AKŞAM GAZETESİ | Tuğçe Tatari Evliyagil | 2009-07-04

kategori2

Yeni gazete geliyor

Son günlerde medya dünyası 'sarsıntı' beklentisinde. Gerçi sarsıntılar yaşanıyor da işte yenileri bekleniyor herhalde. Ya da yaşanan sarsıntıların etkileri daha da hissedilir hale geliyor gün geçtikçe... Durum böyle olunca gazeteciler bir araya geldiğinde konuşulan konular da geleceğe yönelik oluyor... Bizim 'Cuma'ları gayet iyi biliyorsunuz artık.
Bir grup gazeteci her cuma Nişantaşı Salomanje'de buluşup sohbet ediyoruz. Grubun çelik çekirdeği dışında masada her hafta yeni konuklar da oluyor.
İşte bu haftaki cuma yemeğinde sohbet döndü dolaştı ve yeni bir gazete kurma kararı alındı. Gazetede bulunacak isimler masada yerini almıştı. Birkaç kişiye de teklif götürülecekti. Yapılan ilk toplantıya göre;
Patron: Ali Saydam
Genel Yayın Yönetmeni: Ayşenur Arslan
Baş Yazar: Emin Çölaşan
Köşe yazarları: Hıncal Uluç (Uluç'a tam sayfa verilecek. Bir reklam verenle anlaşılıp sayfa çerçeveye alınacak. İlan sadece çerçevede olacak ve sabit kalacak.)
Ahmet Hakan, Serdar Turgut ve Oray Eğin yarım sayfa yazacak.
Ali Saydam'ın köşe yazıp yazmayacağı konusu henüz karara bağlanamadı. Yönetim, hesap kitap işleri Saydam'a bağlı olacağı için yazması sağlıklı bulunmadı. Çünkü Saydam bir yazıyı uzun saatlere yayarak yazıyor. Ve o saatler yeni çıkacak gazete için çok kıymetli olacak.
Bu tartışma üzerine Hıncal Uluç yeni gazeteye daha önce hiç uygulanmamış bir sistem getirilmesini istedi. Her yazarın bilgisayarına kurulacak bu sistem, önceden belirlenecek bir zaman diliminde yazıyı durduracak ve yazı o haliyle basılacak. Çünkü Uluç 'Saatler süren bir yazı yazıyorsanız okurun da o yazıyı saatlerce okuması gerekir, okurun bir yazı için ayıracak saatleri yoktur' diyor.
Spor yazarı: Soner Yalçın (gönüllü oldu)
Hafta sonu ekler yayın yönetmeni: Defne Alphan
Moda ve müzik editörü: Melis Alphan
Sinema yazarları: Muammer Brav ve Tuğba Ezeroğlu
Yemek yazarı: Yard. Doç. Dr Şeyda Taluk
Muhabirler: Gazetenin bazı köşe yazarları muhabirlik de yapacak. Özel dosyalar, biyografiler, Orhan Pamuk gibi isimlerle dışarıdan yani telif sistemiyle çalışılarak yazdırılacak. Gazeteye alınacak muhabirler konusu Ayşenur Arslan tarafından çözülecek. Hem ana gazete hem ekler için bazı röportajcılarla da bizzat Arslan görüşecek...
Ancak şunu söylemeliyim ki görev konusunda en zor ikna edilen kişi Arslan'dı. Arslan 'Artık mutfakta olmak istemiyorum' diye dirense de masa çoğunluğu 'Senin yerin mutfaktır' dedi ve anlaşma sağlandı.
Uğur Dündar'dan belgeli köşe yazarlığı yapması istenecek.
Gazetenin adı ve çizgisi uzun süren tartışmalara sebep oldu. Bu sırada Hıncal Uluç ve Arslan geçmişte aynen bu şekilde ortaya çıkan Ercan Arıklı yönetimindeki Söz'ü hatırlattılar. Gazetenin basılacağı gün bir tane bile magazin haberi bulunamayınca Zafer Mutlu'nun bilgisayarın başına oturup bir işadamıyla ilgili 'özel' bilgisini yazdığını ve gazetenin ilk sayısını öyle kurtardıklarını anlattılar. 'Bizim ekip' Arslan'a asla haber sıkıntısı çekmeyeceği garantisini de verdi. Haber ve yazı işleri müdürleri listesi çıkartıldı. Henüz isimler üzerinde tam bir mutabakat sağlanamadı.
Tam konular netleşmişken Hıncal Uluç'un telefonu çaldı. Önce Uluç'un o meşhur kahkahaları duyuldu, arkasından da 'Her okuduğuna inanma. Son günlerin olmazsa olmazı, Ertuğrul Özkök görevden ayrılıyor, acaba yerine kim gelecek ve Hıncal Uluç Sabah'tan istifa etti haberi yapmak' dedi.
İşte 'bizim mahalleden' en son gelişmeler bunlar!

