Mart ayında Çin Merkez Bankası BaÅŸkanı Zhou Xiaochuan, IMF tarafından çıkartılan SDR veya bizdeki adı ile özel çekme hakkı denen sentetik paraların, uluslararası para sisteminin temel ödeme aracı yani rezerv para haline getirilmesini teklif etmiÅŸti. 2000 milyar dolar civarında, dolar ve diÄŸer paralar cinsinden döviz rezervi bulunan Çin, ABD Doları'nın deÄŸer kaybı riskini taşımak istemiyordu.
Büyük dolar riski taşıyan ve doların rezerv para statüsünden çıkarılmasını arzulayan bir tek Çin de deÄŸildi. Rusya da, Çin gibi ABD'nin borçlanma hızı ve para basma hızından korkuyordu. Alternatif arayan ve doların rezerv statüsünü deÄŸiÅŸtirmek isteyen ülke sayısı oldukça fazla idi. Halbuki dolar ÅŸu anda makroekonomik politikalar nedeni ile deÄŸer kaybediyor, ama galiba yapısal bir deÄŸiÅŸiklik gündemde deÄŸil.
Bir ülkenin parasının rezerv para olması büyük avantaj. Ama rezerv para deÄŸiÅŸikliÄŸi talepleri, önemli ölçüde siyasi içerik de taşımakta. Her ne kadar IMF parası SDR'nin rezerv para olması teklifinin teknik bir mantığı varsa da, siyaset, mesela 'Neden euro yeni rezerv para olmasın?' tezinin de destek bulmasına yol açıyor.
Aslında euro rezerv para rolünü, 'tek para' bloÄŸunun ekonomik ve ticari gücü, finansal piyasalarının geliÅŸmiÅŸliÄŸi ve bloÄŸu oluÅŸturan ülkelerin hukuka ve mülkiyet hakkına saygıları nedeni ile hak eden bir para birimi.
Reuters'ten Mike Dolan'ın derlediÄŸi verilere göre, 16 ülkelik euro bloÄŸu ekonomisi 10 trilyon dolarlık GSYİH hacmi ile ABD'nin ardından ikinci büyük ekonomi. Bu bölge geçen yıl 2.1 trilyon dolar ithalat artı ihracat hacmine sahipti. Euro bölgesinin toplam bir yıldan daha uzun vadeli kamu borç senedi 3.5 trilyon euro tutarında ve ABD'nin toplam benzer kamu kağıdı ihracının yüzde elli daha fazlası.
Bu veriler ışığında ilk çıktığında, toplamı bugün 7 trilyon dolar düzeyindeki tüm merkez bankaları döviz rezervlerinin içindeki payı sadece yüzde 18 olan euronun payının, bugün yüzde 26 düzeyinde olması, hak edilmiÅŸ bir konum. Ancak toplam merkez bankaları döviz rezervlerinin yüzde 64 kadarı ise dolar olarak tutulmakta. Doların payı zaman içinde hafifçe dalgalansa da kabaca aynı boyutta kalıyor.
Bu ay UBS tarafından yapılan araÅŸtırmada 80 kadar merkez bankası fon yöneticisi, uluslararası kurum fon yöneticisi ve 'sovereign wealth fund' denen ülke fonlarının yöneticisine '25 yıl sonra hangi paranın rezerv para olacağı' sorulmuÅŸ. AraÅŸtırmaya katılanların yüzde 40 kadarı dolar derken, dolar payının oranının son iki yılda yüzde 45 düzeyinden 40 düzeyine indiÄŸi gözlemlenmiÅŸ.
Ancak en ilginç olan ikinci rezerv para adayı olarak hangi ülke parasının düÅŸünüldüÄŸü. Euro üçüncü, çünkü ankete katılanların yüzde 20 kadarı 'adı verilmeyen bir Asya parası' cevabını vermiÅŸ. Euro'ya oy verenlerin oranı yüzde 15 deÄŸerinin altında ve euro, altın ve IMF'in SDR denen parasını söyleyenlerin toplamını çok az bir farkla geçmiÅŸ bulunuyor.
BilindiÄŸi gibi SDR bir sepet para birimi. GeçtiÄŸimiz hafta Çin Komünist Partisi'nin organı olan bir Çin think- tank kurumunda çalışan akademik iktisatçı Li Lianzhong, Çin parası Yuan'ın SDR içindeki dört paraya ek olarak beÅŸinci para olmasını gündeme getirmiÅŸ (diÄŸer dört para cinsi ise dolar, yen, euro ve sterlin). Bay Li'nin teklifine göre bu beÅŸ para eÅŸit ağırlıkla (yani yüzde 20 ) sepette yer almalı imiÅŸ.
Bay Li'nin teklifi ertesi gün Çin Merkez Bankası'nın resmi sitesinde yayınlanmış ve bankanın geçen hafta cuma günü yayınlanan yıllık Ekonomik İstikrar Raporu'nda da yer almış bulunuyor. Yani Çin bu rezerv para konusunda ciddi ve çözümü IMF'ye ihale etmeye de angaje olmuÅŸ durumda.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.