AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-07-06

kategori2

Nobel'li Babalar hazırlanmadan gelmiş!

Uluslararası Dinamikler Derneği'nin 2009 yıllık toplantısı geniş uluslararası katılımla 1 Temmuz günü Conrad Oteli'nde açıldı, sonra da Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş yerleşkesinde  devam etti.
Konferansın ve katılımcıların seçimi ilginç bir zamanlama içeriyordu, çünkü daha birkaç hafta evvel Keynes'in üç cilt biyografisini yazmış olan Lord Skidelsky ülkemize gelmiş ve Klasik ve Yeni Klasik iktisat ekollerinden olan iktisatçıların teorik önerilerini külliyen reddeden ve yanlış olduğunu söyleyen bir konuşma yapmıştı. Konuşması ciddi idi, hazırlıklı idi, doyurucu idi, ama izleyen akademisyenler için yeni bir şey getirdiğini düşünmedim.
Bu son toplantıdaki  yıldız konuşmacılar ise Skidelsky'nin hiç beğenmediği Klasik ve Yeni Klasik ekolün en önemli temsilcilerinden, Chicago Üniversitesi Profesörü, 1995 yılı Ekonomi Nobel ödülü sahibi Robert Lucas ve 2004 yılı Ekonomi Nobel Ödülü sahibi Arizona State Universitesinden Edward Prescott idi.
Ancak son söylenecek şeyi baştan söyleyeyim: Nobel'li yıldızlar oldukça sönük konuşmalar yaptılar. Bilinen tezlerini tekrar ettiler ve ciddi şekilde konuşma özürlü idiler. Oldukça hazırlıksız gelmişlerdi. Onlardan da yeni bir şey kapamadık.
Robert Lucas 1937 doğumlu ve Chicago Üniversitesinde 1959 yılında tarih alanında diplomasını aldıktan sonra, 1964 yılında da Ekonomi Doktorasını bitirdi. 7 Aralık 1995 tarihinde Nobel ödülü alırken yaptığı konuşmada kendi katkısını paranın nötralitesi konusunda görüyordu, yani tezi para politikasının uzun vadede kalıcı etki yapmadığı tezi idi. Konuşmasında eski araştırmalarına referans verdi. Türkiye'de yaptığı konuşmada son global krizin arkasındaki nedenlere değindi. İlginç  olan ise   geleceğe dönük önerileri oldu. Özellikle ABD'de yapılan aşırı doz maliye politikası ile ekonomiyi canlandırma ve para politikasında aşırı doz genişlemenin uzun vadede önemli bir katkısı olmayacağını vurguladı.
Ancak güncel olgulara değindiği kısa bölümde, ABD'nin bugün 1930'lu yıllardaki boyutta bir depresyon yaşamadığını ve önümüzdeki dönemde de yaşamayacağını iddia etti.
Lucas'tan sonra konuşan Arizona State Universitesi Porfesörü Ed Prescott 2004 yılında Nobel ödülünü Finn E. Kydland ile beraber almıştı. 'Time Consistency',  'Business Cycles' ve 'Rule Based Policy' gibi konularda tezleriyle şöhret kazanan ve birçok istatistiki analistin kullandığı Hodrick-Prescott
filtresinin de ortak üreticisi olan Prescott, 1962 yılında Swarthmore College'da ekonomi okumuş, doktorasını ise  1967 yılında Carnegie Mellon Üniversitesi'nden almıştı. Birçok şöhretli üniversitede ders vermiş olan Prescott Federal Reserve'ün Minneapolis biriminde ekonomi danışmanı.
Resesyon kelimesinden nefret ettiğini söyleyen Prescott, ekonomik dalgalanmaları prodüktivite değişikliklerinin, psikolojinin ve vergilerin inmesi veya çıkmalarının yarattığını düşünüyor.  Şu anda ABD'de kullanılan  politikalarını ise ileride vergileri artırmaya neden olacak olması nedeni ile, yanlış buluyor. ABD ancak ilerde bugün harcanan paralar nedeniyle ile vergi oranlarını çok artırırsa depresyona girer diye düşünüyor. Türkiye için ise vergilerin düşürülmesini, açık ekonomi olamaya devam edilmesini (rekabeti vurguluyor), yani prodüktivite artışı sağlayacak adımlar atılmasını tavsiye ediyor.
Kendi açımdan bir tez ileri sürerek yazıyı bitireyim. 'Babalar' ülkemizi ciddiye almadan hazırlıksız gelmişler ve zaten de ülkemizin ekonomisi konusunda pek bilgi toplamamışlar. Bence iki Nobel'li uluslararası şöhretten önce Merkez Bankası adına konuşan ve teorik çerçevesi sağlam bir takdimle  faiz politikasının sonuçlarını açıklamaya  çalışan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Dr. Erdem Başçı'nın takdimi en doyurucu prezentasyon idi, tüm dinleyiciler de, ben dahil, çok faydalandı diye düşünüyorum.