AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-04

kategori2

Nihayet Almanya'dan daha iyi haberler!

Bugün futbolu bir kenara koyup, tekrar ülkemizin ekonomik sorunlarına biraz bakalım. Dünyada krizi ABD çıkardı, İngiltere  gibileri büyüttü, ama galiba ABD hem tüm dünyadan erken toparlanacak gibi, hem de daha az büyüme kaybı ile krizden çıkacak . Bu tesbiti defalarca bu sütuna aktarmıştım.
Tabii yapılması gereken ikinci gözlem de, başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın daha büyük daralma yaşayacağı, daha büyük ve daha uzun süre fatura ödeyeceği idi.
Nitekim geçen hafta 15 Mayıs tarihinde ilan edilen veriler, 16 ülkelik euro bölgesinde GSYİH'nın 2009 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.5 daraldığını gösteriyordu. GSYİH büyümesi 2008 yılının ilk çeyreğine göre, yani yıllık karşılaştırma ile de, yüzde 4.6 daralmıştı.
Bu daralmanın lideri bölgenin en büyük ekonomisi olan Almanya idi. Dünya ticaretindeki yüzde 40 düzeyini aşan daralma ve üretimin durup, nakit sağlamak için stokların da azaltılması çabası ve yatırımın da durdurulması sonucu, tamamen yere çakılan  Alman ekonomisi, kriz öncesi zirvesine göre, 2009 birinci çeyrekte yüzde 7 civarında daralmıştı.
Almanya ve tabii Japonya, genel olarak ihracatın durması sonucu ve ihracatta ticarete temel konu olan, imalat sanayi sektöründe üretilen mallarda ağırlıklı ihracatçı olmaları nedeniyle, en büyük darbe yiyen ülkeler oldular. İngiltere, İspanya ve Amerika  imalat sanayi sektöründe daha az ağırlıklı olmaları nedeni ile biraz daha rahat olabildiler. Hizmet sektörünün daha büyük olduğu ekonomilerin, ihracata bağımlılıklarının daha az olması nedeni ile, daha az satılmayan stok azaltma sorunu yaşadıkları da  görülüyor. Euro bölgesinde mevcut stokların daraltılması için üretimin durmasının, büyümeden GSYİH yüzdesi  olarak 1 puan sildiği düşünülmek zorunda.
Ancak artık pek azaltılacak stok kalmadığı ve ihracat da daha fazla pek düşemeyeceğine göre, analistler 2009 ikinci çeyreğinde düzelmenin geleceğini ve ikinci çeyrek GSYİH daralmasının daha küçük olacağını vurgulamaktalar.
Bu olasılığın işareti ise cuma günü Batı medyasına düşen  haberlerle ortaya çıktı.
Purchasing Manager's Index  adını taşıyan ve satın alma yöneticilerinden elde edilen bilgilerle hesaplanan endekse  göre, 16 euro bölgesi ülkesinde endeks değerleri son mayıs ayında en son sekiz ayın en yüksek değerine ulaştı, yükseldi. Endeksteki değişim daralmanın devam ettiğini ama hızının çok azaldığını ve yakında pozitif büyümeye geçişin başlayacağını gösteriyor.
Bu endekste Almanya verileri, son üç aydır hızlı düzelmenin devam ettiğini ve 1998 yılından bu yana en hızlı yükselmenin gözlemlendiğini gösteriyor.
Euro bölgesi ekonomik faaliyeti 12 aydır daralmakta ama, mayıs ayında 'PMI composite index' (hem sanayi hem de hizmetlerle ilgili veriler bir arada verilmekte) nisan ayındaki 41.1 düzeyinden 43.9 düzeyine çıkmıştı. Bu endeks verileri 2009 başında 36 değerinde duruyordu, şimdi 44'e dayandı. Endeks 50 değerine geldiğinde bu gelişme 'pozitif büyüme başladı' anlamına geliyor.
Almanya için ise  aynı indeks nisan ayındaki 40.1 değerinden, 44.4 değerine çıktı.
Yorumcular, bu gelişmelerin devam etmesi halinde Almanya'nın da, ABD gibi 2009 yılının ikinci yarısında stabilize olacağı ve 2009 yılının sonunda ise pozitif büyüme yakalanacağı yönünde iyimserler.
Biz bugüne kadar Almanya ve euro bölgesi hakkında hep kötümser veriler ve görüşler aktarmıştık, ilk defa bu kadar iyi bir haber aktarıyoruz. Türkiye'nin ihracatının yarıdan fazlası bu bölgeye olduğuna göre, bu haberin ülkemiz için de çok olumlu olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?