AKŞAM

Bir kupa sizi keser mi?

Beşiktaş'lı futbolcuların cevabı ise, 'Bu sezon Metalist'e karşı aldığımız şok mağlubiyetle UEFA Kupası'na veda ettik. Zaten camianın bizi affetmesi için hem şampiyon olmamız hem de Türkiye Kupası'nı kazanmamız gerekiyor.     Biz iki kupayı da almak   istiyoruz' oldu


Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'taki ilk işi, 'Senin bu takımın başında tek yetkili olman daha mantıklı. Ben istifamı veriyorum' diyen Sinan'ın yerine Kartal'ın unutulmaz kaptanı Tayfur Havutçu'yu getirmek oldu. Bu son derece de yerinde olan bir seçimdi.
Denizli, futbolcularla çok çabuk kaynaştı. Bir gün antrenman sonrası Ümraniye Tesisleri'nde öğrencileriyle özel bir toplantı yaptı...
- Çocuklar sizinle çok kısa bir konuşma yapacağım...
Herkes meraklanmıştı...
- Bana Beşiktaş teknik direktkörlüğü teklifi geldiğinde hemen kabul ettim. Çünkü size güvendim. Sizin bu takımı şampiyon yapacağınıza inandım. Eğer benim size güvendiğim kadar siz de bana güveniyorsanız; bu iş olur ve sezon sonunda mutlu sona ulaşırız.

DUYGU DOLU ANLAR
Futbolcular duygulanmıştı:
- Evet hocam, biz de size güveniyoruz ve şampiyon olacağımıza inanıyoruz.
Sonra; Mustafa hoca şöyle bir soru sordu: 
- Peki bir kupa sizi tatmin eder mi?
Cevap:
- Hayır; tabi ki tatmin etmez. Bu sezon Metalist'e karşı aldığımız şok mağlubiyetle UEFA Kupası'na veda ettik. Zaten camianın bizi affetmesi için hem şampiyon olmamız hem de Türkiye Kupası'nı kazanmamız gerekiyor. Biz iki kupayı da almak istiyoruz.
- Aferin size... Ben de sizde bu inancı görüyorum. İnanmak ve başlamak; başarmanın yarısıdır. Hem şampiyonluk hem de Türkiye Kupası bizim olacak. Ben size, siz de bana söz veriyorsunuz. O zaman bu işi hayırlısıyla bitireceğiz.
Bu konuşma daha ilk günlerden iki tarafın da birbirlerine olan güvenlerini arttırmıştı... Beşiktaş, herşeyin ötesinde takım olma yolunda çok önemli bir adım atmıştı...

Rahat olun şampyionuz
Mustafa Denizli, başkan Yıldırım Demirören'in evinde gerçekleştirilen anlaşma yemeğinde her zamanki gibi oldukça rahat ve kendinden emindi. Bir ara gözü Demirören'in eşi Revna Hanım'a takıldı. Sanki Revna Hanım'da da eşi Demirören'in yaşadığı şampiyonluk özleminden izler vardı. Tedirgin görünüyordu. Revna Hanım bir süre sonra Denizli'nin yanına geldi...
- Mustafa Bey, şampiyon olabilecek miyiz?
- Revna Hanım, gözlerinizde eşinizle birlikte geçirdiğiniz 6 yıllık özlemin tedirginliği var, bunu görebiliyorum. Ancak rahat olun; bu özlem bu sene bitecek. Şampiyon biz olacağız.
Konuşmaya Başkan Demirören de katılmıştı:
- Hocam inancınıza hayranım. Ancak nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?
- Çünkü Türkiye liginin en iyi kadrosuna sahibiz. Onun yanı sıra fikstür olarak da rakiplerimize göre avantajlıyız. Ancak her şeyin ötesinde şunu söyleyebilirim ki; yakın zamanda bende gördüğünüz bu inanca tüm futbolcularımız da sahip olacak. Bizi şampiyonluğa taşıyacak en önemli etken budur!
Mustafa hocanın özgüveni ve iddialı konuşması sebebiyle oldukça duygulanan Demirören,
- Hocam, şu anda bu takımı size emanet etmekle ne kadar doğru bir iş yaptığımı bir kez daha anlıyorum. Benim de size güvenim sonsuz. Ve ben de şampiyon olacağımıza inanıyorum diye cevap verdi.
İşte böylelikle camiadaki kenetlenmenin ilk tohumları da o gece atılmış oldu...

