Haberi okuyunca içim sızladı: Ankara Gölbaşı'ndaki Köpek EÄŸitim Merkezi'nde 5 bomba uzmanı köpek, kilitlendikleri aracın içinde unutulunca sıcak ve havasızlıktan telef olmuÅŸ... Ölen köpeklerden birinin Ankara'da 500 kiloluk patlayıcıyı bulan kahraman Alman kurdu Maske olduÄŸu bilgisi yalanlansa da, biz nereden bilelim ölen Maske mi, deÄŸil mi?
Böyle bir rezalet, herhalde basit bir unutkanlıkla açıklanıp geçiÅŸtirilemez! Söz konusu köpekler, özel olarak yetiÅŸtiriliyor; insan evladının ruhu duymadan önünden geçip gittiÄŸi bombaların yerini tespit edebilecek yeteneÄŸe ve eÄŸitime sahipler. DeÄŸeri 30 bin dolar olmasın, isterse sokak iti olsun, sen hangi mantıkla beÅŸini- ya da altısını- bir yere tıkarsın? Bu nasıl bir 'eÄŸitim'dir?
Birincisi, polislerin yemeÄŸe gittikleri, döndüklerinde hayvanları ölü buldukları söyleniyor... Bu inandırıcı deÄŸil çünkü yemek molası dediÄŸin en fazla 1 saat sürer. Ya polisler öÄŸlen yemeÄŸini akÅŸama baÄŸladılar, en az 4-5 saat ortadan yok oldular... Ya da baÅŸka bir bit yeniÄŸi var...
İkincisi, köpeklerin bakımından sorumlu olan memurların, köpeklere dair en ufak bir bilgisi olmadığı anlaşılıyor. Bu sıcakta, altı tane hayvanı bir aracın içine 'eÄŸitim için' kilitleyip, pencereyi aralamayı akıl etmemek, baÅŸka nasıl açıklanabilir ki?
EÄŸitimleriyle, akademik baÅŸarılarıyla son zamanlarda göklere çıkarılan genç Türk polisi, iÅŸ 'hayvan bakımında temel bilgiler'e gelince nedense müthiÅŸ bir umursamazlığa kapılabiliyor.
Bilerek mi öldürüldüler?
Üçüncü iddia, hayvanların bilerek öldürüldüÄŸü... Hatta CHP'li Sevigen, olay günü köpeklerin operasyona gideceÄŸi ve bunun engellendiÄŸini iddia etti. Buna göre polisin içinde, polisi sabote etmek için hayvan katledecek kadar gözü dönmüÅŸ memurlar var!
Hangisi daha vahim, inanın bilemiyorum. Emniyet Genel MüdürlüÄŸü, ihmalle ilgili 2 baÅŸmüfettiÅŸi görevlendirmiÅŸ, pek güzel... Umarız saÄŸlıklı bir araÅŸtırma yapılır, olayın üzeri örtülmez ve bu köpeklerin ölümünden sorumlu kiÅŸiler hak ettikleri cezayı alır. Çünkü yapılan düÅŸüncesizlik olarak geçiÅŸtirilemez... İngiltere'de de arabada bırakılan 2 polis köpeÄŸi telef oldu, memurların 6 ay hapis artı para cezası alması söz konusu.
Hem köpeÄŸine bakamayan polis, nasıl halkına sahip çıkar, nasıl demokrasinin teminatı olur diye sormazlar mı insana?
FG ile büyüyen kuÅŸağın yazarı!
Nüfusunun yüzde 40'ı 24 yaşın altında olan Türkiye'de, 90 kuÅŸağını temsil eden yazar yok gibi bir ÅŸey... Türk basını için genç yazar demek, erkekler için ortalama 50, kadınlar içinse 35 yaÅŸa tekabül ediyor zaten! (Arada neden 20 yıl var, bunu da bu pazar düÅŸünüverin canım!)
İşte bu yüzden 22 yaşındaki Gülüm DaÄŸlı'nın aksam.com.tr'de hafta sonları yazması çok önemli. Elbette sadece gençliÄŸi nedeniyle deÄŸil, yazısındaki akıcılık, mizah duygusu, bilgisi ve farkındalığı ile gerçek bir gazeteci kumaşına sahip. EmeÄŸinin karşılığını verebilsem, röportaja koÅŸturmak istiyorum kendisini. Uzun zamandır tadı tuzu kalmayan ve giderek e-maile baÄŸlanan söyleÅŸi standardını yukarıya çekeceÄŸinden o kadar eminim.
Bu hafta Gülüm 'Fethullah Gülen ölürse...' baÅŸlığıyla yazdı. 'Jackson ölünce çocukluÄŸum öldü' diyenlerden hareketle bu yazıyı kaleme alan Gülüm, 90'larda yetiÅŸen her Türk çocuÄŸuna 'Fethullahçılığın korkulacak bir oyun' olduÄŸunun iÅŸlendiÄŸini ve cemaat baÄŸlantılı bir dershaneye girdikten sonra yaÅŸadıklarını öyle yalın ve esprili bir dille anlatmış ki... Mutlaka okuyun! (http://www.aksam.com.tr/2009/07/04/
haber/yasam/1510/fethullah_gulen_olurse....html)