brendi ve sambuka sunumu cam bir kramponda yapılacak. Bunlar işin rengi tabii. Firmanın genel müdürü ve eski dost Kadir Aktürk; 'Asıl önemli olan kaçak, sahte ve kalitesiz ürünlerin önünü kesebilmek' diyor. Kadir, Antalya'da sahte rakıdan 3 Alman gencin öldüğü ve haberin Bild Gazetesi'nde çıktığı gün, bir Türk olarak utanmış ve üzülmüş. Kadir, eğlence yerlerinde 18 yaş altındaki çocuklara içki servisi yapanlarla nasıl mücadele ettiğimi bildiğinden hemen ekledi; 'Bu bir sosyal sorumluluktur,  18 yaş uyarısı yapan birtakım pankart çalışmaları da yapıyoruz.'



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3