Çarşı Denizli'ye karşı
Mustafa Denizli'nin Beşiktaş'ın başında ilk kez İnönü'ye çıktığı karşılaşma: Sivas maçı... İnönü tribünleri her zamanki gibi tıklım tıklım dolu... Denizli sahaya ayağa bastığı anda statta alkış tufanı koptu... Ancak bir tribünden ses çıkmıyordu. Beşiktaş'ın lokomotif taraftar grubu Çarşı'nın yer aldığı kapalı tribün Mustafa Denizli'yi alkışlamadı ve onu tribünlere çağırmadı. Çarşı'nın Denizli'ye koyduğu bu tepkinin sebebi ise tecrübeli hocanın daha önce ezeli rakipler Galatasaray ve Fenerbahçe'yi çalıştırmış olmasıydı. Çarşı, İnönü'de oynanan 8 maç boyunca Mustafa hocayı tribüne çağırmadı. Ta ki ikinci devrenin ilk maçı olan Denizli karşılaşmasına kadar...  Beşiktaş'ın başında İnönü'de 9. resmi maçına çıkan teknik direktör Mustafa Denizli, ilk kez kapalı tribüne çağırıldı ve sevgi gösterileri yapıldı. Bu gelişme, ikinci devrenin Beşiktaş açısından ne kadar iyi geçeceğinin de bir göstergesiydi adeta....

Git şunları sustur!
Ligin 9. haftasında deplasmanda oynanan Kayserispor maçında Beşiktaş 1-0 mağlup durumdayken bazı Beşiktaşlılar'ın tribünde homurdandıkları duyuldu. Başkan çok sinirlenmişti. Bir yöneticiyi yanına çağırdı ve şu sözleri söyledi: 'Camiamızın en fazla birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğu şu günlerde bu yapılanları doğru buluyor musun? Git şu söylenenleri hemen sustur!'

Sergen'in lisansı yetmedi
Mustafa Denizli, göreve başlar başlamaz yardımcılığını yapması için Sergen Yalçın'a teklif götürdü. Ancak antrenör lisansının yetersizliği sebebiyle Sergen, bu göreve getirilemedi. Stajını gerçekleştirmediği için Mustafa Denizli'nin yardımcılığına getirilemeyen Sergen Yalçın için ara formül bulundu ve alt yapı antrenörü olmasına karar verildi.

Denizli kanunları
Yıldırım Demirören ile yaptıkları özel görüşmede Mustafa Denizli, takım üstündeki tek sorumlunun kendisi olması gerektiğini vurguladı. Ceza ve prim kararlarında tam insiyatif isteyen tecrübeli hoca, oyuncuların paralarının zamanında ödenmesi gerektiğini ve basınla olan ilişkileri de kendisinin düzenlemesi gerektiğini belirtti. Buna yöneticiler de dahildi.
Başkandan tam yetki alan Denizli, ayağının tozuyla birçok devrimsel değişikliğe imza attı. Tecrübeli hoca, bu değişiklerle sadece teknik açıdan değil; takım psikolojisinden oyuncuların özel hayatlarına kadar birçok alana el atmış oldu.

İşte Denizli kanunları:
1- Takım içinde tek tip kıyafet giyilmesi ve kravat takılması zorunlu hale geldi.
2- Daha önceden takım otobüsüne fizyoterapistinden yöneticisine kadar birçok insan binebiliyordu. Denizli'nin gelişiyle takım otobüsüne sadece futbolcular binmeye başladı.
2- Oyuncuların asitli içecek içmeleri ve abur cubur yemeleri yasaklandı.
3- Takım yemeklerinin Denizli'nin masaya oturmasıyla başlaması ve oyuncuların Denizli kalkmadan masadan kalkmaması yönünde kural getirildi.
4- Kamplarda cep telefonları yasaklandı.
5- Denizli'nin izni olmadan oyuncuların basınla konuşmaları yasaklandı.
6- Kamplar pahalı oteller yerine takım birlikteliğini sağlayacak daha küçük otellerde yapılmaya başlandı.


