Matbuatımızın Ajda Pekkan için 'yıllara meydan okudu', 'gençlere taş çıkardı' kadrolu manşetleri Ajda Pekkan için fazla basmakalıp ifadeler.
Çünkü o, bu dar kalıplardan daha fazla olduğunu konserlerinde bize haykırıyor.
Onu gazetelere taşıyanların yıllara meydan okuyamayan, tazeleyemedikleri bakışlarında kurban ediliyor.
Genç kalmayı giyim, teknoloji takibi sanan ve bastırılmış ergenlik duygularını anca yansıtabilen zihniyet, Ajda'yı okuyamaz.
Zamane olmanın taklit çabasını bozandır Ajda Pekkan.
Çünkü kendi kendisinin efendisi bu kadın için 'zaman', sanatında yukarıya çektiği çıtadır.
Zaman bedenlerden geçmiyor yalnızca, zihinlerden, kişiliğimizden, mesleğimizden de geçiyor.
Ajda Pekkan sanat dünyamızda 'büyü bozumuna 'uğramayan yegane ismidir...
Üç ayda kendini ıskartaya çıkarabilenlerin ülkesinde bir istisnadır.
Popüler kültürün hızına ket vururken yenilenerek klasikleşen bir sanatçıdır.
Kendisini, etrafındaki müritlerin fetiş haline getirmesini bizzat kendi engeller.
Fetiş olmanın bitimliliğini ne kendine ne de şarkılarına yakıştırır.
Onunla anlaşmamız sahnedeki büyüsüne teslim olmamız kadardır, sahne bitince Ajda evine gider, yeni konserine hazırlanmaya...
Derin gönül insanı, ruh derini kimliklerine arkasını döner, acılara ve hayal kırıklıklarına karşı bize cesaret aşılar, 'eyleme geçin' der.
Kendimize acımamıza, ağlak kadınlık hallerine müsaade etmez.
Aşk acıların insan olgunlaştırdığı yalanına yapıbozum uygular.
Yapışkan, sündürülmüş duyguları kapı dışarı eder.
Dünyevi aşkı ticari numaralarla ilahi aşka sürüklemek isteyenlere sıkı bir cevaptır.
Gittikçe Barbie bebeğe benzeyen görüntüsüyle bir yandan bize onu demistifiye etme fırsatını sunar, belki de kendinin gizil bir tercihidir.
'Sanatçı sahnesindeki performans kadardır' dedirtecek kadar mesafeye ve dinginliğe sahiptir hayatında...
Tabii ki onun sahnedeki soğuk tanrıça etkisi en külyutmazlara bile ulaşacak güçtedir.
Sahnenin gerisinde günlerce süren büyük gayret, disiplin ve titizlik gözlerinizden kaçamaz...
Bir show değildir Ajda, bir icracıdır.
Eski şarkılarının devamlı kendini üreten düzenlemeleri başlı başına bir çalışmadır.
Açıkhava konserindeki Ajda Pekkan yine baş döndürücü bir şaşkınlık olarak izlenmişti.
Ama bize yıllardır verdiği imgeyi yalnızca fiziksel, estetik bir toplam olarak değerlendirmek bizim eksiğimizdi.
Konuştuğu zaman hafif çocuksu, biraz şımarık kız çocuğuna benzer, şarkı söylerken de müthiş güçlü kadın.
Aylara meydan okuyamayan yıldızcıkların ona buna sataşmalarını görünce, Ajda'nın kırgınlık, mutsuzluk ve pişmanlıklarıyla ne yaptığını düşünüyorsunuz?
Bir ihtimal onları şarkı yapıp söylediğini hayal ediyorsunuz.
Kendi imgesinin kötü kopyası olmuş, bir zamanlar yarattıklarına ve yaptıklarına takılmış kalmış diğer şöhretler geçiyor aklınızdan
Şöhret, başarı, popülerliğin zamanın düz çizgisinde kalamayacak kadar uçucu ve yıkıcı olduğunu, kendini zamanın içinden aşıp geride bıkabilen çok az insanın yaşadığı zamanlardayız ve Ajda bizimle...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.