AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-07-13
Deniz Otobüsleri'ne biniyorsunuz...Koltukların tepelerindeki ekranların tümünde Kanal 24 yayınlanmaya başlıyor.
Başbakan ile ilgili bir fahri doktora haberi başladığı zaman, kanalın sesi açılıyor. Bütün yolcular, hep birlikte Başbakan'ın yaptığı konuşmayı dinliyor.
Haber bitince, kanalın sesi kesiliyor ama yayın devam ediyor.
Arkanızdaki, yanınızdaki, önünüzdeki koltuklardan aynı mırıltılar yükseliyor:
'Biz mecbur muyuz Kanal 24 seyretmeye?!'
Evet,ticari bir anlaşma bu.
Muhtemelen Deniz Otobüsleri İşletmesi ile Kanal 24 bir anlaşma yapmışlar...
Tahmin ediyorum ki, Kanal 24 deniz otobüslerinde yayınına karşılık, Deniz Otobüsleri İşletmesi'ne azımsanmayacak bir bedel ödemiştir.
Birçok televizyon kanalı, örneğin alışveriş merkezleriyle yayın anlaşmaları yapıyor.
Ancak o kanallar, alışveriş merkezlerine özel yayınlar yaparak, hem kendi bilinirliklerini artırıyor hem de sadece oralara özel reklamlar yayınlayarak gelirlerini yükseltiyor.
Ama... Sesli haber yayını yapmaktan özellikle imtina ediyorlar.
Neden dersiniz?
Çünkü hem görüntülü hem de sesli bir yayından kaçış imkanı yoktur.
İkisini bir arada yaptığınız zaman, yolculara reklamdan veya haberden herhangi bir kaçış veya ret imkanı tanımazsınız.
İçeriğinizi empoze edersiniz.
Bir medya ise, içeriği empoze edildiği zaman, itibarını sıfırlamış demektir.
Kanal 24 ancak empoze edildiği zaman, bir deniz otobüsünde bütün ekranlarda gösterildiğinde, yayının sesi, yolcuların hiçbirinin itiraz edemeyeceği şekilde açıldığında izlenebilecek bir kanal mıdır?
Başbakan Tayyip Erdoğan, konuştuğu zaman, deniz otobüsündeki bütün yolcuları onu dinlemek zorunda bırakacak bir başbakan mıdır?
İkisi de doğru değil.
O halde Kanal 24 bunu niçin yapıyor?
Medya sosyolojisini bilmediği için yapıyor.
İsterseniz, Deniz Otobüsleri İşletmesi'ne deniz otobüsü yüküyle para verin...
Yolcuları yalnızca bir tek kanalı izlemeye mahkum ettiğiniz, üstelik o kanalın sesini de açarak, bir tek kaçış imkanı bırakmadığınız zaman, o televizyon frekansı bir medya değildir artık.
Star gazetesi ve Kanal 24'e ortak olarak medya sektörüne adım atan Fettah Tamince; bu sektörde kalıcı olmaya kararlıysa, işe Deniz Otobüsleri'nden başlamalı.
Bu gibi konuları 'önemsiz' gören Ethem Sancak'ın sektörden çekilişini tesadüf
saymayın.
Medyaya 'kendi kuralları olan bir iş' gözüyle bakmayanların sektörde başarılı olması imkansızdır.