İclal Aydın siyasete mi giriyor?
Ankara'dan döner dönmez İzzet Çapa'nın yeni Perestroyka'sında aldım soluğu. Havaların ısınmasıyla ortalık şenlenmiş, herkes sokaklara dökülmüştü. Kimi isterseniz o gece oradaydı.
Yani tam bir Çapa klasiği. Aslında şaşıracak hiçbir şey yoktu İstanbul gecelerinde görmeye alışık olmadığımız iki adam dışında. Gördüğüm anda şaşırdım... İsmail Ünal ve Gürsel Tekin beraber girdiler içeriye ve fazlaca alımlı üç kadının yanına gittiler.
Türkiye'nin yeni seks ikonu, Javier Bardem'i Tekin ve Beşiktaş'ın beğenilen başkanı Ünal ellerinde rose şaraplarıyla hararetli bir sohbete daldılar. Merak ve endişeyle durumu çözmeye çalışırken hayli dekolteli siyah elbisesiyle İclal Aydın geldi. Son günlerde Tayfun Devecioğlu'yla aşk yaşadığı söylentileri yüzünden 'medya içi' en konuşulan yazarlardan biri oldu şüphesiz. Geçmiş dertleri, darbeyi üzerinden atmış, yeni bir kadın olup çıkmış besbelli.
İclal Aydın, İsmail Ünal ve Gürsel Tekin'i o 3 çekici hanımla beraber yemeğe davet etmiş. Konu 'CHP'ymiş. Bu yemeği seçim çalışmalarında sağlanan başarı için yiyorlarmış. Yeni projeler, gelecek planlarını paylaşacaklarmış birbirleriyle. İclal Aydın'ın siyasi bir tarafı olduğunu bilmiyordum, o gece onu da öğrenmiş oldum.

Sanki gazeteciler lokali
Bugün tüm konular 'camia' içi oldu ama konu gelmişken bahsetmeden geçemeyeceğim. İzzet Çapa'nın mekanları iş yapar, tabiri caizse açıldığı anda 'in' olur. Ülkenin tüm güçlü simaları en azından bir kez de olsa İzzet'in konuğu olur.
Ancak bu yeni mekanda durum biraz daha farklı. Perestroyka açıldığı günden beri Türkiye'nin en güçlü gazetecilerinin uğrak yeri haline geldi.
Biraz önce İclal Aydın'la karşılaşmamdan bahsettim ya, aynı gece başka bir masada Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan'la yemek yiyordu. Ergun Babahan barda arkadaşlarıyla sohbet ediyor, Cüneyt Özdemir uzun zamandır görmediği dostlarıyla selamlaşıyor, Güneri Cıvaoğlu eğlenceli bir akşam geçiriyor ve Sanem Altan, Altan ailesinin mensuplarıyla mönüden ne yemek seçeceğine karar vermeye çalışıyordu. Sizce de hayli ilginç bir medya ilgisi yok mu mekana? Aklıma gelen tek cevap İzzet Çapa'nın bu isimler üzerinde yarattığı güven duygusu. Orada canınızı sıkacak, tadınızı kaçıracak, size yanlış gelecek bir şey yaşamanız neredeyse imkansız. Sadece ünlüler veya gazeteciler için de geçerli değil bu. Çapa müşterilerine kendini iyi ve önemli hissettirme, sonsuz konfor yaratma uzmanı. Sanırım bundan sonra gazete 'köşe'lerinde başlayan polemiklerin devamı Perestroyka karşılaşmalarında devam edecek!