Prim sistemini de değiştirdi
SİYAH-BEYAZLI takımda Denizli'den önce oynayanlar tam, yedekler ise yarım prim alırken; 18 dışında kalanlar primsiz kalıyordu. Denizli ile birlikte futbolcuların tamamı aynı primi almaya başladı. Takıma verilen primi toplayan Denizli; daha sonra da bunu bütün futbolculara eşit bir şekilde bölüştürdü. Böylece yedekler de aynı primi alırken; direkt oynayan futbolcuların da yeni sisteme hiç itiraz etmedikleri belirtildi.

Nostradamus Mustafa!
Tarih; 11 Kasım 2008... Mekan; Bursa... Süper Lig'in 11. haftası... Rakip Bursasspor... Beşiktaş, dünyaları kaçırdığı, kullandığı 17 kornere rağmen gol bulamadığı maçtan 0-0 beraberlikle ayrıldı. Bu sonuçla Mustafa Denizli, Siyah-Beyazlı takımın başında çıktığı 5. lig maçının ardından 7. puan kaybını yaşadı. 6 maçta 14 puan toplayan Ertuğrul Sağlam'la 5 maçta 1 galibiyet alabilen Denizli arasında camiada kıyaslamalar yapılmaya başlanmıştı... Tecrübeli teknik adam, böyle bir durumdayken çıktı ve basın toplantısında sezona damga vuracak o açıklamayı yaptı: 'Şampiyonluğa kim uzanacak, 26. haftadan önce bariz bir şekilde ortaya çıkmaz. Bu haftadan sonra sıralamada kaç takımın üstte kalacağını şimdiden söylemek yanlış olur. Şu an potada 7-8 takımdan bahsedebiliyorsunuz. 26. haftadan sonra buradaki takım sayısı kaç olur, 1 mi olur, 2 mi, 3'ü bulabilir mi belli olmaz. 26. haftadan sonra böyle bir tabloyla karşılaşılmaz. Takım sayısı 3 olur mu, onu bilemiyorum. Yüzdesi düşük olmakla birlikte 3 olabilir. Genelde 2 takım kalır. Bu takımların arasında biz de olacağız.'

YER YERİNDEN OYNADI
Denİzlİ'nin yaptığı bu açaklamadan sonra yer yerinden oynadı. Sürekli puan kaybeden bir takımın teknik direktörünün böyle özgüvenli açıklamalarda bulunmasına birçok otorite anlam vermekte zorlanıyordu. Zira şampiyonluk potasında 4 Büyükler'in yanı sıra Sivasspor, Ankaraspor ve Kayserispor da bulunuyordu. Ve daha 11. haftada 15 hafta sonra yaşanacaklar hakkında yorum yapmak ne kadar doğruydu. Futbol kamuoyu bunu konuşuyordu...
Tartışmalar süredursun, Beşiktaş da puan kaybetmeye devam ediyordu... Artık camianın kafasında oluşan soru işaretleri iyice belirmeye başlamıştı... Yoksa Ertuğrul'u göndermekle yanlış mı yapılmıştı, Mustafa hoca da 6 yıldır yaşanan şampiyonluk özlemini dindiremeyecek miydi?

TIPKI ADNAN POLAT GİBİ
İlk devre bittiğinde Beşiktaş 6. sıradaydı... Siyah-Beyazlılar, Mustafa Denizli ile çıktığı 10 maçta sadece 14 puan toplayabilmişti... Herkesin kafasında 'acaba' sorusu dolaşırken Denizli her fırsatta, özellikle de puan kayıpları yaşadıkları maçların ardından çıkıp ısrarla aynı açıklamayı yapıyordu...
'Her şey 26. haftada belli olur. O zaman şampiyonluk yarışı içinde 2 veya 3 takım olacak. Ve biz de o takımların içinde olacağız.' Aynen Adnan Polat'ın 21.45 ısrarı gibi Denizli de bu açıklamasını her fırsatta tekrar ediyordu. Neredeyse her maçtan sonra; özgüvenli, kendine has tarzıyla.... Nostradamus edasıyla...
'Her şey 26. haftada belli olur...'

Yarın: Demirören: 'Tek hatam var. O da Mustafa Hoca'yı bu takımın başına daha önceden getirmememdir'

 

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3