İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Siyasal çatışmanın merkezi

Hafta sonunda liderlerin birbirlerine yönelik eleştirilerinin dozu çok yüksekti.
Meclis tatilde. Oysa her salı grup toplantılarındaki 'şiddet siyaseti ya da siyaset şiddeti' yazın sıcak günlerinde de işbaşında.
Bu kez, AKP-CHP arasındaki 'tahterevalli stratejisi', MHP'nin de katılmasıyla üçlü bir dengeye dönüştü.
İfadeler gerçekten sertleşmiş durumda. Siyasal oyunun heyecan içermesi ve kitleleri motive etmesi bir yere kadar iyidir, ancak Erdoğan, Baykal ve Bahçeli'nin karşılıklı suçlamalarını izlerken maalesef, 'şiddetin ne hoş, ne güzel şefkatin' diyemiyoruz.
Peki neden böyle oldu, bu düşmeyen tansiyonun sebebi ne, ilacını bulamıyorsak bile ağrının 'merkez noktası' neresi?
Türk siyasal yaşamı açısından ilginç ve bir o kadar da sakıncalı yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu, siyasetin daha çok nerede yapıldığını, politik üretimin kaynağının neresi olduğunu, çatışmanın nereye kaydığını ve son aşamada uzlaşmanın nasıl ve niçin zorlaştığını gösteriyor.
Genel
merkezlerİn İçİ boŞalIrken...
Bizim politika yapma geleneğimiz içinde 'rekabetin parti genel merkezlerinde kurgulanması ve sahnelenmesi' yerinde, yararlı bir alışkanlıktır. Tam da bu nedenle çok partili hayata geçtiğimizden bu yana, neredeyse 60 yıldır parti genel merkezleri yön tayin edici olmuş, siyasetin ağırlık merkezini oluşturmuştur. 'Efsanevi siyasetçiler' hep oralarda parlamış, unutulmaz söylem ve demeçler parti tabelasının altında tarihe yazılmıştır.
Bir süredir, etkisi gittikçe artan oranda ters yönde bir trend işliyor. Partilerin ışıltısı sönüyor. Çok görkemli parti binaları inşa edilse de genel merkezlerin cazibesi kayboluyor. Lütfen gözünüzün önüne zeki, esprili, neşeli, sert ama yapıcı, strateji sahibi bir siyasetçi portresi getirmeye çalışın. Yok, maalesef böyle bir isim bulamazsınız. Politik iklimimiz zaten liderler tarafından çepeçevre kuşatılmış durumda. Bir de siyasetin ağırlık noktası, olması gereken yerden başka noktalara kayıyor.
Meclİs uzlaŞma yerİne çatIŞma mekanI
Süreç, özellikle 2007'den itibaren kendisini hissettirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi, kapatma davası ve anayasa değişiklikleri 'Meclis odaklı' bir dönemi beraberinde getirdi. Bu günler hep politik çatışmaların yoğun olduğu mücadelelerle geçti. Siyaset iyiden iyiye Meclis'e kaydı. Eskiden parti genel merkezleri arasındaki sert mücadele ve ayrışma, Meclis'teki yumuşama ve uzlaşmayla dengelenirdi. İşte bu fırsatı yitirdik. Artık Meclis, 'centilmenlik' ekseninde yürüyen yasama faaliyetleri yerine, 'çalışkanlık ve üretkenlik', 'biraz da uyanıklık', 'siyasal deha', 'beklenmedik gol atma' ve 'cinlik' zemininde işler oldu.
Sonuçta, 'uzlaşma' en çok kullanılan kelime haline geldi. Ne var ki, 'asla ulaşılamayan bir hülya'ya dönüştü.
Yenİ dönemİn
aktörlerİ
Siyaset gittikçe 'salona' sıkıştı, sokaktan uzaklaştı. O açığı hep Başbakan Erdoğan doldurur oldu. Şimdilerde Baykal da sürekli yollarda.
Yakın dönemin bu psikolojisi Meclis'te parlayan iki ismin kabineye girmesiyle sonuçlandı. Sadullah Ergin ve Nihat Ergün, Meclis'teki 'başarılı' günlerinden sonra bakanlık koltuğuna oturdu. Cidden çok çalıştılar, teknokrat gibiydiler.
CHP'den Kemal Anadol, MHP'den Oktay Vural da muhalefetin 'Meclis'te parlayan yıldızları' oldular.
Aynı dönemde parti genel merkezleri ise 'sessiz' ve 'sönük' kaldı. Sorun sokaktaydı, parti temsilcileri ise sahaya inmedi.
Kısırlık kaynağı bu gidişatın tersine çevrilmesi, siyasal üretim merkezleri arası dengenin tesis edilmesi, parti genel merkezlerinin cazibe kazanması şart.
AKP açısından, sonbahardaki büyük kongre bunun başlangıç zemini olarak değerlendirilebilir.
Çatışma ve gerginlik hayatın da siyasetin de can damarlarına kan pompalayabilir. Ancak bunun yolu 'çatıştığın gibi uzlaşmanın', 'kavga ettiğin gibi barışmanın' mümkün olabileceği yolları açık tutmaktır. Meclis ve genel merkezler asli misyonlarını tekrar omuzlamalı.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3