AKŞAM | GUNCEL | 06 TEMMUZ 2009, PAZARTESİ
Maça çıkarken ayakkabılarını koruma polislerine baÄŸlatan Erzurum Valisi Bulut'a yönelik tepkiler sürüyor. Polislerden e-mail ve faks yağınca, 'Çağın Polisi' dergisi de baÅŸmakale ile Bulut'a yüklendi
Ufuk TÜRKYILMAZ / ANKARA
Erzurum Cemal Gürsel Stadyumu'nda bürokrat ve siyasetçiler arasında mayıs ayında yapılan futbol maçına, Vali Sami Bulut'un tavırları damgasını vurmuÅŸtu. Bulut, ayakkabılarını koruma polislerine baÄŸlatmış, ilk yarının sonunda da 'misafirim var' diyerek oyundan çıkmıştı. Aradan geçen süreye raÄŸmen olaya yönelik tepkiler dinmedi.
VALİ 50 YAŞINDA, SAĞLIKLI
Öfke, emekli ve aktif görevde bulunan polislerin ortaklaÅŸa çıkardığı 'Çağın Polisi' adlı dergiye de yansıdı. Polislerden, Bulut'u eleÅŸtiren çok sayıda e-mail ve faks gelince, dergi baÅŸmakalesini de olaya ayırıp, 'Bu görüntüler çağın valisine, çağın polisine yakışıyor mu' diye sordu. Derginin Genel Yayın YönetmenliÄŸi'ni yapan emekli emniyet müdürü, siyaset ve yönetim bilimi doktoru A. Nihat Dündar tarafından kaleme alınan makalede özetle ÅŸu ifadelere yer verildi:'... Tarih 30 Mayıs 2009. Hangi gazeteyi açsam aynı resim ve haberler... 'Türk Polisine Ağır Hakaret', 'Vali Bey Maça Hazırlanıyor', 'Erzurum Valisi Sami Bulut ayakkabısını koruması olan polise baÄŸlattı'... Bürokratlar takımı ile siyasetçiler takımı maç yapmış. Herhalde amaç ilde bürokratlarla -siyasetçilerin ne denli uyum içinde olduklarını göstermek ve medyada yer almak... Ama umulduÄŸu gibi olmuyor... Sayın Sami Bulut kayıtlara göre 50 yaşında... Maç yapabildiÄŸine göre saÄŸlıklı, bakım ve yardıma ihtiyacı yok. Sayın Vali ne demiÅŸ? 'FotoÄŸraflarda görüldüÄŸü ÅŸekilde korumalardan biri ayakkabıyı yerine bırakırken, diÄŸeri elimden eÅŸofmanımı almaktadır.'
BU GÖRÜNTÜ YAKIÅžIYOR MU?
DemiÅŸ de acaba 'Ayakkabı yere bırakmak' ve 'EÅŸofman almak' koruma polisinin görevi mi? Sayın Vali devlettir, hükümettir. Öyle diyorsa doÄŸrudur. İnanırız. Ama gazetelerdeki haber ve resimlerin çağın valisine, çağın polisine, çağın yönetimine yakışıp yakışmadığına siz karar verin. Ben üzüldüÄŸümü belirtmekle yetiniyorum...'