AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-07-04
Bu kadar çok şey bir ömre nasıl sığmış, şaşılacak şeydir.' Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, 'Vehbi Koç'u anma törenindeki son cümlesi' böyleydi. Sonra, 'bir yaşam felsefesi doruğu' olarak nitelendirilecek şu sözler:
'95 sene yaşamış olmak bir şey ifade etmiyor, 95 seneyi yaşamış olmak gerekir.'
Koç Ailesi, Grubun kurucusu rahmetli Vehbi Koç'u anma yıldönümünde bir dizi anlamlı etkinlik düzenliyor. Bu yıldan itibaren 'anma duasını aile içinde' gerçekleştiren Koç Grubu, Vehbi Koç Vakfı'nın artık gelenekselleşen, prestijli ödülünü, sahibine aynı gün tevdi ediyor.
İş Bankası Kuleleri'ndeki tören için salona girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken şey, duvarlardaki 'Devletim ve ülkem var oldukça ben de varım' diyen Vehbi Koç'un sözleriydi.
Koç Ailesi'ne, Vehbi Koç'tan miras kalan üç temel sosyal sorumluluk meselesi var: Eğitim, sağlık ve kültür.
Türkiye'de özel vakıfçılığın miladı sayılan Vehbi Koç Vakfı, Türkiye'nin en temel sorunları olarak gördüğü bu alanlara özel bir ilgi gösterip, önemli oranlarda yatırım gerçekleştiriyor. Bu yılki ödül, eğitim alanında verildi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Profesör Türkan Saylan'a verildi. Yapılan bütün konuşmalarda, Semahat Arsel ve Demirel dahil olmak üzere 'bundan daha isabetli bir seçim olamazdı' diyerek jüriyi, tercihlerinden dolayı kutladılar. Ödülün maddi kısmının adı bile olmaz ama yüz bin dolarlık bir maddi boyutu olduğunu da hatırlatalım.
Ömrünü sağlık ve eğitim alanındaki sosyal projelere adamış bir Cumhuriyet kadını olan Türkan Saylan için kullanılan şöyle bir kriteri de kayda geçirelim:
'Ülkemiz insanının yaşam kalitesini yükseltme, kendini ön plana çıkarmadan ekip çalışmasıyla toplumsal sorunlara çare arama çabası.'
Hep Işığa doğru
Türkan Saylan'ın yaşam öyküsünü, izleyenlere anlatan filmin alt yazı başlığı olarak 'HEP IŞIĞA DOĞRU' ifadesi ne kadar da yerindeydi. Türkan Hanım'ın konuşmasındaki şu cümle ise bir o kadar düşündürücü: 'İnsanın yaptığı işlerin, dışarıda değil -oralarda zaten anlaşılıyor-, kendi ülkesinde takdir edilmesi çok önemlidir.'
Vehbi Koç Vakfı işte sırf bu duyguyu yaşattığı için bile, verdiği kararla gurur duymalı bana kalırsa. Şu ana kadar 36 bin kız çocuğuna ulaşabilen Türkan Saylan'ın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, şimdi 100 bin hedefini ortaya koymuş, gerçekleştireceklerine kuşku yok. Saylan'ın konuşmasını Demirel ve Mustafa Koç ayağa kalkarak alkışladılar, sonra bütün salon Türkan Saylan'ı ayakta alkışladı.
Demirel, 15 yaşında bir bakkal dükkanında esnaf olarak ticaret hayatına başlayan Vehbi Koç'un, tüccarlığa ve sanayiciliğe geçiş öyküsünü, Karaoğlan Caddesi'nden Koç Holding'e yükselişin o muazzam hikayesini anlattı. Vehbi Koç'un hayatından kesitleri, Cumhuriyet'in kuruluş günlerinden bugünlere getirerek muazzam bir anlatı gerçekleştirdi.
'Abide kişileri anlatmak zordur' dedi Demirel. Vehbi Koç'la anılarından bahsetti, yer yer tebessüm ettirdi, kahkahalar attırdı, zaman zaman duygusal anlar yaşattı salondakilere. Vehbi Koç'un değişik tarihlerdeki sözlerinden bir demet sunarak, genç kuşaklara dolu dolu, başarılı bir yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli nasihatleri kendisi de bir bilge olarak samimiyetle dile getirdi. Eminim o konuşmayı baştan sonra kaydetmişlerdir, muhakkak günün birinde yeni bir Vehbi Koç belgeselinde kullanmak ve çok geniş kitlelere ulaştırabilmek açısından yararlı olacaktır.
Bir yandan Demirel'i dinlerken, bir yandan Koç Ailesi'ni düşünüyordum. Nice dost sohbetimizden hatırlarım, İlber Ortaylı da Koç Ailesi'nden çok söz eder, onları hep ayrı bir kategoride görür.
Galiba Cumhuriyet'in hedeflediği özel bir terbiyeye sahip burjuva sınıfının ilk ve en önemli örneği oldu Koç Ailesi. Şu anda Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası'nın yüzde 10'unu, toplam ihracatının yüzde 15'ini tek başına gerçekleştiren bir grup olmalarından bahsetmiyoruz. Bu devasa bir ekonomik başarı, ülkemiz adına. Koç Ailesi öte yandan estetik alanda, kültür yaşamında bir duyarlılık sergilemeye hep özen gösteriyor. Yaşam ve dünya görüşünde daima mütevazı ölçülerde kalıyorlar. 1980 sonrası zenginleşen kesimlerin görgüsüzlüğünün yanında onlar ince, rafine bir yaşam tarzını sahipleniyorlar. Bu özelliklerini Vehbi Koç'un sarsılmaz ilkelerinden miras aldıklarını önceki akşam bir kez daha anladık.
Demirel'in bir Vehbi Koç anısıyla bitirmek uygun düşecek:
Demirel'in başbakanlığı döneminde iktidar büyük köprü ve baraj projelerine başlamış. Ancak projeler yapılırken Demirel'in deyimiyle 'iktidar ellerinden kayıvermiş.' Vehbi Koç, Demirel'e 'hiç merak etme, yapılanlar hiçbir zaman unutulmaz' demiş.
Gerçekten öyle, yapılanlar toplum hafızasından hiç silinmiyor. Vehbi Koç'un yaptıkları unutulmadı, Türkan Saylan'ın da öyle. Allah gecinden versin, Demirel'in hizmetleri de her zaman hatırlanacaktır.