AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-04

kategori2

Sanayide krizin vurduğu sektörler

Dün bu sütunda Dr. Seyfettin Gürsel ve araştırmacı Onur Altındağ'ın yaptığı Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin (adı kısaca  'Betam') son araştırmasına dayanarak sanayi sektöründe dibin aşıldığını ve tersine dönüşün başladığını detaylı olarak gösterdik.  
TÜİK'in sanayi üretim endeksi verilerine göre nisanda üretim yıllık bazda yüzde 18,5 düştü. Ancak mevsimsellikten arındırılmış ve çalışılan iş gününe göre düzeltilmiş serilerde aylık sanayi üretim endeksinin 11 aydan sonra ilk kez marttan nisana yüzde 1 yükseldiğini, kapasite kullanım oranının da marttan nisana yüzde 2.4, nisandan mayısa da yüzde 2.6 arttığını görüyoruz. Yani dip aşıldı.
SANAYİDEKİ DÜŞÜŞÜN 2.1 PUANI TEKSTİLDEN
Araştırmaya göre krizin dibi görünmüş olsa da ne ölçüde hızlı bir çıkış olacağı belirsiz. Krizden çıkış süreciyle ilgili bilgi edinebilmek için sanayi alt sektörlerindeki küçülmelerin şiddetini ve kaynaklarını araştırılıyor. Şekil 1'de sanayi üretim endeksindeki 12 aylık değişimler ay bazında takip edilmekte ve alt sektörlerin bu değişime olan katkıları verilmektedir.  
Örneğin Nisan 2009'da Nisan 2008'e kıyasla sanayi üretiminde gözlemlenen toplam yüzde 18,5'lik düşüşün 2,1 puanı tekstil ve giyim imalatından; 2,2 puanı ana metal sanayi imalatından; 2,7 puanı toplam makine ve teçhizat imalatından; 6,3 puanı otomotiv sanayi imalatından ve geri kalanı da diğer kalemlerden kaynaklanmaktadır.

Krİzİn başlangıcından bu yana dinamik bir inceleme yaptığımızda, sanayi üretimindeki düşüşe alt sektörlerin katkılarının zaman içerisinde değiştiğini görüyoruz. Krizin başladığı aylarda tekstilin katkısı büyük, ancak sanayi üretimindeki düşüşün nispeten küçük. Özellikle Kasım 2008'den itibaren otomotiv sektöründeki şiddetli daralmayla beraber sanayi üretim endeksinde de düşüş hızlanıyor. Otomotiv sektöründeki daralmanın hem sanayi üretimindeki düşüşte katkısı büyük hem de zaman içerisinde oldukça istikrarlı. Otomotiv sektörü aşağıda daha yakından inceleniyor.

Krİzden çIkIŞ İçİn, SADECE özel tüketİm HARCAMALARI KALEMİNİN canlanmasI yetMEZ

Alt sektörlerin sanayideki küçülmeye katkıları dikkate alındığında başlıca dört sektörün kritik bir role sahip olduğu görülüyor. Küçülmenin başlıca sorumlusu olan otomotivde, ihracat çok büyük ağırlığa sahip. 2008'in ilk 8 ayında ihracat, otomotiv sektöründeki toplam üretimin yaklaşık olarak yüzde 80'ni oluşturuyordu. Vergi teşvikleri neticesinde canlanan iç taleple nisan ayında ihracat-toplam üretim oranı yüzde 59.2'ye gerilemiş olsa da, dış talepte bir hareketlenme olmaksızın otomotiv sektörünün kısa vadede dar boğazdan kurtulmasını beklemek mümkün değil.
Şekil 2'de görüldüğü gibi, vergi indirimleri sonucunda artma eğilimine giren yurtiçi toplam satışlar, ihracattaki önemli düşüşler nedeniyle toplam üretimi dengelemekten oldukça uzak kaldı. Kasım ve Aralık 2008'de yıllık bazda yüzde 58'e varan düşüşler sergileyen yurtiçi toplam satışlar, 2009'un başından beri istikrarlı bir şekilde toparlanmakta ve Nisan 2009'da Nisan 2008'e kıyasla yüzde 1'lik bir artış görülmekte. Böylece otomotivde, krizin başından beri ilk defa yurtiçi toplam satış yıllık bazda artmış bulunuyor. Buna rağmen, toplam  üretimde toparlanma ihracatın olumsuz etkisiyle çok daha yavaş seyrediyor. Nitekim nisan ayında otomotiv üretimi bir yıl öncesine kıyasla yüzde 38 daha düşük düzeydeydi. Sonuçta toplam üretimin kısa vadede kriz öncesi durumuna gelmesi ihracattaki artışa bağlı olarak uzun zaman alacağa benziyor.

Küçülmeye önemli katkı yapan ana metal sanayiinde de ihracatın payının yüksek olduğunu göz önünde bulundurulursa, bu alt sektörde de düzelmenin ancak yurtdışı talepteki artışla gerçekleşebileceği bilinmelidir. Buna ek olarak toplam makine ve teçhizat imalatında da yatırım ortamında bir iyileşme olmadığı sürece bir düzelme beklenmemelidir.
Son tahlilde, sanayi üretiminin yıllık bazda artış göstermesi için iç talepteki canlanmanın yetersiz kalacağı görülmektedir. İhracatın hızla kriz öncesi düzeyine dönmesi gerekmektedir. Bu da küresel ekonominin krizden çıkışına bağlı olacaktır.