Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Obama Kahire'de hiç terör demedi

Barack H.Obama, ABD Başkanı seçildiğinden beri beklenen, dünya Müslümanlarına yapacağı konuşmayı 4 Haziran günü Kahire'de yaptı. Başkan'ın bu gezisi ve konuşması belki de şimdiye kadar en çok düşünülerek ve iyi hazırlanarak yapılmış olanıydı. Obama gezisine İslam dininin doğduğu topraklardan, Suudi Arabistan'dan başladı ve İslam-Arap aleminin en güçlü merkezinde 1,4 milyar Müslüman'a hitap etti.
Kahire Üniversitesi'ndeki konuşmasına, 'Assalaamu alaykum' ile başlayarak daha başlangıçta sempati topladı. 1963 yılında John F.Kennedy'nin Berlin konuşmasında 'İch bin ein Berliner' (Ben bir Berlinliyim) sözlerinden sonra ikinci defa bir ABD Başkanı ziyaret ettiği ülkeyi o ülkenin diliyle hitap ediyordu.  Başkanın konulaşmalarını yazan Ben Rhodes'un hazırladığı metin bu defa Obama tarafından defalarca gözden geçirilerek hazırlanmıştı. Başkan'ın kendisinin iyi bir hatip ve yazar olduğu, New York Times Bestseller listesinde yer alan iki kitap yazarak milyoner olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Hazırlıkları etkileyen diğer bir kişi de İslam konusunda Başkan Obama'ya danışmanlık yapan bayan Dalia Mogahed. Onun da, üç konuda Başkan'a önerilerde bulunduğunu söylüyor:  Önce karşılıklı saygı ve İslam'ın dünya uygarlığına olumlu etkisinin altının çizilmesi. İkinci olarak, işbirliği ve eşit ortaklık, ve son olarak da, düşünceler paylaşılmasa bile empati ile hareket ederek karşımızdakilerin görüşlerini anlamaya çalışmak.
Konuşma hazırlanmadan önce Müslüman toplumun düşünceleri üzerine geniş bir araştırma yapılarak, elde edilen sonuçlara göre konuşma düzenlendi. Verilen mesajlar ve ifade edilen kavramlar, insanların ne düşünmesinin istendiğine göre değil, onların düşünceleri doğrultusunda hazırlanmıştı.
Diğer önemli bir nokta da, Kahire konuşmasının içeriği konusunda İsraillilere bilgi verilmemiş olmasıydı. Söylenenlere göre en yakın danışmanlarıyla televizyondan konuşmayı dinleyen Başbakan Netanyahu, epey şaşırmıştı. Obama'nın Yahudilerin çektikleriyle Filistinlilerin durumunu karşılaştırması şok etkisi yaratan unsur olmuştu. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın Washington ziyaretinde, Başkan'ın güvenlik danışmanı James Jones ile yaptığı görüşmeye ani olarak katılan Başkan Obama, dört ila altı hafta içerisinde yeni yerleşim bölgeleri için bir karara varılmasını  istemişti.
Başkan, konuşmasına, İslam dinine açık olduğunu, paylaştıkları değerlerle Müslümanların düşüncelerini destekleyeceğini ve Amerika'nın gücünün, onları rahatsız eden sorunların çözümü için hazır olduğunu söyleyerek başladı. 'Şüphe ve anlaşmazlık sona ermeli. İşbirliği ve saygıyı temel alan yeni bir başlangıç için geldim' diyerek alkış topladı. Diğer dikkat çekici bir konu da, konuşmasında 'terör' kelimesini hiç kullanmamasıydı. Onun yerine 'şiddet aşırılık' (violent extremism) kavramını tercih etti. Ve aşırılığı genel bir tehdit olarak tanımlayarak hiçbir zaman İslam ile özdeşleştirmedi. Daha da ileriye giderek Müslümanlar'ı 'şiddetli aşırılığın' kurbanı olarak tanımladı.
Obama için dünya iyi ve kötüden değil, karşılıklı diyalog ile bir araya getirmeye ümit ettiği, değişik çıkarları olan ülkelerden oluşuyor. Obama doktrinine göre herkes için fırsat ve erişmek istediği hedefler mevcut. 21.Yüzyıl'ın esas anlaşmazlığı olan Ortadoğu sorununun çözümüne katkıda bulunmak da en önemli görev. Başkan bu konudaki düşüncelerini, Kahire konuşmasında şöyle sıraladı:

l İsrail, Batı Yakası'ndaki yeni yerleşimleri durdurmalı ve bağımsız bir Filistin devletini kabul etmeli,
l Hamas ve Cihad savaşçıları Holocaust'u reddetmekten vazgeçmeli ve şiddeti terk etmeli,
l İran nükleer gücü barışçı hedeflere erişmek için kullanmayı kabul etmeli,
l Bütün taraflar alışılagelmiş kalıplardan, önyargılardan vazgeçmeli,
l ABD ise en kısa sürede Irak ve Afganistan'dan çekilecek ve demokrasinin diğer ülkelere güç kullanarak kabul ettirildiği günler sona erecek. 
Obama'nın Kahire konuşmasından sonra, Kahire El Ahram Politik ve Stratejik Çalışmalar Merkezi Direktörü Abd al-Munaim Said, Financial Times gazetesine şöyle diyordu: 'Bu gezi Başkan Nixon'un Çin ziyareti kadar önemli. Sekiz yıl süren 'Medeniyetler Çatışması' konuşmalarından sonra, bir insan bir İslam ülkesine gelerek insaniyetin paylaşılmasından söz ediyor.'
Obama, Kahire Üniversitesi'nde yaptığı konuşma ile İslam ülkelerine zeytin dalı uzatmış oldu. Ancak konuşmadan elde edilecekler İran'da yapılacak seçimin sonucuna ve İsrail'in tutumuna bağlı olacak. Konuşma, gelecekteki olayları ne kadar etkileyecek? Martin Luther King'in 1963 Washington konuşmasında söylediği, 'Bir rüyam var' (I have a dream) Obama'nın Başkan seçilmesiyle gerçekleşmiş oldu. Ronald Reagan'ın 1987'de Berlin'de söylediği 'Bu duvarı yıkın Mr.Gorbachev' ( Mr.Gorbachev, tear down this wall !) sözleri de 1989 yılında gerçekleşti. Bu konuşma da, şimdi, uygulamalarla gerçekleşecek mi? Göreceğiz...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3